Bu Laflar Yokken?…

‘Yeni Türkçe’nin Aklıma Zarar Veren Zenginliği

 

 

İletişimin ulaşılabilir hâle gelmesi, ucuzlaması, … ve asıl asıl amaçdışı gelişmesi dile de yön veriyor… Her şeyden önce, konuşma, yazma, yazım, sesletim, anlam vs. bakımından hızla değiştiriyor dili. Bu olgu, sanırım yalnızca Türkçe için değil, bütün diller nasibini alıyordur bu gidişten. Bizdeki, dilin sahipsizliğinden ötürü daha da acımasız olmalı…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Siyaset Dışı Notlar

Milletvekili Yeminini Hatasız Okuyabilmek…

 

Emre Yazman*

 

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bir Şehir Efsanelesi Dolayısıyla

Hani, “Bütün Derdimiz ‘Şapkalar’ mı Olmalı” Demiştim ya…

 

 

Hayır, bütün derdimiz ‘şapkalar’ olmamalı, ama çok zamandır ortalıkta dolaşmakta olan “Şapkalar kalktı” ‘lafı’nı da duymazdan gelemeyiz. ‘Şapka’ kendi kendine kalkacak bir şey olmadığına göre, demek, onu birileri kaldırmış, atmış… Moda deyimle ‘şehir efsanesi’…* Eskilerin ‘tevatür’ dedikleri…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bütün Derdimiz ‘Şapkalar’ mı Olmalı?

Yazım Kılavuzları Arasında Gezinirken…

 

 

Bir dede ile torununu karşı karşıya getiren şeyler, sadece ‘hayat’a, ‘yaşam’a bakışları, hayatı yaşayış tarzları, biçimleri değil. Mesela örneğin, ‘mide’ kelimesinin, sözcüğünün nasıl yazılacağı gibi şeyler de var o zıtlıkların arasında…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Profesör Sinanoğlu’nun Ardından

Diline de Gönül Verenlerdendi…

 

 

Ülkemiz önceki gün (19 Nisan 2015) değerli bir bilim adamını kaybetti: Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, seksen yaşında aramızdan ayrıldı. Bilim dünyasının yakından tanıdığı Sinanoğlu’nu, Türkçe konusundaki çalışmaları, görüşleri dolayısıyla da pek çok kimse tanırdı: Türkçeye, onu konuşmanın ötesinde yakınlığı olanlar, işinde bu dili kullananlar, bu dile yakın ilgi duyanlar, bu dili sevenler… Ben de bu ikinci çevreden birisiyim.

 

Sinanoğlu Hoca’yı tanıyanlar, bugüne kadar tanımamış olsalar da bu kayıp dolayısyla onun değerini duymuş, öğrenmiş olanlar ve yurt dışından bilenleri, bu önüne geçilemez gidişte derin üzüntü duydular. Sinanoğlu’nun, uzmanlık alanları olan kuramsal kimya, kuantum kimyası, moleküler biyoloji dallarının tamamen dışındaki bir alana, Türkçe’ye duyduğu ilgi, bu alanda da eserler verecek ölçüde genişti, derindi. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, Türkçe ve Türkçe’nin sorunları konularındaki görüşlerini sözlü ve yazılı olarak hep dile getiregelmiş bir kimseydi.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Yüz Yıl + 11 Yıl…

Değişen?

 

 

Dün Facebook sayfalarında dolaşırken uzakta kalmış değerli bir tanıdığımla, sigorta sektöründen Ayşe Taylan’la karşılaşıverdim; sayfama buyurmuş, yıllar öncesinden bir yazımı hatırlatıyordu eşe-dosta: “Eskileri karıştırırken, Sigorta Dünyası dergisinin Mayıs 2004 sayısında İnal Karagözoğlu’nun dilimiz üzerine değerli bir yazısına rastladım. Buyurunuz.” Beklenmedik yerde, bekleklenmedik şekilde ne onurlandırıcı bir merhaba…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.