Şarkılar Aslında Ne Söylüyor?

Sözler Yanıltmasın

 

Her sanat yapıtının bir hikâyesi vardır, dersem, pek mi iddialı bir söz etmiş olurum? Belki. Ama böyle deyişimin dayandığı şeyler az değil… Alalım müziğimizi: şarkılarımızın, türkülerimizin bir hikâyesi olmayanı neredeyse yok gibi. 

Mesela, Osman Nihat Akın’ın “Yine bu yıl Ada, sensiz içime hiç sinmedi” diye nihavent nihavent seslenişi… Üstat, dostu tarihçi Ahmed Refik Altınay’ı yitirişi üzerine yapmış bu şarkısını… Sözler de kendisinin; Osman Nihat, önce içindeki acıyı dökmüş kelimelere, ardından da müziği doğmuş gönlüne… Çünkü, müzikle yapılan böylesi seslenişlerde önce söz vardır (olmalı).

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

“Müzik, İnsanı Barışçıl Kılar”

 

Bir Söyleşinin İzinde…

 

 

«Müzik, insanı barışçıl kılar. Müzik sayesinde kültürlerle barışık biri olursunuz. Doğu-Batı arasında bir kimlik arayışınız olmaz, “Ben insanım, hepsinin dilini konuşuyorum” dersiniz. Çünkü müzikle her şeyi anlatabilirsiniz. Evrenselliği de buradan gelir. Ben beş yaşındayken hocam Mithat Fenmen derse doğaçlamayla başlardı; “Bugün ne gördün, bana piyanoyla anlat” derdi. Müthiş bir kendini ifade yöntemidir müzik.»

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bir Söyleşi

Ya da Keçiye İtibarının İadesi

 

 

Çukurova Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. İbrahim Ortaş’tan bir emektup (e-mail) aldım. Prof. Ortaş, son günlerde aramızdan ayrılan Fikret Otyam’la yaptığı bir sohbeti aktarıyordu. “Ressam-Yazar Düşün İnsanı Fikret Otyam’la Keçi Üzerine Sohbetimiz” başlıklı yazısını buraya almak istiyorum:

 

«Cumhuriyetimizin en büyük kazanımı, yetiştirdiği düşünce üreten sınırlı sayıdaki insanın kültürümüze kattıkları değerlerdir, dersek, herhâlde abartmamış oluruz. Düşünmek, yazmak, resim yapmak, müzik yapmak, taşı ve tahtayı yontmak, yani, yaşamı bir başka şekilde anlatmak ve başkasının da bu yolla bilgi edinmesini sağlamak binlerce yıllık bir kültür aktarım yönetimidir. Bu tür düşünsel aktiviteler yoluyla doğa ve insandan yana bilgi üretmek, hakikati aramak ve savunmak ise, hep sorunlu mücadeleler sonucunda kazanılmaktadır.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘1 Mayıs’ Nasıl ‘Tu Kaka’ Olmuştu?

Çoğulculuğun Böylesi…

 

 

Kültür Bakanı, TÜSAK’la Sovyetik ‘memur sanatçı’ döneminin biteceğini müjdelemiş.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Trajedi

Ya da Ayağa Düşen Ahlak

 

 

Daha yaşarken öleceklerini biliyor olsalar, o ağaçlar dikilmeye direnirlerdi, kimseler de onları oraya dikemezdi. Evet, “ağaçlar ayakta ölür”dü, ama yaşarken ölmek? İşte bu bir ağaç için zordu. Ayakta, ama yaşarken ölmek… Dayanılmazdı.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Ne Hâliniz Varsa Görün…

Ya da Destek

 

Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 29 Nisan 2012 günü Ankara’da partisinin Genel Merkez Gençlik Kolları 3. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmada, son günlerin konularından İstanbul Şehir Tiyatroları’nda yapılan yönetmelik değişikliği sorununa da değindi. Sayın Başbakan’ın bu konuya yaklaşımı özetle şuydu: “Devlet eliyle tiyatroculuk olmaz; tiyatroları özelleştirmeye götürüyorum”*.

Bu yaklaşımın temelinde yatan nedir, diye bakınca, şu düşünce görülüyor: Tiyatrocular hem kamudan maaş alacak hem de yönetime verip veriştirecek; bu saçmalıktır.

*

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.