23 Nisan Düşünceleri…

Yeniden Aydınlığa?

 

Bugün 23 Nisan. Birden çok sonucu aklıma getiren bir gün bu.

Ne zamandır hissettiğim ama konduramadığım bir durumdur: bazı kafaların gözünde ‘23 Nisan’ bir çıban başıydı. Öyle ya, adamın biri çıkıp memleket meselelerini milletle konuşmuş, o da yetmemiş, bir meclis kurup milleti kurumlaştırmış… Sonuç: Millet baş tacıdır artık ve Büyük Millet Meclisi’ndedir… Artık ümmet yok millet vardır. Söz sahibi olan artık millettir.

Bu, bazı kafaların hazmedemediği, hazmedemeyeceği bir sonuçtu…

Ve bu hazımsızlığın ulaştığı sonuç: Türk aydınlanmasının kazanımlarından yok edilecek pek bir şey kalmamıştır.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

“Takvim?…”

 

2013’e mi Giriyoruz, Gerçekten mi?!…

 

 

Bizim toplum için neresinden baksak seksen yılı aşan bir geçmişi var ‘yılbaşı kutlaması’nın. Zaman zaman artan bir hevesle, zaman zaman da artan bir nefretle bakılıyor oluyor bu yılbaşı olgusuna. Bu bir ‘bitiş-başlangıç noktası’ olan ânı cümle âlem birlikte kutlamayı seçenlere de, evde aile içinde ya da yakınlar arasında gösterişli-gösterişsiz kutlayanlara da eyvallah derim. Ekonomik, siyasal, kültürel, … ilişkilerin dayattığı karmaşık yaşam koşulları, işin en azından takvimsel yanını kabul etmeye zorluyor insanları. Pek çok toplum açısından ne yazık, başka türlü dünyalı olunamıyor. Bir önceki cümlemde koşulları sıralarken ekonomik olanı boşuna başa koymadım: bu duruma türlü kulp takanlara, uyumasaydın da dünyaya sen biçim verseydin birader, derler…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Akıllı Olmanın Akıl Almaz Sonucu!

Seçkinciliğe Övgü mü? 

 

Geçen yıl bu alanda, XVIII. Yüzyıldan Günümüze… –Akıllı Olmanın Bedeli başlığı altında Fransız şair, yazar, düşünür Voltaire’in bir sözü yer almıştı: “Akıllı kişilerin en büyük talihsizliği, ahmakların abuk sabukluklarıyla başa çıkmak zorunda olmalarıdır.” Bana göre, günümüzde de geçerli bir söz…

Ancak…

Voltaire, yazma serüvenine şiirle başlamış, oyunlar, düzyazılar yazmış pek ünlü bir düşünür kişi. Düzyazıları arasında, inanılması güç, sayısı yirmi bini aşan mektupları da var… 1694 yılında geldiği dünyadan 1778’de ayrılan bu Parisli düşünürün, Fransız Devrimi’nin tohumlarının atılmasında, dolayısıyla aydınlanma çağının yeşermesinde büyük payı var.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.