Abicim, Kafa mı Buluyorsun?

Yapma, Biz Garibanız…

 

Son zamanların ortaya çıkardığı bir laf var: “aklıyla alay etmek”. Ne demek oluyor bu? Benim anladığım, “birilerini aptal yerine koymak”… Hemen moda oldu. Yazarından çizerine, sade vatandaştan akademisyenine pek çoğumuz bol bol kullanıyoruz. Niye? 1. Birilerini aptal yerine koyanlara “yemedim” demek için; 2. Birilerini aptal yerine koyanları kınamak için… 

Moda sözleri kullanmaktan sakınan bir ruh hâlim var, bu yüzden, tepede “kafa bulmak” fiilini kullandım. Argo bir söz; oturaklı da…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Benzerlikler…

Eğlenceli Bir Yazı Üzerine

 

 

Okuyanlar vardır, Ahmet Tan dünkü yazısında (4 Ara. 2012, Cumhuriyet gzt.) Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin ile Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan arasındaki benzerlikleri sıralamıştı. On sekiz benzerlik… Bunlardaki ufak tefek farklılıkları da belirtmiş Tan.

 

Tan’ın saptamış olduğu bu benzerliklerden en çarpıcı olanı bence, her iki sayın politikacının da her fırsatta ülkelerinin kurucu kadrolarını suçluyor olmaları: Putin Sovyetler Birliği’nin kurucuları Bolşevikleri suçluyor, Erdoğan’ın ise kimleri suçladığı malum.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Çok Alındığımı Söyleyeyim

Üstelik Muhalefeti Savunur Hâle de Düştüm ya!

 

Ne zamandır, “İpin ucu kaçtı, tutana aşkolsun; sen artık bu işlere kafa yorma” diyordum kendi kendime. Ama olmadı. Duruma hepten sırtımı çevirmiş de olsam, kaderde, kulağıma gelenlere engel olamamanın nârına yanmak varmış…

Anlatayım: Dün balkonda oturmuş bulmaca çözüyordum. Bir yandan da içeride vızıldayan televizyonu dinliyorum… Böyle böyle vakit öldürürken, farkında değilim, haberlere geçmiş televizyon. Kendince bir şeyler anlatıyor… Hiçbirini umursamama kararındayım ya, aldırmıyorum. Ama olmuyor; haber, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dün partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında yaptığı konuşmaya ilişkin. Sayın Erdoğan yine esip esip gürlüyor… Olağan bir şey. Ama hayır, bu seferkiler öyle yenir yutulur gibi değil. Geliyor geliyor, dayanılmaz bir ağırlık olarak göğsüme çöküyor. O ağırlık, o gülle gibi şey, Sayın Başbakan’ın (‘Yeni’) Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanının bilgi düzeyi üzerine söylediği “Elifi görse mertek zanneder” sözü olabilir mi? Hayır, bu işin hafifi. Peki, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyaset üslubu için “Ak Parti ekolünden ziyade, çok çok affedersiniz Sayın Bahçeli’nin diline daha yakın” demiş olması olabilir mi? Iıh, o da değil… Sağı solu kendince küçük görme, küçük düşürme işinde yine olabildiğince başarı gösteren Sayın Başbakan, -o da ne?- bu kez memurları yine kendince bir yere oturtuyor, ama tahmin edilebilecek olan bir yere değil, ‘iyi’ bir yere: “Öyle memur kardeşlerimiz var ki” diyor, “iki değil üç olsun eyvallah, hanımının altında, kendi altında araba var.” Ben işte o anda kopuyorum ve bu yazıyı yazmaya oturuyorum.

Sayın Başbakan Erdoğan’ın muhalefet liderlerine yönelik değerlendirmelerinde siyaset üslubu da söz konusu olunca biraz gerilere gitmek şart oluyor. 2009 Şubatı’nda kavga-döğüş üzerine yazdığım bir yazıyı şu uzun satırlarla bitirmiştim:

«Kişinin kendisini bir kavganın içinde bulmasının basamakları neler? Karşısındakiyle önce küçük bir anlaşmazlık… Taraflar bunu çözerlerse sorun yok; çözemezlerse iş atışmaya varıyor… Atışma da bir yere kadardır; susmasını bilmezlerse, taraflar büyük bir anlaşmazlığa düşüyorlar. Artık dönüşü olmayan bir yola girilmiştir, durum kötüye gidiyordur: sürtüşme basamağı kısa sürede aşılır, iş kavgaya varır. Bundan sonrası da var: iletişim kopukluğu, uzun süren bir dargınlık… Ve son durak düşmanlık.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bir Kaba Söz Üzerine Aykırı Düşünceler

‘Ulan’lı Konuşmak

 

 

 

Sanıyorum dündü, televizonlardan birinde, bir izlencede işi yürüten hanım sunucu, kendisine küfredildiğinden yakınan konuğuna şöyle bir şey söyledi: “Canım, kim küfretmiyor ki; dürüst olalım, en azından içinizden siz de etmişsinizdir.” Konuğun yanıtı susmak oldu.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘Avene’

Eskilerde Kalmış Bir Sözcük

 

 

Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, dün (1 Nisan 2011) İngitere’den dönerken uçakta gazetecilere, geleceğe dair düşüncelerini, tasarılarını açıklamış. Bunlar, 12 Haziran 2011 seçimlerinin sonuçlarına ilişkin tahminden bakanlık sayısının kaça indirileceğine, Barış ve Demokrasi Partisi’nin Diyarbakır’da, Hakkâri’de yapılan yatırımlardan rahatsızlık duyduğuna, … kadar pek çok konuda açıklamalar…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Anahtar Sözcük?

‘Zamansız’ Teklif

 

2008 yılının Ağustos ayının ikinci haftası… İktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Merkez Yürütme Kurulu ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. (Uygulamalı Sosyoloji) Edibe Sözen’in ‘okullarda mescit açılması’nı da öngören yasa önerisi çalışması hiç hoş karşılanmadı. Öyle böyle değil… Haber başlıklarına bakılırsa, bu olumsuz hava, Sayın Sözen’in partisinde de esmiş!… Başlıklar yakışıksız geldi bana: ‘Başbakan’dan Edibe Sözen’e sert eleştiri!’, Başbakan Erdoğan Sözen’i topa tuttu’, ‘Erdoğan Sözen’in kulağını çekti’ vb. şeyler… Hele ‘Erdoğan milletvekilini fena azarladı!’ başlığı olacak şey değil…

 

İyi de ne olmuşmuş?

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.