Bu Laflar Yokken?…

‘Yeni Türkçe’nin Aklıma Zarar Veren Zenginliği

 

 

İletişimin ulaşılabilir hâle gelmesi, ucuzlaması, … ve asıl asıl amaçdışı gelişmesi dile de yön veriyor… Her şeyden önce, konuşma, yazma, yazım, sesletim, anlam vs. bakımından hızla değiştiriyor dili. Bu olgu, sanırım yalnızca Türkçe için değil, bütün diller nasibini alıyordur bu gidişten. Bizdeki, dilin sahipsizliğinden ötürü daha da acımasız olmalı…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Profesör Sinanoğlu’nun Ardından

Diline de Gönül Verenlerdendi…

 

 

Ülkemiz önceki gün (19 Nisan 2015) değerli bir bilim adamını kaybetti: Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, seksen yaşında aramızdan ayrıldı. Bilim dünyasının yakından tanıdığı Sinanoğlu’nu, Türkçe konusundaki çalışmaları, görüşleri dolayısıyla da pek çok kimse tanırdı: Türkçeye, onu konuşmanın ötesinde yakınlığı olanlar, işinde bu dili kullananlar, bu dile yakın ilgi duyanlar, bu dili sevenler… Ben de bu ikinci çevreden birisiyim.

 

Sinanoğlu Hoca’yı tanıyanlar, bugüne kadar tanımamış olsalar da bu kayıp dolayısyla onun değerini duymuş, öğrenmiş olanlar ve yurt dışından bilenleri, bu önüne geçilemez gidişte derin üzüntü duydular. Sinanoğlu’nun, uzmanlık alanları olan kuramsal kimya, kuantum kimyası, moleküler biyoloji dallarının tamamen dışındaki bir alana, Türkçe’ye duyduğu ilgi, bu alanda da eserler verecek ölçüde genişti, derindi. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, Türkçe ve Türkçe’nin sorunları konularındaki görüşlerini sözlü ve yazılı olarak hep dile getiregelmiş bir kimseydi.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘Çapulcu’nun Anlamı…

Dil Derneği’nden Duyuru

 

Darbe Kurumu TDK’nin Dili “Çapulcu”laştırması Sürüyor!

 

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Dil Derneği’nden Ayın Yazısı

Tarihin Geri Sarıldığı, Dilin Alabildiğine Bozulduğu Günlerdeyiz

 

Sevgi Özel

 

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

İleri Demokrasinin Feraseti

Al Sazını, Vur Tellerine Olanca Kininle…

 

 

Türkçenin Türk vatandaşlarının pek çoğunun anlayamadığı Arapça ve Farsça kökenli sözcüklerden ve bu dillere özgü dilbilgisi kurallarından arındırılıp Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak yazı ve konuşma dili olarak ulusal bir dil hâline getirilmesini amaçlayan devrime Dil Devrimi deniyor. Bu devrim, Mustafa Kemal’in talimatıyla Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kurulmasıyla başlar; tarih 12 Temmuz 1932’dir. Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin ilk kurultayı da 26 Eylül 1932’de toplanır; yer Dolmabahçe Sarayı’dır, toplantı 5 Ekim’de sona erer. Bu dernek daha sonra, 1936’da ‘Türk Dil Kurumu (TDK)’ adını alacaktır.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Analar, Babalar Feryat Ederken

Anlatması Pek Zor

 

Bayramın son günüydü, Şırnak’ın Gülyazı Köyü yakınlarında bir uçurumun dibinde oluşan bir koca ateş nice ocakları yakıp kavurdu, yürekleri dağladı. Milletçe duyulan acılara eklenen alışılmış ateşlerdendi bu.

Bu canlar alıp canlar yakan olayı olabildiğince kısaltarak not düşmek istersem, işte yukarıdaki iki cümlecik yeter. Gerisi boş laftır bugünkü koşullarda. Nasıl olsa her şeyler gibi unutulup gidecektir benzerleri gibi, onlardan da acı olanlar gibi…

Ama olmuyor, bir-iki şey daha dememi gerektiren bambaşka acılıkta bir durum daha var bu olaya ilişkin: olay, hâliyle kısa zamanda 21 Ağustos’un baş haberleri arasında yerini aldı; şöylesi anlatımlar çoğunluktaydı: “Bir minibüs dolusu asker uçuruma yuvarlandı.” Bambaşka acılık, işte bu cümlede.

Nasıl anlatsam?

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.