Nağmelerde Kalanlar…

“Yarınlar Bizim”

 

 

1975 yılında halkımızın hatırı sayılır bir bölümünü yepyeni bir heyecan sarmıştı: Örovizyon Şarkı Yarışması’na ülkemiz de katılıyordu.

 

Yarışmaya duyulan ilgi büyüktü ve İsveç’te yapılacak olan bu 20’nci Örovizyon’a göndereceğimiz şarkının seçiminde final bölümünde halkoylaması da yapılacak olması, bu ilgiyi daha da arttırıyordu.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Benim Beklediğim Bir Sonuç Bildirgesi

Geziciler Yol Ağzında…

 

 

Bazı ağızlarda ‘çapulcu’ diye geçen Gezi Parkı eylemcilerinin –ben onlara işin başından beri kısa yoldan ‘Geziciler’ diyorum– ‘Ben Kuşağı’ndan sanıldıklarını, oysa, onların olsa olsa Y Kuşağı’na benzetilebileceklerini iki önceki yazımda belirtmiştim*. Bugün söylemek istediklerime taban oluşturması bakımından yinelemek istiyorum, Y Kuşağı, şimdiye kadar ortaya çıkmış en eğitimli, en bilgili, en uygar, teknolojiye en açık, bilgi kaynaklarını en iyi biçimde kullanabilen, kendilerinin dışındaki dünyayı da anlamaya, çözümlemeye çaba gösteren bir kuşak. İşte, daha önce hiç bilinmiyor olan varlıklarını, apar topar girişilmiş bir ‘düzenleme’ye “dur” diyerek ortaya koyanlar evet böyle bir kuşaktan… Hem de nerede yaptılar eylemlerini? Bu gibi şeyler için en çekinilecek yerde: İstanbul’un göbeğinde… Taksim’de Gezi Parkı’nda…

 

Sonuç olarak, benzerleri dünyanın her yerinde var olan küresel nitelikteki Y Kuşağı’nın bize özgü olanıyla karşı karşıyaydık. Bir yanda onlar, bir yanda da onları anında tanıyıp tanımlayanlar, anlamaya çalışanlar, anlamak istemeyenler, içlerine sindiremeyenler… Bu arada kendilerine mal edebilecekleri kazanımlar peşinde olanlar: başta siyaset esnafı olmak üzere, dernekçiler, oluşumcular, sendika ağaları, sivil toplumcular, şunlar bunlar…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.