‘Kısa Kollu’

T-shirt’e Bir Ad Aramak…

 

Yazı geride bıraktık, pastırma yazındayız; sonbaharın bir güzelliği de bu… Ve tişörtler de yavaş yavaş askılarından alınıp –sandığa kaldırıldı, diyeceğim, ama artık sandığı olan aileler pek kalmadı– dolaptaki, çekmecedeki ana yerlerine kondu… 

İnsanın işi olmayınca…

Altı-yedi yıl oluyor, Türkçe üzerine kurulu olan bir yazışmalıkta*, bu Türkçeye İngilizceden gelip yerleşmiş olan kelimeye Türkçe karşılık aranıyordu. Geldiği yerde ‘t-shirt’ biçiminde yazılan kelime, ‘T biçiminde gömlek’ diye tanımlanıp İngilizcenin Türkçede olmayan –ama özentilerine rastlanan–  iki kelime arasına kısa çizgi (-) konarak yeni bir kelime oluşturma yöntemiyle ortaya çıkmış bir söz. Besbelli, ‘T’ harfinin, kollarını iki yana açmış bir kişiyi temsil etmesinden yararlanılmış. 

Evet, şimdilik kaldırıldı tişörtlerimiz, ama en çok yedi ay sonra yine kavuşacağız onlara. Peki, tişört demeye devam mı?

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bütün Derdimiz “Şapkalar” mı Olmalı?

Yazım Kılavuzları Arasında Gezinirken…

 

 

Bir dede ile torununu karşı karşıya getiren şeyler, sadece ‘hayat’a, ‘yaşam’a bakışları, hayatı yaşayış tarzları, biçimleri değil. Mesela, ‘mide’ kelimesinin nasıl yazılacağı gibi şeyler de var o zıtlıkların arasında…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘Müsait’ Üzerine

Kuru Gürültü…

 

 

Bir konu eğer taa büyük büyük meclislere taşınmışsa önemlidir, hayatidir. ‘Müsait’te olduğu gibi —bu konu TBMM’de bile konuşuldu—… Bu gibi durumlarda, kuraldır, her kafadan bir ses çıkar, bilip bilmeyen konuşur, milletin de kafası karışır; bilenlerin bile…

 

Bu niye böyle olur? Yanıtı çok açık değil mi? Bilgi fakirliğinden böyle olur. Her denene inanırsın, yolunu şaşırırsın…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.