İddia Ediyorum: Bu Bir ‘Oyun’dur!

Günahı Oynatana, Geliri Bana…

  

 

2004’te ‘İddaa’ adında bir oyun çıkmıştı ortaya ve bu ad beni ziyadesiyle rahatsız ediyordu. Üstelik, bu oyun devletimizin resmi ellerince sürülmüştü piyasaya ve işin bu yönü beni daha da rahatsız ediyordu. Koskoca Türk Dil Kurumu’nun bu abuk subuk söze dair sesi hiç duyulmazken ben gibi kişilerin ne hükmü olabilirdi… Bize susmak düşerdi. Ama yine de orada burada lafını etmişliğim olmadı değildi İddaa’nın. Derken, genelağ ortamında Türkçe konusunda paylaşımlarda bulunan bir oluşuma üye oldum ve burada açılan ‘Övgü ve Kınamalar / Dilimizi Kirletenler’ başlığı altında döşendim: İddia Ediyorum: Dilimizi Kirletenlerin Başında …..(*)

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Adı Var Kendi Yok Gibi Bir Bayram…

‘1 Temmuz 1926 Ruhu’ Yitip Gideli Çok Zaman Oldu

 

 

“Türkiye kıyılarının bir noktasından diğerine mal ve yolcu alıp taşımak ve kıyılarda, limanlar içinde ya da arasında çekme ve kılavuzluk hizmetleri ile niteliği ne olursa olsun başkaca liman hizmetlerini vermek, yalnız Türk Bayrağı taşıyan gemiler ile taşıtların tekelindedir.”

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bugün Günlerden 28 Haziran…

Bugün İzmit’in Kurtuluşunun 92’nci Yıldönümü

 

 

Bugün 28 Haziran; İzmit’in kurtuluş günü…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

İşte Buraya Yazıyorum

Bunlar Tatsız İşler

 

 

Bu yazının yazılmasının sorumlusu küçük kızkardeşimdir. Baştan söylemiş olayım. Baştan söylemem gereken bir şey daha var, sıkıcı gelebilecek olsa da arada bir bazı sözcüklerin anlamlarından söz edeceğim. Bu durumlara canı sıkılanlar var, şimdiden özür diliyorum kendilerinden.

 

Geçenlerde, bu yazıdan sorumlu tuttuğum kardeşimle telefonla konuşuyorduk, ne var ne yoktan sonra söz nasıl oldu da oralara geldi, ne dese yeridir? Son dokuz yılda elden çıkarılan değerlerden söz eden bir yazı okumuş, pek üzgünmüş. Örneğin, Başak Sigorta da bir şeymiymiş… SEKAlar filan da… Ben bu anısı babadan gelme SEKA’ya, Başak Sigorta işine ve bu gidişle memlekette halis muhlis yerli malı sigorta şirketinin kalmayacak oluşuna pek üzülüyorum ya, beni can evimden vuracak, bu konulara yeniden sarılmamı sağlayacak… Fikri bu. Kös kös oturmama, son günlerde iki satırlık bir iş bile çıkarmayışıma gönlü razı gelmiyor besbelli. Beni hayata bağlamak için, “ETİ Gümüş AŞ, Krom AŞ, Elektrometalurji AŞ, Seydişehir Alüminyum AŞ, Mazıdağı Fosfat Tesisleri, Bakır AŞ, Çayeli Bakır, …” diye saymaya başladı.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

İki Şarkı Eşliğinde Düşünceler

Özelleştirme Ne Değildir?

 

 

Bu konuya hiç değinmeyecektim. Artık mide bulandırıcı şeylerden kaçmak mı istiyorum ne? Hem, iki yıl kadar önceki bir yazımda, bir 28 Haziran’da, İzmit’in düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümünde, bizdeki özelleştirmelerden de söz etmek zorunda kalmamış mıydım? Bu yetmez miydi? Bence yeterdi.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Promosyonlu Döneme Geçiş mi?

Artık Başka Türlü Olmaz

 

 

Ziraat Bankası sigorta sektörüne iki yeni şirketle dönüyor ya, Emre Yazman, Sigorta Dünyası dergisindeki köşesinde* bu durum için ‘ilginç bir gelişme’ dedi. Sigortayla ilgisi ancak uğradığı zararı sigorta şirketinden alabilmekle sınırlı olanlarımız için ne Ziraat Bankası’nın sigorta sektörüne dönüyor olması ne de Yazman’ın bu değerlendirmesi bir anlam taşıyor olmalı. Ama belki şunu aklından geçirenler çıkabilir: “Demek, Ziraat Bankası daha önce sigorta sektöründeymiş…”

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.