19 Mayıs Ruhu

‘Günü Geçmiş’ Diye Bir Şey Yok!…

 

 

18 Mayıs günü bir yazıya başlamıştım; bir sonraki gün bayramdı. Yazı az biraz ilerlemiş, sonra tıkanmıştı:

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Dil Derneği’nden 19 Mayıs İletisi*

19 Mayıs: Yeniden Uyanması Gereken Ulusal Direnişin Adı

 

 

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk Söylev’e, “1919 yılı Mayısının 19. günü Samsun’a çıktım” diye başlar; ülkenin genel durumunu anlatır. Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşında yenilmiş; ağır koşulları olan bir anlaşma imzalamış; ordusu dağıtılmış; yorgun ve yoksul ulus yayılmacıların eline bırakılmış; padişah ve çevresi kendi saltanatını kurtarma çabasına girmiş; yayılmacılar yurdu baştan aşağı işgal etmiştir.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Ruhumda Bahar Açtı

 

Bayrama Uygun Bir Makamda…

 

 

Bugün bayram. 19 Mayıs Bayramı… Adı tuhaf bir şekilde daha da uzatılmış bir bayram… Ben kısaca ‘19 Mayıs Bayramı’ diyorum. Neler yazmışım bu bayram için defterime, bu sabah önce onlara baktım. Bunların son ikisi bu sayfalarda da yer aldı*. Bu bayramın gitgide tavsatılışının izleri var onlarda. Ve bu duruma karşı duruşun izleri de…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Tarih Tersyüz Edilebilir mi?

Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım evliliğinin trajik hikâyesi

Soner YALÇIN

 

Mustafa Kemal'in hayatını doğduğu günden itibaren biliyoruz. Peki, Atatürk doğmadan önce, babası ve annesi nasıl bir hayat yaşadı? Nasıl evlendiler? Kaç çocukları oldu ve neden öldüler? Ağabeyi Ahmed'in cesedinin başına gelenler neden yıllarca unutulamadı? Dedesi Kızıl Hafız Ahmed hangi olay nedeniyle Makedonya dağlarına kaçmak zorunda kaldı? İşte Mustafa Kemal Atatürk'ün yoksul ailesinin pek bilinmeyen dönemi… Zübeyde Hanım, oğlu Ahmed'in mezarının açılıp, cesedinin aç çakal sürüsü tarafından parçalanıp yenildiğini görünce olduğu yere yığılıp kaldı… Ahmed dedesinin adını taşıyordu…

Tarih 6 Mayıs 1876. Yer Selanik. Bir Bulgar kızı, seviştiği tahsildar Emin Efendi ile evlenebilmek için Müslümanlığı kabul etti. Bulgarlar bu durumu kabul edemedi. Tesettüre girmiş kızı, jandarmaların elinden zorla alıp, kendilerine karşı koymaya çalışan 10 kadar Türk'ü de döverek, Amerika Konsolosluğu'na götürdüler. Olayı duyan Selanikli Müslümanlar, "Kızın dini ve ırkı ne olursa olsun, mademki çarşaf giymiştir, bu kıyafette bir kadının çarşafı yırtılarak götürülmesi dine, millete, devlete hakarettir. Biz bunu hazmedemeyiz" diyerek Saatli Cami'de toplandılar. Kızın ABD Konsolosluğu'nda olduğunu öğrenince yabancı görevlilere saldırdılar.

Alman konsolosu M. Abot ile Fransız Konsolosu M. Mulin'in öldürülmesi olayı bir anda uluslararası siyasal krize dönüştürdü. Başkent İstanbul, Avrupa'nın büyük devletleri savaş gemilerinin Selanik limanına gelip gözdağı vermesiyle, olayda adı geçen 53 Müslüman'ı ağır hapse, 6 kişiyi de idama mahkûm etti. Olayda elebaşı olduğu iddia edilenlerden biri de kızıl sakallarından dolayı ‘Kızıl Hafız' diye bilinen Hafız Ahmed'di. Kızıl Hafız Ahmed, yedi yıl boyunca saklanacağı ve orada öleceği Makedonya dağlarına kaçmıştı. Selanik Evkaf (Vakıflar) Dairesi'nde memur olan Ali Rıza Efendi, babası Kızıl Hafız Ahmed'i arayan jandarmalar tarafından birkaç kez karakola götürüldü.

Zübeyde Hanım kayınpederinin dağa kaçması ve kocasının sürekli gözaltına alınmasını hep korkuyla izledi. Daha çok gençti; yirmisinde yoktu…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.