Haber Değil, Belgesel…

Gelecek İçin Kesip Saklamalı

 

 

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, dün, Genelağ’daki yerinde[*] bir haber bülteni yayımladı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın öngününde… Hiç de bayramlık olmayan haberde, Cumhuriyetimizi simgeleyen binalardan Atatürk Orman Çiftliği’ndeki Marmara Köşkü’nün yıkıldığını duyuruluyordu.

 

Şu geçen yakın günlerde, “ders kitaplarında, ‘tarihimizi 1919 yılından başlatan bir tarih anlayışının yer aldığı’ iddiası” dolaşmıştı ortalıkta; bu, yaklaşmakta olan ‘19 Mayıs’ı aşağılamak amacıyla ‘iddia’ etiketiyle uydurulmuş bir laftı bence… Buna hangi beyinler inanabilir? Tarihteki varlığını yüzyıllardır sürdürmekte olan hiçbir toplumun tarihi, bu sürecin bir noktasında meydana gelmiş olan bir olayla başlatılamaz. Çünkü, her şeyden önce, o tarih başlamıştır zaten… Evet, öyle, ama işte görüyoruz, Cumhuriyetimiz’in kazanımlarını hazmedemeyen bir zihniyet, Cumhuriyeti simgeleyen alanlara, binalara kazma indiriyor. Onları yok ederek belleklerden kazımak için… Hangi güçle? ‘Devlet gücü’yle… İşin asıl korkunç boyutu işte budur.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Rastlantının Böylesi

‘Kentsel Dönüşüm’ Derken…

 

 

‘Yıkım başladı!’ Bu bir haber başlığı. Bir proje olarak ortaya konan kentsel dönüşüme adım atılışına ilişkin gazetelerde, televizyonlarda dile getirilen anatema ‘yıkımın başlamış olması’. Türlü çeşitli biçimlerde kullanılmış…

 

Hükümet’in icraatlarına olumlu yaklaşan bir gazetenin sözü dinlenenlerinden birisi olsaydım bu başlığa hayır derdim. Malum, ‘yıkım’, ‘yıkma işi’ anlamına geldiği gibi, ‘felaket’ de demek; yani, ‘yok olmaya yol açabilecek şey, büyük zarar’… Sözcüğün bilimsel anlamlarında da ‘zarar’ olgusu vurgulanıyor. Niye milletin kafasında kötü yönde algılamalar doğmasına yardım edeyim? Bu sözcükten kaçınır, örneğin, “yıkma işlerine başlandı” derdim.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Yazgıları Bozmak

“Emeğin Dünyası Kadınlarla Kurulacak”

 

 

Baştan söyleyeyim, 8 Mart karşıtlığı falan değil şu benimki; ilginç bulduğum bir yazıya yer vererek başlamak istiyorum işe bugün, o kadar… Yıllar önce ‘Biz Kadınlar’ diye Pakize Suda yazmış:

   

«Bazı erkek okurlar kadın erkek ilişkilerine değindiğim yazılarımdan hep kadınlardan yana olduğum izlenimini edinmişler. Asla böyle bir şey yok. Herkese eşit mesafedeyim. Ben sadece gözlemlerimi aktarmaya çalışıyorum, hatta ucu bana dokunsa bile. Bugünkü yazıyı okuyunca bunu daha iyi anlayacaksınız. Konumuz ‘kadınlar’.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.