Yeniden Boza…

Yine Rahmetli Aliye Yengem’in Tarifiyle

 

 

Önceki yazımın konusu salepti, ama giriş cümlemde boza da vardı. Çok zaman oluyor, şöyle dört dötlük boza içemez olduk. Yıllardır evde de yapmıyoruz; zor iştir… Daha doğrusu, zor değil de eziyetli iştir; vakit vermek ister, yapım sürecine titizlikle uymak ister, tat ayarında ağız tadı ister; bunlar yetmez: malzemen iyi olacak, sağlıklı ve yeterli araç-gerecin olacak, ortamın sıcaklık ayarı tam olacak. Ve tabii bilgi, görgü, yetenek, eli lezzetlilik ister. Bu değerli kış içeceğinin adı “ensesinde boza pişirmek” deyiminde boşuna yer almamış…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Usta, Ne Diyorsun Bu Hususta?

Kanada’nın Mercimeği Fakir Fukaranın Yiyeceği

 

 

Biliyorum, benim bu İlgilik’i epeydir ihmal ettim. Seçim hengâmesi, Tvitır’ın, arkasından Youtube’un mühürlenmesi, Facebook’ta oyalanıp gönül eğlendirmeler, ardından sonuçların tahmin ettiğim gibi çıkması vesaire…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Sevgiyle Karşılamak İçin

Yılbaşına Özel Bir Turkey Fırın Tarifi

 

 

Yeni yıl kapıda. Sofra hazırlıkları hız aldı. Her şeyden önce, yılbaşı sofralarının olmazsa olmazının turkey olduğunu belirtmeliyim. Turkey, şu hindi yani, vaktiyle fakir fukaranın sofralarına rahatlıkla girebilen bir yiyecek iken, gel zaman git zaman sosyetik bir hâl almış, âdeta sofraların süsü olmuştur. Dolayısıyla, pişirilmesinde olsun sunumunda olsun fevkalade özen gösterilmesi gereken bir değerdir turkey.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Havadan Bozadan…

Kış Günlerinin Nazlı Doğal İçeceği…

 

 

Bu yıl kış zamanında gelmedi. Hele bazı bölgelere hiç gelmedi denebilir; mesela Marmara… “Havalar ne güzel gidiyor, değil mi” yollu sevinmeler, pek çoğumuzda yerini öksürüklü-tıksırıklı, uzayıp giden, isanı öldürmeyen ama süründüren türlü üst solunum yolları hastalıklarından yakınmalara bıraktı. Grip? O ayrı bir bela…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘Kabak’?

Bir Mücver Denemesi Dolayısıyla

 

 

Artık ne turfandası ne de son turfandası kaldı, her bir sebze, hatta meyva her zaman ve her yerde bulunuyor. Kocabakkallarda, manavda, pazarda… Allah’tan,  yok hormonluydu, yok GDO’luydu, yok organikti (bu ‘organik’ lafına da bozuluyorum ya, hadi neyse) deniyor da fiyatlar dizginleniyor. Şuydu buydu denmese de, bizim eve, eskilerden kalan bilgimiz uyarınca ‘mevsiminde’ olmayan sebze-meyva girmez.

 

*

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Hazır İçecekler Dururken

 

Şurup Yapmanın Anlamı

 

Hazır şeylere alışmak ne de kolay… Bu kolaylığı, onların emeksizcesine elde ediliyor olmaları sağlıyor. ‘Emek vermeden’ demiyorum, ‘emeksizcesine’… Hazır şeyler emeksizcesine elde edilir, ama elde etmenin, edinmenin ardında emek yok mu? Hiçbir şey bedelsiz değil, her şeyin bedeli var. O bedeli ya kendimiz öderiz ya vaktiyle birileri ödemiştir ya da bizden sonra gelecekler ödeyecektir.

 

Farkındayım, konuya pek felsefi laflarla girdim, şimdi işin içinden nasıl çıkacağımı bilmiyorum. ‘Hazır şeyler’ tanımlamasını, sözü alışveriş yerlerinde raflarda sıram sıram duran albenili içeceklere getirmek niyetiyle kullanmıştım…

   

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.