Gel de Düşünme…

Partinin Altı Fedaisi mi?

 

Olacak iş değil, ama aklıma gem vuramam ya… Düşünüyorum: Hani şu “tecavüzcülere af getiren tasarı” vardı ya, Mısır’daki sağır sultanın bile duyduğu yasa tasarısı, .. hani şu ‘olay’ önerge verilmemiş olsa pek kimsenin haberinin olmayacağı yasa tasarısı… Ve işte o tasarı, bu sefer adıyla söyleyeyim: bir torba yasa olan Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” tepki çekmesi üzerine Adalet Komisyonuna geri çekildi. Ama ne geri çekilme? Bir şov mu desem, millî beraberlik ruhunun bir tezahürü mü, artık bilmiyorum 

Ve tam da bu bilemezlik içerisindeyken aklıma gelen şeye “gelme” diyemiyorum: Önerge sahibi altı vekil, bu durumun başlarına geleceğini tahmin edebilmişler miydi acaba o önerilerinde bulunurken, yoksa, bu şovun bir parçası mıydılar? Dedim ya, bilmiyorum, bilemem; ama bu dediklerimi de düşünmeden edemedim işte… 

Aklıma gem vuramayıp düşündüğüm şeyler, işte bu yukarıdaki zırvalar.   

Ne demek istediğimi anlayanlar anlamışlardır; takılanlar varsa onlara da şu haberi okumalarını tavsiye edebilirim ancak: “Tasarı gitti o açıklamanın yankısı kaldı”[*]. 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Etki-Tepki Meselesi…

Bir Doğa Yasası

 

 

Isaac Newton (1642 – 1727) yıllar önce söylemiş: “Her etkiye karşı ona eşit bir tepki vardır.” Deneylerle sabit, kanıtlanmış bir şey bu (Newton Hareket Yasası, Mad. 3)… Ve doğanın bir parçası da insanoğlu… Bu yasa onun için de geçerli.

 

*

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Sis Perdesi Yırtılır mı?

Ne de Güzel Anlatmış Tevfik Fikret…

 

 

Yine ‘bir dûd-i muannid’ çökmüş İstanbul’a. Haber önemli. Deniz ulaşımı durmuş. Sabah haberleri arasında başlarda verildi.

 

‘İnternet Yasası’ denen ve son ‘torba yasa’da yer alan düzenlemelere ilişkin şeyler de haberler arasında başlardaki yerlerini yine koruyor. Beklenen bir durum: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun onaylanmış. Ama yeni bir uygulamayla birlikte… Cumhurbaşkanı, Tvitır’daki yerinde, “Memnuniyetle görüyorum ki iki maddeyle ilgili kaygılar yarın yeni bir yasal düzenlemeyle giderilecek” demiş. Yasayı niye onaylamış olduğunu da, “Bu düzenlemenin süratle gerçekleşmesine fırsat vermek için” diye açıklamış. Demek, onayladığı yasanın bu hâliyle Resmi Gazete’de yayımlanmayacağından emin.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bazı Siyasilerin Kavrayamadığı Şey Ne?

Muhammed Mursi’nin Başına Gelen Bağlamında Düşünceler

 

 

Dünyanın son günlerde gittikçe yoğunlaşan biçimde konuştuğu konular arasında Mısır da var. Konunun odağındaki isim, bu ülkenin göreve seçimle gelen ilk cumhurbaşkanı olma özelliğini taşıyan Muhammed Mursi…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Her Şeyde Bir Hayır Aramak

Yasal Düzenleme!

 

Bir süredir bu sayfalarda ‘Dilin Kemiği’ yazıları da yer alıyor. ‘Emre Yazman’ imzasını taşıyan bu yazıların ilgi gördüğünü biliyorum. 1976’dan başlayarak uzun bir süre Sigorta Dünyası dergisinin sahipliğini ve genel yayın yönetmenliğini üstlenmiş olan Yazman, titiz bir yayımcıdır; dergisini dil yönünden sıfır hatayla çıkarmak için çırpınır. Bu işin ne derecede zor olduğunu bilenlerdenim. Ne kadar titiz olsanız da gözden kaçan şeyler her zaman olur…

Sözü buradan açmışken hemen söyleyeyim, dil yanlışı yapmamaya özen gösterenleri, dil bilinci belirli yeterlikte olanları bekleyen pek çok tehlike vardır. Bunların başta geleni, dildeki yanlış kullanımların yaygın olma durumu… Kulak dolgunluğuyla sizin de öyle konuşup öyle yazmanız işten bile değil.

*

Yazman’ın, bu yazılarına disiplin başlığı olarak uygun gördüğü ‘Dilin Kemiği’ sözüyle, ortaya, ‘dilin her türlü değişime kapalı olması, kemikleşmesi gerektiği’ gibi bir düşünce koyduğu kanısına kapılanlar olabilir. Pek tabii öyle değil; ben, Yazman’ın bu başlığından, “dilin kemiği yok, insan ağzına geleni söyleyiveriyor; oysa, dilimize özen göstermeli, dil yanlışlığı yapmamaya dikkat etmeliyiz”i anlıyorum. Ama dedim ya, diline özen gösterenler de kulak dolgunluğuyla yanlış yunluş konuşup yazabiliyorlar. Bu arada bir parantez açayım: ‘Dillerin her türlü değişime kapalı olması, kemikleşmesi gerektiği’ ne demek, tam aksine, dillerin, durağan değil, sürekli zenginleşip gelişen canlı varlıklar olduğunu kabul etmek gerekiyor. Dilimiz Türkçe de, olanakları bakımından işte bu zenginleşip gelişmeye en elverişli bir dil.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘Eski Kış’tan…

Sabahın Soluğu

 

Av. Muazzez ÇÖRTELEK

 

 

Günlük yaşamımızı, lunaparklardaki çarpışan otomobillere benzetiyorum iyimser bir yaklaşımla. İyimser diyorum, çünkü günlük yaşamımızdan farklı olarak, lunaparka giderek çarpışmaya karşı donanımlı bu araçlara binenlerin başlıca amacı eğlenmek ya da o araçlara binerek küçük bir heyecan yaşamak isteyen çocuklarını neşelendirmektir çoğunlukla. Eğlenme süresi bellidir, iradidir, parasını öder biner, düdük çalar, inersiniz; en fazla iki, üç tur yaparsınız pek tuhaf biri değilseniz. Benzetiyorum, çünkü yolu, izi, kuralı yoktur, her çarpışmada içi dışına çıkar insanların, ama herkes kendi iradesiyle gelmiş olduğundan ve bunun bir eğlence biçimi olduğunu bildiğinden kimse kimseye bir şey söylemez, gülüp, deşarj olup inerler otomobillerden. 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.