Seçkinci Kolaycılığına Karşı

Aydının Sorumluluğu

 

 

Bilmem, genelağda yer almayan gazete kaldı mı? Öte yandan, işi habercilik olan ne de çok kuruluş barınmakta burada… Tiryakileri mutlaka okumuş olmalı, müzikçi, film yönetmeni, düşün insanı, yazar, politikacı Zülfü Livaneli, geçen haftaki yazılarından birinde, işte bu haber sitelerinde çıkan bazı okur yorumlarından yakınıyor, o yorumların kendisini dehşete düşürdüğünü belirtiyordu.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Akıllı Olmanın Akıl Almaz Sonucu!

Seçkinciliğe Övgü mü? 

 

Geçen yıl bu alanda, XVIII. Yüzyıldan Günümüze… –Akıllı Olmanın Bedeli başlığı altında Fransız şair, yazar, düşünür Voltaire’in bir sözü yer almıştı: “Akıllı kişilerin en büyük talihsizliği, ahmakların abuk sabukluklarıyla başa çıkmak zorunda olmalarıdır.” Bana göre, günümüzde de geçerli bir söz…

Ancak…

Voltaire, yazma serüvenine şiirle başlamış, oyunlar, düzyazılar yazmış pek ünlü bir düşünür kişi. Düzyazıları arasında, inanılması güç, sayısı yirmi bini aşan mektupları da var… 1694 yılında geldiği dünyadan 1778’de ayrılan bu Parisli düşünürün, Fransız Devrimi’nin tohumlarının atılmasında, dolayısıyla aydınlanma çağının yeşermesinde büyük payı var.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Tarih Tersyüz Edilebilir mi?

Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım evliliğinin trajik hikâyesi

Soner YALÇIN

 

Mustafa Kemal'in hayatını doğduğu günden itibaren biliyoruz. Peki, Atatürk doğmadan önce, babası ve annesi nasıl bir hayat yaşadı? Nasıl evlendiler? Kaç çocukları oldu ve neden öldüler? Ağabeyi Ahmed'in cesedinin başına gelenler neden yıllarca unutulamadı? Dedesi Kızıl Hafız Ahmed hangi olay nedeniyle Makedonya dağlarına kaçmak zorunda kaldı? İşte Mustafa Kemal Atatürk'ün yoksul ailesinin pek bilinmeyen dönemi… Zübeyde Hanım, oğlu Ahmed'in mezarının açılıp, cesedinin aç çakal sürüsü tarafından parçalanıp yenildiğini görünce olduğu yere yığılıp kaldı… Ahmed dedesinin adını taşıyordu…

Tarih 6 Mayıs 1876. Yer Selanik. Bir Bulgar kızı, seviştiği tahsildar Emin Efendi ile evlenebilmek için Müslümanlığı kabul etti. Bulgarlar bu durumu kabul edemedi. Tesettüre girmiş kızı, jandarmaların elinden zorla alıp, kendilerine karşı koymaya çalışan 10 kadar Türk'ü de döverek, Amerika Konsolosluğu'na götürdüler. Olayı duyan Selanikli Müslümanlar, "Kızın dini ve ırkı ne olursa olsun, mademki çarşaf giymiştir, bu kıyafette bir kadının çarşafı yırtılarak götürülmesi dine, millete, devlete hakarettir. Biz bunu hazmedemeyiz" diyerek Saatli Cami'de toplandılar. Kızın ABD Konsolosluğu'nda olduğunu öğrenince yabancı görevlilere saldırdılar.

Alman konsolosu M. Abot ile Fransız Konsolosu M. Mulin'in öldürülmesi olayı bir anda uluslararası siyasal krize dönüştürdü. Başkent İstanbul, Avrupa'nın büyük devletleri savaş gemilerinin Selanik limanına gelip gözdağı vermesiyle, olayda adı geçen 53 Müslüman'ı ağır hapse, 6 kişiyi de idama mahkûm etti. Olayda elebaşı olduğu iddia edilenlerden biri de kızıl sakallarından dolayı ‘Kızıl Hafız' diye bilinen Hafız Ahmed'di. Kızıl Hafız Ahmed, yedi yıl boyunca saklanacağı ve orada öleceği Makedonya dağlarına kaçmıştı. Selanik Evkaf (Vakıflar) Dairesi'nde memur olan Ali Rıza Efendi, babası Kızıl Hafız Ahmed'i arayan jandarmalar tarafından birkaç kez karakola götürüldü.

Zübeyde Hanım kayınpederinin dağa kaçması ve kocasının sürekli gözaltına alınmasını hep korkuyla izledi. Daha çok gençti; yirmisinde yoktu…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.