1925’ten Bir Sesleniş…

Ve Gelelim Bugüne

 

“Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikatı medeniyedir. Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için kâfidir. Rüesayı tarikat, bu dediğim hakikati bütün vuzuhiyle idrak edecek ve kendiliklerinden derhal tekkelerini kapayacak, müritlerinin artık vasılı rüşt olduklarını elbette kabul edeceklerdir.”[1] 

~Mustafa Kemal, 30 Ağustos 1925, Kastamonu

  

Gazi, halka seslenişinin bu bölümünü şu sözlerle bitirmiş:

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Silah Bırakma, Bırakışma…

Tarihimizden Acı Veren Belge: Mondros Mütarekenamesi

 

 

Bu yazının başlığını “Dünü An, Bugünü Anla” da koyabilirdim, “Sevr’e Giden Yol”, ya da başka bir şeyler… Ama yaşamakta olduğumuz günlerin acısı, ister istemez içinde ‘acı’ sözü olan bu başlığa götürdü beni. Aslında bir yazı da değil şu yazdıklarım; sadece bir belgeyi sunuş…

 

Evet, Mondros Mütarekenamesi acı veriyor insana; gözleri yaşarmadan okumak mümkün değil:

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bir Yazı Dolayısıyla

Evet, ya Şimdi ya da …

 

 

Dün Facebook’ta “Bir arkadaşımdan alıntıdır” notuyla verilmiş bir yazıya rastladım. Sahibinin benden genç olduğunu sanıyorum… Yazıyı –kolay okunmasını sağlamak amacıyla bazı söz ve yazım yanlışlarını düzelterek– veriyorum:

 

«Mehmet Ali Birand için “30 yıldır ekranlarımızda gördüğümüz ve artık aileden biri gibi olmuş, çok sevimli, şirin mi şirin bir insandı. Ailemden birisi ölse ancak bu kadar üzülürdüm. Harika bir gazeteciydi” diyenlerden birkaç noktayı değerlendirmelerini ve aşağıdaki soruları kendilerine sormalarını rica ediyorum:

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.