Hiroşimalar Nereye Kadar?

Alır Başını Gider Söz…

 

Av. Muazzez Çörtelek

26 Mart 2012

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Dilin Felsefece Sorun Edilişi Üzerine

Günümüzde dil yazıyla buluşuyor mu?

Dünya Yazman*

Düşüncelerimiz, hayatımız boyunca karşısında dilimizi bulur, ona yapışıktır. O nereye biz orayadır… Yoksa bir de yazı mıdır düşünmemize yapışık olan?

Tüm düşüncelerimiz yazı-dille bağlantılı mıdır? Anlam dünyamız, kültürümüz, ahlakımız, dünya görüşümüz, yani tüm varlığımız bu ilişki içinde midir? Her birey bir dil farkındalığı içinde midir? Böyle bir farkındalık, bu konuda düşünmek nasıl kazanımlar sağlar? Düşünmek, dilin sınırlarını genişletmek felsefe midir? Herkes felsefe yapabilir mi? Dilin yetersiz kaldığı yerde susmalı mıdır yoksa düşünmeyi mi sürdürmelidir? Bu bir tercih midir? Dil nasıl bir yapıdır? Dilin yapısı mı dille yaratılan anlam mı sorundur? İkisi de sorun mudur? Başka hangi sorular sorulabilir? Soru sorarak düşünmenin sınırları -bir taraftan da yazılıdil- genişleyebilir mi? Bu ne anlama gelir?

Her zaman olduğu gibi felsefe dil konusunda da soru sordurmaktadır. Tüm sorulara yanıt verdirmese de… Çünkü diğer yandan, yanıt vermek büyük sorumluluktur. Herkese ait bir sorumluluk…

Bu yazıda, üç filozofu izlek alarak onlardan yapacağım üç alıntıyla bu sorulardan birkaçı bağlamında dil üzerine felsefece yanıtlar arayacağım.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.