İnci Pastanesi’nin Sonu Dolayısıyla

Çelebice Yaklaşımlar

 

 

1957 yılı olmalı, mektepten arkadaşlarla sık sık Beyoğlu’na çıkıyoruz… İlgi alanlarına göre arkadaş gruplarım var; bunlardan biri de Beyoğlu grubu. İstanbul’un bir iki kıdemlisi (!) ile bu şehri keşfe merak salmış, ağzının tadını pek pek bilenden falan oluşan üç beş kişilik bir grup bu… Bir gün, Beyoğlu grubu olarak muhtemelen Çiçek Pasajı çıkışı (bir zamanların Cité de Pérası henüz yanmamış –Tepebaşı Tiyatrosu ile Şan Sineması da-, Bomonti Bira Bahçesi yerli yerinde –Likör Fabrikası’nın yok olmasına daha yıllar yıllar var-), İnci Pastanesi’ne dalıyoruz… Profiterol yiyeceğiz. Türlü yiyintilerin yanında bayağı pahalı bir şey; ama olsun, o küçük masalarda ağzının tadını çıkarmaya değer. Ben, kasanın her müşteriyi o hoş çın sesiyle selamlamasına da bayılıyorum. Ve, buraya mahsus bu tatlının adını merak ediyorum. Necedir, nereden geliyordur? Öğreniyorum: Hiçbir dilden… Müşteri çekmek için uydurulmuş bir lafmış…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.