Cui Bono?!…

Sonuç Alıcı Soru

 

Gündemin başındaki meselemiz ‘başkanlık’tı; bir de baktık, ‘tecavüzcüye af” alıvermiş onun yerini… 

Baş köşeye oturan meselenin özeti şu: TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın geçici 1’inci maddesine bir fıkra eklenmek isteniyor; buna karşı çıkanlar var.

“Egemenlik ulusundur (Hâkimiyet milletindir)” demiyor muyuz? Yasama, yargı, yürütme? Üç erk? Güçler ayrılığı? 

Bizde yasa koyucu (kanun koyucu, vazııkanun) organ neresi? Meclis değil mi? E o zaman? Öyle de, millet de düşüncesini ortaya koyuyor; üniversiteler, meslek kuruluşları, STK’ler… Hem yurttaşlar da kişi kişi bu hakka sahip değil miyiz, sorgulamayacak mıyız? 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Her Türlü Şiddete Karşı Olmak İçin

İnsan Olmak Yeterli!…

 

Akademisyen yazarlarımızdan Prof. Dr. Tülay Özüerman*, geçen gün (18 Kas. 2016), “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın geçici 1’inci maddesine bir fıkra eklenmesi” konusundaki görüşlerini dile getirdiği 21. Yüzyıl Türkiye Gerçeği (!)… yazısını gönderdi bana (da). Eksik olmasın, teşekkürlerini sunuyorum. 

Prof. Özüerman’ın geçen gün İzmirport Com Tr’de, dün de Haberekspres Com Tr’de yayımlanmış olan yazısını alanıma aktarmak istiyorum: 

«Kamuoyunun, “Tecavüz ve istismar suçlularına af” olarak  değerlendirdiği, 6 AKP’li milletvekilinin Meclis Genel Kurulu’nda yine AKP oyları ile kabul gören geçici önergesi, “Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçundan, mağdurla failin evlenmesi durumunda, Ceza açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkındaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur……….” ifadesiyle başlıyor. 

Ek fıkradaki ifadeyle, “işlenen cinsel istismar suçu”nun faili olan yaklaşık 4.000 kişiyi hapisten çıkarmaya yönelik  bu önergeyi, “…………Toplumda mağdur olarak anılan bir kesim var. İnsanlar evlenmiş tören yapmışlar, kanundan kaynaklı sıkıntılar olmuş. Adam cezaevinden çıkıp yanlış yaptığında zamanaşımı olsa bile cezaya devam edilecek. Yanlışı olana destek veren bir düzenleme yok. Mesele, kadını çocuğu kollamaktır…..” diyerek savunuyorlar. 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Devir, Kabadayılık Devri

Keskin Sirke Artık Kabına Zarar Vermiyor…

  

Ne zamandır tiyatro yüzü görmeyenler için en azından kendi adıma söylemiş olayım TVlerdeki bazı izlenceler, nasıl denir, biçilmiş kaftan; evet, boşluğu pek güzel dolduruyorlar. Aslında, bu cümleyi –di’li geçmişle söylemem gerekirdi: “biçilmiş kaftandı”, “boşluğu pek güzel dolduruyorlardı”; ama artık öyle değil. Bu izlenceler de zamana ayak uydurdular, birer kavga küpü olup çıktılar; ağır aksak yol alarak, sindire sindire, çaktırmadan yani… “E birader, büyük laflar ediyorsun, hangi izlencelermiş onlar, bir deyiver” denecek olursa, olmuştur bile hayır, söyleyemem; başıma dert almaya niyetim yok. 

Bu izlenceleri yeriyor gibi şeyler dedim, ama bir şey söyleyeyim mi, alıştım o kavgalara, gürültülere; buna, ‘bir çeşit bağımlılık’ deyin, isterseniz… Evet, izlemeden duramıyorum, işimi gücümü o programlarıma göre (bakınız, “programlarım” dedim, gördünüz mü?) ayarlıyorum; gözüm bir buzdolabının kapısında, hangi saatte hangi kanalda ne var, çizelgesini yapıp buraya manyetlemiş bulunuyorum bir saatte; kaçırırsam ne yaparım sonra… 

İşte durum bu merkezdeyken, o güzelim programlarımdan biri sona ermiş, sabırsızlıkla bir başkasını bekliyordum, ağırdan alan vakti öldürmek için bari bir şeyler okuyayım dedim, kısmette Işık Kansu’nun yazısı varmış (Cumhuriyet, 22 Eki. 2016 Ct., http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/619576/

Kin_ve_nefret_soluyoruz.html ). Bakınız, benim izlencelerin yanından geçerek ama onlara dokunmaksızın kavga-gürültü konusunda neler diyor: 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘Müsait’ Üzerine

Kuru Gürültü…

 

 

Bir konu eğer taa büyük büyük meclislere taşınmışsa önemlidir, hayatidir. ‘Müsait’te olduğu gibi —bu konu TBMM’de bile konuşuldu—… Bu gibi durumlarda, kuraldır, her kafadan bir ses çıkar, bilip bilmeyen konuşur, milletin de kafası karışır; bilenlerin bile…

 

Bu niye böyle olur? Yanıtı çok açık değil mi? Bilgi fakirliğinden böyle olur. Her denene inanırsın, yolunu şaşırırsın…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Ant İçmek Deyince…

Anayasa’da Bir Ufak Değişiklik Gerekli

 

           

7 Kasım 1982 tarih, 2709 numaralı Anayasamız kaç kere değişikliğe uğramış? On yedi kere.

 

Hangi yıllarda olmuş bu işler? 1987, 1993, 1995, 1999, 2001, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2010’da. 1987, 1993, 1995, 2004, 2006, 2008 ile 2010’da birer kere; 2001 ile 2005’te ikişer ve 1999 ile 2007’de de üçer kere…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Sis Perdesi Yırtılır mı?

Ne de Güzel Anlatmış Tevfik Fikret…

 

 

Yine ‘bir dûd-i muannid’ çökmüş İstanbul’a. Haber önemli. Deniz ulaşımı durmuş. Sabah haberleri arasında başlarda verildi.

 

‘İnternet Yasası’ denen ve son ‘torba yasa’da yer alan düzenlemelere ilişkin şeyler de haberler arasında başlardaki yerlerini yine koruyor. Beklenen bir durum: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun onaylanmış. Ama yeni bir uygulamayla birlikte… Cumhurbaşkanı, Tvitır’daki yerinde, “Memnuniyetle görüyorum ki iki maddeyle ilgili kaygılar yarın yeni bir yasal düzenlemeyle giderilecek” demiş. Yasayı niye onaylamış olduğunu da, “Bu düzenlemenin süratle gerçekleşmesine fırsat vermek için” diye açıklamış. Demek, onayladığı yasanın bu hâliyle Resmi Gazete’de yayımlanmayacağından emin.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.