Ayın Yazısı –Dil Derneği

Şu “Ulusalcılık”ı Kim Sardı Başımıza?

 

Sevgi Özel

 

Ulus, ulusal ve ulusallık, “millet, milli, milliyet” karşılığı olarak Türkçeleştirildi; Osmanlıcadan Türkçeye ve Türkçeden Osmanlıcaya başlıklı Cep Kılavuzlarında yer aldı (1935). Bu sözcükler ve başkaları, özellikle 1950’den bu yana Dil Devrimine duyulan öfkeyle “solcu, komünist” uydurması olarak karalandı; yasaklandı. Bugün ulusalcılık üstünden koparılar fırtınanın amacı, sözcük yasaklamak gibi gülünç bir eylem değildir. Sözcüklerin anlam ve kavram alanlarına bakmadan tartışanlar da dili, inancı, köken farkını siyasaya araç yapan politikacılar, gazeteciler ve toplumun tanıdığı kişilerdir. Türkçenin tarihsel akışını, özelliklerini ve niçin Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili olduğunu bilmeden (ya da bilmezden gelerek) tartışanlar, mangalda kül bırakmıyorlar.

Laik cumhuriyetimizin adı, Türkçe konuşanlar çoğunlukta olduğu için Türkiye’dir. Anadolu Selçukluları ve Osmanlı kendine Türk demezken Avrupalı, Anadolu’ya yeni gelenlerin Türkçe konuştuğunu görüp burayı Türklerin ülkesi anlamında Turcomania ya da doğrudan Turchia diye adlandırmıştır. Osmanlı, yönetimindeki her inanç ve kökenden insanlar, bu coğrafyada her türlü iletişim ve alışverişinde Türkçeyi kullanmıştır. Kaynaklara göre Türkler arasında Kürtçe, Rumca, Ermenice, Arapça, Süryanice ve başka dilleri bilenler azdır; ama bu coğrafyada yaşayanlar, çoğunluğun dili Türkçeyi öğrenmiş; Türkçeyle ürün vermiştir.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.