‘1 Mayıs’?

Sovyetik mi Evrensel mi, Artık Bir Karar Versek…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

1 Mayıs…

Sovyetik mi Evrensel mi?

 

 

2008 Nisanında “Emek ve Dayanışma Günü” diye bir günümüz olduydu, hâlen de yerinde duruyor; zamanı, 1 Mayıs. Yılın bir günü ‘gün’ diye kabul edilmişse, o gün kutlanır. Nitekim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, bizzat Bakan Faruk Çelik’in imzasıyla Strateji Geliştirme Başkanlığı çıkışlı 29 Nisan 2008 tarihli 975 sayılı ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ konusundaki yazısıyla valiliklere gönderdiği 2008/3 sayılı genelgesinde şunlar denmişti:

 

«1 Mayıs, tüm dünyada çalışanların birlik, emek ve dayanışma günü olarak kutlanmaktadır.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

1 Mayıs İnatlaşması

Bir Meydan Okuma mı?

 

 

Yarın 1 Mayıs. ‘1 Mayıs’ın ne olup ne olmadığına bakmak çook gerilerde kaldı.

 

‘1 Mayıs’ kavramıyla defalarca oynanmış, bu söz üzerine çok oyunlar sahnelenip çok şeyler söylenmiş bir ülkenin insanıysanız eğer, ‘1 Mayıs’ denince, yan yana duran bu iki sözcüğün anlattığı şey kişiye göre değişir. Herkes için geçerli olan ortak bir anlamı yoktur bu sözlerin. Bugüne kadar kafalara ne yerleş(tiril)mişse onu kolayca değiştirmek de pek mümkün değildir.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Meşrubatın Nezaheti, Müskiratın Kefareti

Ayranım Ekşimesin Yeter…

 

 

Yüzde yüz kanıtlanmış olmasa da yoğurdun binlerce yıl önce ilk defa Orta Asya’da üretildiği söylenir. Ve bu buluşun, işi hayvancılık olup buna bağlı olarak göçebe hayatı yaşayanlara ait olduğu belirtilir. Yoğurdun pek çok dildeki, özellikle de Avrupa dillerindeki karşılığının ‘yoğurt’ benzeri sözcükler olması ise, bu yiyeceğin, Orta Asya halkları arasında önemli yeri olan Türkler tarafından bulunduğu, en azından dünyaya onların eliyle yayıldığı görüşünü doğurmuş.

 

Ayrana gelince… Bu içecek (bu meşrubat türü, bu içit), eldeki bilgilere göre Göktürkler’in icadıymış. Adamlar, ekşiyen yoğurdu kaldırıp atmak yerine içine su ve tuz ekleyip içme yoluna gitmişler. Şöyle de olmuş olabileceğini sanıyorum ben: Atalarımızdan sayılan Göktürkler, yediklerimizi yutmada kolaylık sağlasın, susadıkça yararlı bir şey içmiş olalım, diye el altında hazır tutmuş olamazlar mı ayranı? İlle de yoğurdun ekşimesini mi beklemişlerdir yani?

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

“Emeğe (de) Saygı!…”

Yeniden 1 Mayıs

 

 

‘Belirli gün ve haftalar’ çizelgemize bir satır daha eklendi. Resmi Gazete’nin 27 Nisan 2009 tarihini taşıyan 27212 numaralı sayısında duyuruldu, ‘1 Mayıs’ günleri, bundan böyle ‘Emek ve Dayanışma Günü’ adıyla tatil… Böylece, “Tembel milletiz, 365 günün şu kadarı tatille geçiyor” diye arıza çıkaranların ağızlarındaki sakız da büyümüş oldu. Bu duruma yol açan (!) yasanın numarası 5892, yüce Meclis’ten geçiş tarihi 22 Nisan 2009.

 

Biri geçici dört maddeden oluşan bu kısacık yasanın adı biraz uzunca: Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. Madem kısacık bir yasa, buraya alıvereyim:

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.