Tatsız Tuzsuz, Kavgalı-Gürültülü Bir Hayatın İçinden

‘Hiç’ten Bir Yazı

  

Yemek yerken konuşulmaz, derler, ama bu, “ağızda lokma varken konuşulmayacağı” anlamında olmalı. Biz, sofrada konuşacak bir şeyler buluruz mutlaka. “Biz” dediğim, hanım ile ben. Gerçi, çocuklar varken de konuşacak çoook şey olurdu ya… 

Dün, günlerden çarşamba, bir gün önce pazardan aldığım yiyeceklerden de var sofrada; kahvaltı yapıyoruz. Domates, salatalık gibi yaz sebzelerini artık almayalım, diyor eşim; ama ben, “hormonlu-ilaçlı-gdo’lu-sera ürünü” olmadığına kanaat getirdiğim biraz domates, biraz da salatalık almıştım, sadece ben yiyorum…

Söz nereden döndü geldi, hatırlamıyorum, kendi yaptığımız zeytinlerden de çıkarmışız, oradan olabilir sen, heç’ ne demek, biliyor musun dedim eşime, bilmiyormuş; bizim Tokatta heç’li sözler vardır; anlattım, örnekler verdim: 

► Annesi çocuğuna tembih ediyor: “Üstünü-başını heç etme sakın!” 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Usta, Ne Diyorsun Bu Hususta?

Kanada’nın Mercimeği Fakir Fukaranın Yiyeceği

 

 

Biliyorum, benim bu İlgilik’i epeydir ihmal ettim. Seçim hengâmesi, Tvitır’ın, arkasından Youtube’un mühürlenmesi, Facebook’ta oyalanıp gönül eğlendirmeler, ardından sonuçların tahmin ettiğim gibi çıkması vesaire…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘Kabak’?

Bir Mücver Denemesi Dolayısıyla

 

 

Artık ne turfandası ne de son turfandası kaldı, her bir sebze, hatta meyva her zaman ve her yerde bulunuyor. Kocabakkallarda, manavda, pazarda… Allah’tan,  yok hormonluydu, yok GDO’luydu, yok organikti (bu ‘organik’ lafına da bozuluyorum ya, hadi neyse) deniyor da fiyatlar dizginleniyor. Şuydu buydu denmese de, bizim eve, eskilerden kalan bilgimiz uyarınca ‘mevsiminde’ olmayan sebze-meyva girmez.

 

*

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Yurttaş da Haykırmalı

Elinizi Çekin!

 

 

“Elini çek!…” Bu, son günlerin gözde laflarından… Siyaset meydanlarında karşılıklı ünlenip duruyor.

 

Çocukken annesinden bu uyarıyı işitmeyen yoktur. Elini burnuna götüreninden daha sofraya oturulmadan kızarmış patates tabağına el atanına hemen her çocuk bu sözlerle karşılaşmıştır. Yani, benim çocukluğumda böyleydi.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.