Gitmek mi Zor Kalmak mı? (*)

Kelimeler Kifayetsiz 

 

Emre Kongar, bugün (14 Aralık 2017 Perşembe), bir olgunun anahatlarını çizmiş köşesinde. Bir utanç tablosu… 

Kongar’ın Korku imparatorluğu: Ahtapotlaşan sarayını okuyunca ( http://www.cumhuriyet.com.tr/koseya… ), kendi hesabıma da utandım. Bende bu utanma duygusuna yol açan şey, kaç gündür kafamın bir köşesinde hapsedilmiş bir hâlde duran, durdukça da beni içten içe sıkan ve fakat bir türlü ona ilişkin birkaç satır bile yazamadığım, dolayısıyla da salıveremediğim kıyıda köşede kalmış küçük bir haber.

Evet, ‘küçük’ bir haber, ama bence taşıdığı anlam ‘pek büyük’ bir haber: 

Kocaeli’de –Bizim İzmit’te– yerel bir yayın organı var, Kocaeli Koz. Birbirinin üzerine yığılmış olumsuzlukları getirir sayfalarına. Yazarlarıyla, habercileriyle, haberleriyle dikkat çekici bir yayın… Yazarlarından özellikle birisi, Yeliz Koray, yazılarıyla manşet bile olmuştu; şimdi yok! 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Rastlantının Böylesi

‘Kentsel Dönüşüm’ Derken…

 

 

‘Yıkım başladı!’ Bu bir haber başlığı. Bir proje olarak ortaya konan kentsel dönüşüme adım atılışına ilişkin gazetelerde, televizyonlarda dile getirilen anatema ‘yıkımın başlamış olması’. Türlü çeşitli biçimlerde kullanılmış…

 

Hükümet’in icraatlarına olumlu yaklaşan bir gazetenin sözü dinlenenlerinden birisi olsaydım bu başlığa hayır derdim. Malum, ‘yıkım’, ‘yıkma işi’ anlamına geldiği gibi, ‘felaket’ de demek; yani, ‘yok olmaya yol açabilecek şey, büyük zarar’… Sözcüğün bilimsel anlamlarında da ‘zarar’ olgusu vurgulanıyor. Niye milletin kafasında kötü yönde algılamalar doğmasına yardım edeyim? Bu sözcükten kaçınır, örneğin, “yıkma işlerine başlandı” derdim.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.