Bir Acının Romanı

Kitap

Özlem, Gözyaşı ve Dua

 

Bu hafta okurlarımıza tanıtmak istediğimiz kitap, bir roman: Özlem, Gözyaşı ve Dua. Aslında uzun bir röportajdan doğan eser, son yılların aranan genç öykücülerinden İsmail Safa’nın kaleminden. Safa, oğlunu teröre kurban vermiş bir annenin günlük yaşamından bir kesiti taşıyor önümüze. Arka kapakta şunlar denmiş:

 

«Onu bu sabah uyandıran yine yağmur olmuştu. Ne garip: memleketin bir yerlerinde felaketlere yol açan yağışlar, burada “bereket” demekti. Bir an için zihninde uyanan bu zıtlık, onun için alışılmış bir durumdu artık. Yatağından kalktı, kafasına üşüşen bu düşünceleri sildi ve alışılmış bir şekilde üstünü değiştirip dışarıya çıktı. Onu, yağmurların başlamasıyla yeniden hayat bulan sarı gül fidanının yanı başında bulacağını biliyordu.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

İki Kitap Üzerine

‘Din Savaşları’, ‘Laiklik Arayışları’…

 

Bugünlerde yurdumuzda hemen herkesi pek yakından ilgilendiriyor olduğunu sandığım konulardan biri de laiklik olsa gerek. Konu, insanlık tarihinde geniş yer tutan din savaşlarıyla birlikte ele alınmayı gerektiren, bu savaşlardan soyutlanamayacak olan bir konu. Ve ilginçtir, insanların, kendilerini pek pek yakından ilgilendiriyor olduğu hâlde yine de yeterli bilgiye sahip olmaksızın rahatça fikir yürüttükleri konuların başında laiklik de gelir.

Şu yakın günlerin olayları, beni, bu önemli konu hakkında bildiklerimi tazelemeye yöneltti. Bu çalışmalarım sırasında yedi yılı aşan bir süre önce çıkmış bir yazıya da rastladım: Din Savaşları ve Laiklik Arayışları.* 3 Eylül 2009 günlü cumhuriyet.com.tr’de yayımlanmıştı; akademisyen bir yazara, Fatma Mansur Coşar’a ait birbirini tamamlayan iki kitabın, Din Savaşları ile Laiklik Arayışları’nın tanıtımı tadında bir haberdi bu… Uzunca bir yazı… Bilmem, her şeyleri birer ‘hap’ gibi almayı tercih ettiğimiz, görsellik alışkanlığına kapılmış olduğumuz günümüzde, günlerin getirdiği bize has sıkıntılardan bunalmış bulunan ruh hâlimiz ne kadar izin verir böyle bir yazıyı okumaya. Yine de, meraklı zihinler elverişli bir zaman bulunabilir, umuduyla aktarmak isterim. 

İlgilik’in geçen yılı, feministlik, demokratlık, özgürlükçülük gibi şeylerden de söz edilen, ama bunların olmazsa olmazı olan laiklikin hiç adı geçmeyen bir yazıyla kapanmıştı; demek kısmet, yılın bu ilk yazısınaymış: 

«Din Savaşları ve Laiklik Arayışları 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Osmanlı’da Bir Kadın Dergisi: Kadın

Kadın, Bugün de Umudumuz…

 

 

Kadın, 2. Meşrutiyet döneminin¹ (24 Tem. 1908 – 11 Nis. 1920) başlarında, 26 Ekim 1908’de Selanik’te İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından Osmanlıca olarak yayımlanmaya başlayan bir dergi. Yayın hayatı ekonomik güçlükler yüzünden uzun sürmeyen Kadın, 7 Haziran 1909’da kapanmış. ‘Hanım’ yerine ‘Kadın’ kelimesini kullanan ilk yayın olan Kadın dergisi, Osmanlı’nın kadınlara yönelik pek tanınmış dergileri Kadınlar Dünyası (1913), Kadınlık (1914) ve Genç Kadın (1918) ile benzerlerinin isim öncüsü olmuş. Ve ilginç bir durum, Kadın’ın yazarlarının çoğu erkekmiş.   

 

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Babama Dair

Babamla Sırlarımız*

Kadir Cangızbay

 

“Aman evladım, içeceğin kadar doldur”: Ne zaman bardağıma su koyacak olsam babamın söylediği söz. Pek ama pek şaşardım, benden hiçbir şey esirgemez de, niye suya bu kadar dikkat eder diye: Neredeyse 70 yaşında, ayaklı merdivene tırmanır çardaktaki asmadan üzüm toplayıp, sonra da onları teker teker soyar, o da yetmez her birini çakısıyla ikiye bölüp çekirdeklerini çıkartır, çatalla ağzıma öyle verirdi. Asmayı kendisi dikmiş, çardağı da kendisi kurmuştu; çakıları ise Bursa’dandı, kendi memleketi.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

“Şairden Başka Hiçbir Şeye Benzetilemezdi”

Özdemir Asaf’tan Karısına Mektuplar

 

S u n u 

 

 

Geçen ayın 28’i bir şairimizin sonsuzluğa geçişinin yıldönümüydü. O, kendisine özgü bir şairdi; Haldun Taner’in deyişiyle, “şairden başka hiçbir şeye benzetilemezdi.” Tanındığı adıyla Özdemir Asaf’tı…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.