Un: Adı Var, Ama Tadı Yok…

Hepsi de Birer Aldatmaca mı? 

 

Meraksız olmak, istenen bir özellik değil; buna karşılık her bir şeyleri merak etmek de hiç çekilir gibi değil… Kendimden biliyorum, bu pis huyum yüzünden başıma gelmedik kalmamıştır. 

Alın ekmek meselesini… Ortaya çıkışından bu yana bir türlü “ke de ve” demeyi kendimize yakıştıramayıp “kadeve” dediğimiz KDV’yi… Öbürlerini sayıp yazıyı şişirmeyeyim; bir de un meselesini… 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

“Ekmek için Ekmeleddin”

Ya da Milletin Aklıyla Alay Etmek

 

 

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin çıkardığı Cumhurbaşkanı adayına karşı olanlar, bu görüşlerini, bu adayın, ‘başbakan gibi bir cumhurbaşkanı’ anlamı çıkan şeyler söylüyor olmasına da dayandırıyorlar değil mi? Hani, elbette şunlarla bunlarla da ilgilecekmiş ya… Bu muhalefetin kaynağı da dile getirildiği yer de muhalefet partileri değil mi? Adalet ve Kalkınma Partisi’nin çıkardığı Cumhurbaşkanı adayının işte bu yüzden de Cumhurbaşkanı olmaması gerektiğini söyleyenler de özellikle Cumhurbaşkanlığına ortak bir aday göstermiş olan partiler ile onların seçmenleri değil mi?

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Romantik Bir Bakış?

Millete Yutturulan ‘Fuhuş Yuvaları’ Masalının Arka Yüzü

 

 

Belki ‘romantik’ bir bakış benimki: ülkemizin başına ne gelmişse, ben bunu köy enstitülerinin kaldırılmasına bağlarım. Köy enstitülü çok kimse tanıdım; hepsinin de ‘aydınlıkları’ yüzlerine vurmuştu. Böyle öğretmenlerin yetiştireceği nesiller ülkeyi karanlığa boğabilirler miydi, diye düşünmüşümdür. Olamazdı.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Ekmekler Çoktandır Bozuk

İş Mayada, Asıl Onu Bozmayalım

 

Bugünlerde ekmeğe ilişkin türlü türlü şeyler duyuyoruz. Milletin dikkatini en çok da fiyat artışı çekiyor. Televizyonlarda ise bir ‘tam buğday’ lafıdır dolanıp duruyor: ‘uzmanlar’, hangi ekmeği yemeleri gerektiği konusunda milleti aydınlatma yarışında…

Vaktiyle ekmek konusunda bir şeyler yazmaya çalışmıştım; ama yukarıda kısaca sözünü ettiğim durum, beni bu konuya bir kere daha bulaşmaya iteliyor.

Ama düşünüyorum da, sütü kutuda, unu pakette, tavuğu plastik tabakta , … gören ve yerelinden bölgeseline pek çok yiyeceğimizden, içeceğimizden habersiz olanların ne ölçüde ilgisini çeker diyeceklerim?… Yeni şeyler söyleyeyim, diye uğraşmama değer mi? Onun için, işin kolayına kaçıp vaktiyle ekmek konusunda yazmaya çalıştığım şeyleri yineleyeyim, diyorum. Neredeyse dört yıl olmuş onları yazalı. Aktarıyorum:

«Geçen pazar günü bir gazetede ekmekten de söz ediliyordu. Hem de iki yerde… İnsanları salak yerine koyan reklam yazılarıydı bunlar. Frenklerin ‘advertorial’ dedikleri haber görünümünde tanıtım şeyleri… 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Ekmekler Nicedir Bozuk…

Şimdi Mayayı Yenileme Zamanı 

 

Geçen pazar günü bir gazetede ekmekten de söz ediliyordu. Hem de iki yerde… İnsanları salak yerine koyan reklam yazılarıydı bunlar. Frenklerin ‘advertorial’ dedikleri haber görünümünde tanıtım şeyleri… 

Bunları görünce, yıllar önce kesip sakladığım bir yazıyı aradım. Ekmek diye yediğimiz şeyin ne kadar ekmek olduğunu irdeleyen, “ekmeğimi istiyorum” diye haykıran bir yazıydı. Bulamadım. O zamanlar, ekmekte de dışa bağımlı duruma getirilmemiştik daha… Yazının sahibi bilmem bugünleri gördü mü? Gördüyse acaba neler demiştir?

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

“Yerli Mal Yurdun Malı”

Hiç Kimse Onu Kullanmamalı!

 

 

Yine içimi acılara boğarak gelip geçti… Ne zamandır böyle oluyor. Oysa o, çocukluğumun, sonra da öğretmenliğimin ilk birkaç yılının tatlı bir haftasıydı. ‘Yerli Malı Haftası’ derdik… Yaşı altmışa ulaştı… Yıllandıkça değerleneceğine anlamsızlaştı… Onu elbirliğiyle hurdaya çıkardık: artık eli ayağı tutmuyor… Oysa ne umutlarla doğmuştu içimize.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.