Evet, Okumalı, Okumalı Ama…

Nasıl Okumalı?

 

“Okumuyoruuuz!…” Önde gelen yakınmalarımızın biri de bu. İstatistikler bunu gösteriyor.

Ve, “Ah şu Harf Devrimi… Cumhuriyet’in en büyük kötülüğü bu: ecdadımızla bağımızı kesti; mezar taşlarını bile okuyamıyoruz.”

Durum acı; “milletçe mağduriyet” vaziyetleri…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bu Okuryazarlık Başka Bir Şey…

Ağırlık Merkezinin Günlük Hayattaki Yeri

  

Zaman içinde kelimelerin anlamları değişiyor, değişikliğe uğruyor: ya ilk anlamları hepten unutuluyor ya yeni yeni anlamlar yükleniyor ya da bazı anlamları kayboluyor. Bu durumlara örnekler vererek yazıyı gereksiz yere şişirmeyeyim, zira konu bu değil. Ama şunu söylemeden de geçmeyeyim: pek sık yapılan bir yanlışımız var: vaktiyle, ‘okur’ kelimesi yokken yani, kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı şeyleri okuyanlara ‘kari’ denirdi; Dil Devrimi’yle bunun karşılığı olarak ‘okur’ kelimesi türetildi, ‘kari’ de eskimiş kelimeler arasında yerini aldı; evet, artık ‘kari’ diyene neredeyse hiç rastlanmıyor, ama ‘okuyucu’ diyenler ‘okur’ diyenlerden daha çok. Demek, ‘okur’u pek tutmamışız; bunun sebebi, okumakla aramızın pek iyi olmayışı mıdır acaba?

Bu yazıyı, ‘okuryazarlık’ konusunda bir şeyler söylemek için yazıyorum. Dikkatli okurlar görmüşlerdir, bir hafta-on gündür basında –haberlerde, daha çok da köşe yazılarında bir ‘okuryazarlık’ sözü almış başını gidiyor. Malum, ‘okuryazar’, ‘okuması-yazması olan kimse’ demek; öğrenim görmüş olanlar için de ‘okumuş-yazmış kimse’ anlamında kısaca ‘okuryazar’ dendiği oluyor; yani, mürekkep yalamış… 

Şu PISA var ya, yakınlarda açıklanan 2015 sonuçları yüzümüzü kızartan (yani, kızartmış olması gereken) PISA, birdenbire önümüze ‘okuryazarlık’ kelimesini, daha doğrusu ‘kavramını’ getirdi. “Bir türlü yeterince okur olamıyoruz” diye hayıflanırken ‘Türkçe okuryazarlığı (okuma becerileri)’ yetmezmiş gibi bir de başımıza ‘bilgi okuryazarlığı’ başlığı altında ‘matematik okuryazarlığı (matematiksel okuryazarlık)’, ‘fen bilimleri okuryazarlığı’, ve en ‘güzel’i de ‘bilgisayar okuryazarlığı’ gibi şeyler çıktı (‘güzel’lerden ‘medya okuryazarlığı’ daha önce vardı, dersini bile okutuyorlar okullarda; bu okuryazarlığımız olmasaydı, sosyal medyadaki onca döktürüler, evlenme izlencelerinin izlenilirliklerindeki o yüksek oranlar nasıl olabilirdi? Bu yüzden onu saymıyoruım). 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Biraz Şundan, Biraz Bundan; Eh, Biraz da…

Okuryazar mısınız?

Feyza Hepçilingirler

Ne kadar anlamsız bir soru! Şu anda “okumaktasınız” zaten.

Öyle mi?

Bence değil. Böyle bir soruyu hiç düşünmeden yanıtlamanız söz konusu bile edilemez artık. Nasıl Osmanlıca okuyup yazmak için Arapça – Farsça bilmek gerekiyordu, bugün de okuryazar olmak için biraz Fransızca, az Almanca, bir gıdım İtalyanca, çok İngilizce bilmek zorundasınız. Siz Türkiye’de okuryazar olmayı kolay mı sanıyorsunuz?

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.