Sis Perdesi Yırtılır mı?

Ne de Güzel Anlatmış Tevfik Fikret…

 

 

Yine ‘bir dûd-i muannid’ çökmüş İstanbul’a. Haber önemli. Deniz ulaşımı durmuş. Sabah haberleri arasında başlarda verildi.

 

‘İnternet Yasası’ denen ve son ‘torba yasa’da yer alan düzenlemelere ilişkin şeyler de haberler arasında başlardaki yerlerini yine koruyor. Beklenen bir durum: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun onaylanmış. Ama yeni bir uygulamayla birlikte… Cumhurbaşkanı, Tvitır’daki yerinde, “Memnuniyetle görüyorum ki iki maddeyle ilgili kaygılar yarın yeni bir yasal düzenlemeyle giderilecek” demiş. Yasayı niye onaylamış olduğunu da, “Bu düzenlemenin süratle gerçekleşmesine fırsat vermek için” diye açıklamış. Demek, onayladığı yasanın bu hâliyle Resmi Gazete’de yayımlanmayacağından emin.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Her Şeyde Bir Hayır Aramak

Yasal Düzenleme!

 

Bir süredir bu sayfalarda ‘Dilin Kemiği’ yazıları da yer alıyor. ‘Emre Yazman’ imzasını taşıyan bu yazıların ilgi gördüğünü biliyorum. 1976’dan başlayarak uzun bir süre Sigorta Dünyası dergisinin sahipliğini ve genel yayın yönetmenliğini üstlenmiş olan Yazman, titiz bir yayımcıdır; dergisini dil yönünden sıfır hatayla çıkarmak için çırpınır. Bu işin ne derecede zor olduğunu bilenlerdenim. Ne kadar titiz olsanız da gözden kaçan şeyler her zaman olur…

Sözü buradan açmışken hemen söyleyeyim, dil yanlışı yapmamaya özen gösterenleri, dil bilinci belirli yeterlikte olanları bekleyen pek çok tehlike vardır. Bunların başta geleni, dildeki yanlış kullanımların yaygın olma durumu… Kulak dolgunluğuyla sizin de öyle konuşup öyle yazmanız işten bile değil.

*

Yazman’ın, bu yazılarına disiplin başlığı olarak uygun gördüğü ‘Dilin Kemiği’ sözüyle, ortaya, ‘dilin her türlü değişime kapalı olması, kemikleşmesi gerektiği’ gibi bir düşünce koyduğu kanısına kapılanlar olabilir. Pek tabii öyle değil; ben, Yazman’ın bu başlığından, “dilin kemiği yok, insan ağzına geleni söyleyiveriyor; oysa, dilimize özen göstermeli, dil yanlışlığı yapmamaya dikkat etmeliyiz”i anlıyorum. Ama dedim ya, diline özen gösterenler de kulak dolgunluğuyla yanlış yunluş konuşup yazabiliyorlar. Bu arada bir parantez açayım: ‘Dillerin her türlü değişime kapalı olması, kemikleşmesi gerektiği’ ne demek, tam aksine, dillerin, durağan değil, sürekli zenginleşip gelişen canlı varlıklar olduğunu kabul etmek gerekiyor. Dilimiz Türkçe de, olanakları bakımından işte bu zenginleşip gelişmeye en elverişli bir dil.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.