Yüz Yıl + 11 Yıl…

Değişen?

 

 

Dün Facebook sayfalarında dolaşırken uzakta kalmış değerli bir tanıdığımla, sigorta sektöründen Ayşe Taylan’la karşılaşıverdim; sayfama buyurmuş, yıllar öncesinden bir yazımı hatırlatıyordu eşe-dosta: “Eskileri karıştırırken, Sigorta Dünyası dergisinin Mayıs 2004 sayısında İnal Karagözoğlu’nun dilimiz üzerine değerli bir yazısına rastladım. Buyurunuz.” Beklenmedik yerde, bekleklenmedik şekilde ne onurlandırıcı bir merhaba…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bir İşkadını

… Ve Bir Kış Günü Öyküsü

Muzaffer Bilgili

 

Rüzgâr ıhlamur ağaçlarının dallarında ıslık çalıyor, kıyılarda patlayan dalgaların sesi ‘köşk’e kadar ulaşıyordu. Fırtına, zaman zaman yarı taş-yarı ahşap ‘köşk’ün pencerelerini güçlerini ölçmek ister gibi zorluyor, yılların panjurları, rüzgâra sadece gıcırtılı seslerle karşı koyarak onları özene bezene, büyük emekle, sanat eseri gibi yapmış ustalarını mahcup etmiyorlardı. Büyük fikir adamı, dil bilgini, yazar Şemseddin Sâmi’nin Kaamûs-u Türkîyi ve daha birçok eseri yazdığı Erenköy’ün vitraylarla renklendirilmiş Kuleli Köşk’ünün panjurlarıydı bunlar; fırtınaya hemen öyle pabuç bırakırlar mı? Fırtına zorluyor, zorluyor, esiyor, uğulduyor, sonra bir sessizlik sarıyor her yanı…

Karayele dönen fırtına seslerini endişeyle dinleyen genç kadının karnındaki bebek bir tekme atarak onu uyarıyor: “Hadi artık uyu” diyor, “yarın iş var.”

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Sözlüklerle Aramız Ne Kadar İyi?

 

Şemseddin Sâmi`ye Kulak Vermek…

 

Yetkin bir sözlüğü olmayan dil, doğal varlığı demek olan sözcüklerini günden güne yitirerek kendi varlığıyla bir şey anlatamayacak denli darlaşır.

 

Bu yargının ortaya konuşunun üzerinden yüz yıldan çok zaman geçti: Şemseddin Sâmi, Kamus-ı Türkîsi’nin İfâde-i Merâm başlıklı önsözünde dile getiriyor. Söylemeye gerek yok, pek doğal olarak bu sözcüklerle değil… Şemseddin Sâmi, bir sözlük adında, sekiz yüz kırk iki yaş büyüğü Kaşgarlı Mahmut’tan sonra Türk sözcüğünü kullanan belki de ilk kişi. Pek dikkat çekici değil mi? Bu yönden de önceli sayılması gereken Kaşgarlı’nın Dîvân-ı Lügâtit Türkü’nden sekiz yüz yirmi dokuz yıl sonra, 1901’de yayımladığı bu sözlüğü için bakın ne diyor: 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.