Aslında Ecdadımız Laikmiş

Yılbaşı Yaklaşırken…

 

Cumhuriyet’ten Tayfun Atay sormuş: Hayrola, ‘Yılbaşı haram’ fetvası yok mu?!”.

Görüldüğü gibi yazar, soru cümlesi kalıbındaki –ve aslında tam teşekküllü bir soru olan– cümlesinin sonuna koyduğu soru imiyle (işaret) yetinmemiş, bir de ünlem imi (nida işareti) eklemiş. Bu ‘kombin’ (?!), bir şaşırmışlığı anlatıyor. Emojiler yokken yazıları renklendirmenin bir yolu da noktalama imleriydi. Atay’a “çağı yakalayamamış” mı demeli yoksa ‘gelenekçi’ mi? Bırakalım, buna okurları karar versin… 

Bu küçük notumu şişirmemek için yazısının bağlantısını vereyim Tayfun Atay’ın: http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/892724/Hayrola___Yilbasi_haram__fetvasi_yok_mu__.html . Merak eden okur… Hem, vermesem de bulur okur ya, benimki, iş olsun işte…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

İki Kitap Üzerine

‘Din Savaşları’, ‘Laiklik Arayışları’…

 

Bugünlerde yurdumuzda hemen herkesi pek yakından ilgilendiriyor olduğunu sandığım konulardan biri de laiklik olsa gerek. Konu, insanlık tarihinde geniş yer tutan din savaşlarıyla birlikte ele alınmayı gerektiren, bu savaşlardan soyutlanamayacak olan bir konu. Ve ilginçtir, insanların, kendilerini pek pek yakından ilgilendiriyor olduğu hâlde yine de yeterli bilgiye sahip olmaksızın rahatça fikir yürüttükleri konuların başında laiklik de gelir.

Şu yakın günlerin olayları, beni, bu önemli konu hakkında bildiklerimi tazelemeye yöneltti. Bu çalışmalarım sırasında yedi yılı aşan bir süre önce çıkmış bir yazıya da rastladım: Din Savaşları ve Laiklik Arayışları.* 3 Eylül 2009 günlü cumhuriyet.com.tr’de yayımlanmıştı; akademisyen bir yazara, Fatma Mansur Coşar’a ait birbirini tamamlayan iki kitabın, Din Savaşları ile Laiklik Arayışları’nın tanıtımı tadında bir haberdi bu… Uzunca bir yazı… Bilmem, her şeyleri birer ‘hap’ gibi almayı tercih ettiğimiz, görsellik alışkanlığına kapılmış olduğumuz günümüzde, günlerin getirdiği bize has sıkıntılardan bunalmış bulunan ruh hâlimiz ne kadar izin verir böyle bir yazıyı okumaya. Yine de, meraklı zihinler elverişli bir zaman bulunabilir, umuduyla aktarmak isterim. 

İlgilik’in geçen yılı, feministlik, demokratlık, özgürlükçülük gibi şeylerden de söz edilen, ama bunların olmazsa olmazı olan laiklikin hiç adı geçmeyen bir yazıyla kapanmıştı; demek kısmet, yılın bu ilk yazısınaymış: 

«Din Savaşları ve Laiklik Arayışları 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Siyaset Dışı Notlar

Milletvekili Yeminini Hatasız Okuyabilmek…

 

Emre Yazman*

 

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

“Dağ Nice Yüksek Olsa da Yol Onun Üzerinden Aşar”

Üniversiteler, Sorunlar ve Çözümler Kurultayı

 

 

Ege Öğretim Elemanları Derneği’nin (EGÖDER) 20-21 Mart 2015 tarhlerinde İzmir’de Anemon Ege Oteli’nde düzenlediği 8. Üniversite Kurultayı’nın sonuç bidirgesi açıklandı. Çalışmalarını ‘Üniversiteler, Sorunlar ve Çözümleri’ ana başlığı altında yürüten ve Prof. Dr. Esat Rennan Pekünlü’ye ‘Direnen Bilim İnsanı Ödülü’ verilmesi kararını da alan 8. Üniversite Kurultayı şu sonuç bildirgesiyle* sona erdi:

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Dünya Kadınlar Günü’nde de…

Salla Salla Vur Duvara!  

 

 

Önce, dinleyip keyfi.. pardon, izleyip keyfimizi bulalım, sonra işimize bakalım: https://www.youtube.com/watch?v=seh6_NkEdDc *.

 

“Karaçalı yolda yolda, / Kelepçeler kolda kolda; / Senin yüzünden kaynana / Sabahladım ben karakolda. // Al kızını koy çuvala, / Salla salla vur duvara, / Salla da salla vur duvara, / Salla salla vur duvara. // …..”

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

35’inci Maddeler Havagazı

Belirleyici Olan Sivil İrade…

 

 

Milli Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 35’inci maddesinde değişiklik yapılmasını da düzenleyen bir yasa tasarısı taslağı hazırlamış, bu çalışma geçen ayın son günlerinde Bakanlar Kurulu’nda görüşülerek kabul edilmişti. ‘Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’ adıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan tasarı, geçen gün de TBMM Milli Savunma Komisyonu’nda görüşülerek kabul edilmiş.

 

Malum, TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35’inci maddesi çok meşhurdur; askeri darbelerin işte bu maddeye dayanılarak yapıldığı görüşü pek yaygındır kamuoyunda. Ve pek tabii, askeri darbeler hangi ülkede yapılırsa yapılsın ve bu darbelere dayanak olarak kim neyi gösterirse göstersin, askeri darbeler demokrasiyle bağdaşmayan, ülkelerin her şeyinin canına okuyan, kabul edilemez hareketlerdir. Demokrasilerde, iktidarların geldikleri yoldan gitmeleri esastır.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.