Ekvator – Ekvador Meselesi Dolayısıyla

Danışmanlar Ne İçin Vardır?

 

 

“İnsanlık hâli” deriz, durumu hoş görmeye bakarız… Farkındayım, lafa sondan başladım; ‘durum’ dediğim, yanlışlıklarımız. İnsanlar yanılabilirler, yanıltılabilirler; sonuçta ortada bir hata vardır. Yanlış bir iş… Koca koca insanlar bir konuda konuşmaya oturmuşlardır, bir şeyler söylemektedirler, arada sırada da “Yanlışım varsa lütfen düzeltin” derler. İşin içinden sıyrılıp durumu karşısındakinin üzerine yıkmak… Oh, ne âlâ…

 

Bizde bir söz vardır: “Hatasız kul olmaz.” Yalnız bizde mi? Her toplumda, her millette vardır sanırım; neden? Her toplum, her millet insanlardan oluşmuyor mu? Yani, bizim millet insan da Arnavut milleti değil mi? İşte Latinler… Ne demişler? “Errare humanum est.” “Yanılmak insana mahsustur.”

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Mektup…

Siyaset Sayesinde Geri mi Döndü?

 

 

“Selam verdim, rüşvet değildir deyu (diye) almadılar. Hüküm gösterdim, faydasızdır deyu iltifat etmediler. Eğerçi (Her ne kadar) görünürde itaat eder gibi davrandılar amma (ama, ancak, fakat) bütün sorduklarıma hâl diliyle (davranışlarıyla) karşılık verdiler.”

 

Ölümlü dünyadan XVI. Yüzyıl’ın ortalarında ayrılan Fuzuli, derdini yüce bir makama bu sözlerle başlayan yakınma mektubuyla aktarmış. Şair’in geleceğe de gönderme yaparcasına kaleme aldığı Şikâyetname’si, günümüz için ‘mektup’ türünde bir düzyazı örneği… Hiç ama hiç eskimemiş…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Spekülatif Yaklaşımlar

İki Felaket Senaryo

 

 

Şimdi ben bu yazıyı yazıyorum ya, –ileride birileri de okuyor olabilecek– daha adını koymuş değilim. Ama içime doğdu, başlığı saçma bir şey olacak. Neden dersem, olan bitenler saçma da ondan; aslında hayat da saçma değil mi?!

Bu saçma düşüncemi iki olay üzerinden desteklemeye çalışayım:

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bir Tutam Yok Oluş

Akide, Güllü Lokum Vesaire

 

 

Şimdi adı nedir, tam bilmiyorum, benim ilkmektep yıllarımda ‘yurt bilgisi’ diye bir ders vardı. Biz genç Cumhuriyet’in çocukları, bir yurttaşın bilmesi gereken temel bilgileri daha o yaşlarda edinmeye başlamıştık. Yalnızca edinir miydik, içselleştirirdik de… Örneğin, askerliğin sadece bir görev değil bir hak olduğunu da içimiz titreyerek bilirdik. Cumhuriyetimiz’in hangi koşullarda nasıl kurulduğunu bilmekten kaynaklanıyor olmalıydı bu duygular.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.