Hukukla Aramız Nasıl?

Bir Karşıoy Yazısı Okumaya Ne Dersiniz…

 

 

Bazıları için hukuk guguktur, bazıları için de hukukun üstünlüğünden önemli hiçbir şey yoktur şu ömrümüzde…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

TEOG da Ne!?…

Öğretmenliğimden Utanıyorum Vallahi…

 

 

Bir tarihte bir yazımda* şöyle dertlenmiştim:

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Yeni Bir Sisli Durum!…

Ve İki Şairden Hisse Çıkarmak

 

 

Tevfik Fikret:

 

“Sarmış yine âfâkını bir dûd-i muannid,

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Mektup…

Siyaset Sayesinde Geri mi Döndü?

 

 

“Selam verdim, rüşvet değildir deyu (diye) almadılar. Hüküm gösterdim, faydasızdır deyu iltifat etmediler. Eğerçi (Her ne kadar) görünürde itaat eder gibi davrandılar amma (ama, ancak) bütün sorduklarıma hâl diliyle (davranışlarıyla) karşılık verdiler.”

 

Ölümlü dünyadan XVI. Yüzyıl’ın ortalarında ayrılan Fuzuli, derdini yüce bir makama bu sözlerle başlayan yakınma mektubuyla aktarmış. Şair’in geleceğe de gönderme yaparcasına kaleme aldığı Şikâyetname’si, günümüz için ‘mektup’ türünde bir düzyazı örneği… Hiç ama hiç eskimemiş…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bir Söyleşi

Ya da Keçiye İtibarının İadesi

 

 

Çukurova Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. İbrahim Ortaş’tan bir emektup (e-mail) aldım. Prof. Ortaş, son günlerde aramızdan ayrılan Fikret Otyam’la yaptığı bir sohbeti aktarıyordu. “Ressam-Yazar Düşün İnsanı Fikret Otyam’la Keçi Üzerine Sohbetimiz” başlıklı yazısını buraya almak istiyorum:

 

«Cumhuriyetimizin en büyük kazanımı, yetiştirdiği düşünce üreten sınırlı sayıdaki insanın kültürümüze kattıkları değerlerdir, dersek, herhâlde abartmamış oluruz. Düşünmek, yazmak, resim yapmak, müzik yapmak, taşı ve tahtayı yontmak, yani, yaşamı bir başka şekilde anlatmak ve başkasının da bu yolla bilgi edinmesini sağlamak binlerce yıllık bir kültür aktarım yönetimidir. Bu tür düşünsel aktiviteler yoluyla doğa ve insandan yana bilgi üretmek, hakikati aramak ve savunmak ise, hep sorunlu mücadeleler sonucunda kazanılmaktadır.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

11 Ekim 1922 Günü Mudanya’da Döşenmişti…

‘Lozan’a Giden Yol

 

 

Sevr’e giden yol nasıl bir ekim günü Türk milletinin önüne konmuşsa (Mondros Mütarekenamesi, 30 Ekim 1918), Lozan’a gidecek yol da yine bir ekim ayında döşenmişti; ve son taşın yerleştirilişi 11 Ekim 1922 günü olmuştu: Mudanya Silah Bırakışımı Sözleşmesi…

 

Bu girişten sonrasını Türk Tarih Kurumu’nun sayfalarından okuyalım:[*]

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.