‘Böcekler’le Aranız Nasıl?

En İyisi Bir ‘Böcüksavar’a Sahip Olmak

 

 

“Mazlum-mağdur sömürüsü yapmak yakışmıyor.”

 

Bu sözler Vatan gazetesi köşe yazarlarından Güngör Mengi’nin. ‘Böcek’ meselesi üzerine yazdığı yazıda diyor (Balık olmayalım, 25 Ara. 2012)… Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu meseleyi (de) ‘derin devlet’e bağlamış olması yazdırmış bu cümleyi ona. Görmeyen, duymayan, okumayan kalmamıştır, maşallah neredeyse cümle televizyonlar defalarca verdi, gazeteler yazdı, köşelere konu oldu, Sayın Başbakanımız, geçen hafta konuk olduğu bir televizyon izlencesinde, kendisini hedef alan gizli dinlemeler olduğu konusundaki bilinmezliklere de açıklık getirmiş, bu işi kim(ler)in yapmış olabileceğine dair görüşünü kesin yargı havasında “Derin devlet meselesi dedik ya” diye ortaya koymuştu.  

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

En İyisi Anılara Dalmaktı

Gündemdışı Bir Gezinti

 

 

Memleket gündeminin bir merkezden değiştirildiğinin farkına varalı çok yıllar oluyor. Zekâmın, memleketimin ölçülerine göre ortalama bir yerde olduğu kanısındayım. Bu bir övünmeyse, ben de övünmüş olayım; bu konuda gereksiz alçakgönüllülük gösterisinde bulunacak değilim. Memleketimizi hedef alan bir gündem değiştirme merkezinin (gdm) varlığını yavaştan yavaştan görenler son günlerde sesli düşünmeye başladılar; geçmiş olsun… Akılları yeni yeni başlarına gelmiş bulunan bu az sayıdaki zevatın dışındakiler, hâlâ birtakım ıvır zıvırla, mesela gdm yapımı Hürremli ‘şey’le oyalanıyorlar.

 

İşte bu gülünç ortamda ‘yar bana bir konu’ diye aranırken aklıma sinema düştü. Güzel bir konudur sinema. Kendimi kutladım. Öyle ya, eğitim konularımız, 12 Mart Muhtırası, reklamcılığımız, tarımımız, müziğimiz, medyacılığımız ve daha pek çok sıkıntılı şey de gelebilirdi aklıma…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Asıl Meseleyi Görmek

Bu Cambazları Seyretmekten Yorulmadınız mı?

 

Gündem cambazları iş başında. Memleket koca bir gösteri alanına dönmüş. Millet kafasını tepelere dikmiş, ense köküne ağrı oturmuş vaziyette “şimdi ne yapacaklar” diye bekliyor. Seyirden kalan zamanlarda da herkes birbirine birlikte seyrettiklerini anlatmakla meşgul.

Ortalama bir insan beyni, günlük yaşantısının uyanık geçen üç aşağı beş yukarı on altı saatlik bölümünde önemlilik derecesi yüz üzerinden doksanın üzerinde kaç meseleyi hazmeder? Bunlara ilişkin ne ölçüde işe yarar düşünce ortaya koyup bunları kaç kişiyle ne kadar tartışır da bir sonuca varır? Ve ertesi gün hangi salim kafayla bir gün önce yaptığı işe yaramaz işi yeni yeni meseleleler için yapar? Ve asıl, bu sıkı çabalamalara kaç gün dayanır?

Bu topluca havanda su dövme hâlini pek mi seviyoruz? Siyasetçisinden ticaretçisine, yazarından çizerine, ağzı laf yapanından bir çift söz edemeyenine, akıllısından eblehine, Atatürkçüsü’nden onun karşısında olanına, ümmetçisinden milletçisine, cininden safına, ayrılıkçısından birlikten yana olanına, ağlağından katı yüreklisine, ulusalcısından ulusalcı olmayanına, Osmalıcısından Cumhuriyetçisine, laikinden laiklik karşıtına, ırkçısından ırkçılığa karşı olanına, toplumcusundan anamalcısına, velhasıl topumuz bu işle meşgulüz. Bıkmadan usanmadan…

*

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.