Değeri Niteliğinde Saklı Bir Olgu

BMM’den Bugüne…

 

 

“Bu Yüksek Meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla ve Allah’ın yardımıyla, milletimizin, iç ve dış tam bağımsızlığı içinde alın yazısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenmeye ve kendi kendisini yönetmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek, Büyük Millet Meclisi'ni açıyorum.” 

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Cumhurbaşkanını Seçme Yolunda

Lozan’ı Anlamak…

 

 

Doksan bir yıl olmuş; ‘dostlarımız’ dışarıdan ‘biz’ içeriden bir türlü silemedik gitti… Lozan Barış Antlaşması… Batılı sömürgenlerin ve onların yerli işbirlikçilerinin hiçbir biçimde hazmetmemiş oldukları, boğazlarında kalmış olan belge… İşte 91’inci yılına da ulaştı. Ne de dayanıklıymış… Bundan sonrası yurtseverlere kalmış bir belge. Var olma ya da yok olma…

 

Lozan Barış Antlaşması, varlığımızın belgesi. Yok edilmesi, tarihten silinmesi için az şey mi yapıldı? Cumhuriyetimizle hesaplaşma çabaları, onun kazanımlarına sırt çevirmeler… Buna, hukukta yozlaşma, ahlakta çökmeler, yüzsüzlükler, eğitim-öğretimin milliliğini yok etme, ulusal güvenliği felç etme, temel kurumları itibarsızlaştırma çabaları, ‘demokratikleşme’ lafları, sağlıksız ekonomi (Gümrük Birliği, AB masalı, üretimsizlik, tarımda çökmüşlük, özelleştirme hikâyeleri, borç batakları), açılım hikâyeleri (ırksal söylemler, saflaştırmalar, ötekileştirmeler), din bezirgânlığı, dış politikada çuvallamalar, el âleme karşılıklılık ilkesine pek de uymayan taşınmaz satışları, bilimsel araştırmalara ayrılan payların cüceleşmesi, devletin temel görevlerinde yetersizlikler, YÖK, sol’da aymazlık, muhalefette ilkesizlik ve beceriksizlik, ‘yeni’ fetişizmi, Osmanlılılık hayalleri, BOP’la muhabbet hâlleri, ‘mütareke basını’ hâlleri, .. ve daha nice saymakla bitmez olumsuzluklar destek veriyor, eşlik ediyor… Lozan Barış Antlaşması’nın silinmesi Türkiye Cumhuriyeti’nin ortadan kalkması demek. Asıl hazmedilmeyen de bu devlettir ya aslında… 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘Kırmızılı Kız’…

Bu Sadece Ödüllü Bir Fotoğraf Karesi mi?

 

 

‘Kırmızılı kız’ Ceyda Sungur, kendisine yakından biber gazı sıkılırken böyle görüntülenmişti. (Fotoğ., 30 May. 2013 ta. Milliyet gzt.’den)

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

İlkinin Üzerinden 33, İkincinin de 3 Yıl Geçti

Bugün ‘12 Eylül Harekâtları’nın Sene-i Devriyeleri

 

 

‘12 Eylül’ dendi mi, ben, pek çok canın yanmasına yol açan hukuksuzlukların yanı sıra, ‘çok çok Atatürkçü’ görüntüsü veren silahlı bir gücün, Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilkelerini, Atatürk devrimlerini, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırma, tanıtma, yayma işlerini yapan iki kurumu, Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu’nu ortaya koyduğu anayasa marifetiyle birer devlet dairesine dönüştürmüş olduğunu da bilirim.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bir Yıl Daha Geçti

Teşekkürler…

  

İLGİLİK bu sayfasıyla üçüncü yaşına basıyor. İlk yıldönümü yazısında, “Kaç kez tıklandı ? Kaç kişi tanıyor? Kaç düzenli okuru var? Bunlar bilinmiyor… Bir kere sayacı yok…” denmişti. Geçen yıl Şubat’ta İlgilik de sayaçlandı; artık kaç kez tıklandığı biliniyor. Tıklayanlara, tıklamakla kalmayıp sayfalarda dolaşanlara, sayfalarda dolaşmakla yetinmeyip onları okuyanlara teşekkürler… Ve yorumlarını esirgemeyenlere…

 

Öte yandan, İlgilik’in düzenli okurları da var; büyük mutluluk…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.