Ankara’da Sinemalar Vardı…

BEHİÇ  KÖKSAL’IN ÖYKÜSÜ

 

İnal Karagözoğlu

 

 

ANKARA’DA SİNEMALAR VARDI…

 

 

bir sinema makinistinin penceresinden

o günlerin resmi olmayan tarihi

 

 

 

öykülenmiş anılar

 

 

 

 

 

 

Onunla karşılaşmasaydım onu tanıyamazdım;

onu tanımasaydım bu kitap yazılamazdı.

 

Behiç Ağabey’in kişiliğinde sinemaseverlere…

 

 

 

Bu yapıta ilişkin her türlü hak, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri doğrultusunda yazarı İnal Karagözoğlu’ya aittir.

 

 

İçindekiler

 

S U N U Ş 

G İ R İ Ş 

TANIŞMA 

 

Yeni bir icat 

Merak bu ya 

Şirket’in sinemaları 

Ah o koku… 

“Sessiz”ler 

“SESLİLER”E GEÇİLİYOR 

Olağanüstü bir buluş 

İlk seslimiz 

Artık fazlaya kaçmak… 

“İlk klibimiz” mi? 

Bir “seslimiz” de… 

ÇİZGİFİLMLER DE VARDI 

Sinemacılığa doğru 

Her gidiş 20 kuruşa patlıyor 

Ve ilk hamle 

Evden de izin çıktı

Yıl 1936

BİR TESADÜF

Yıl 1937

İŞE DÖRT ELLE SARILMAK

Film sarma işi kimin?

Benzin parlar gibi

İlgi büyüktü

Hiç akıldan çıkar mı?

ŞİRKET’İN SİNEMALARI DÖRDE ÇIKTI

Lüks bir sinema

Yeni Sinema yılları

Taşıma usulü

“SU PERİLERİ” DEYİNCE

Dünyayı güldüren adamın dramı

Açık saçık tarafları yoktu

PORNO ’46

Yeni’de çok çok özel bir gösterim

İki kısımlık bir film!

Film kararmıyor!?

Bir kez daha!.. Hiç ışıkları yakmadan!

Kimlerdi bu özel müşteriler?!..

SİNEMALAR… TÜRLÜ TÜRLÜ…

“36 kısım tekmili birden”

Duhuliye 20 kuruş… İpini koparan burada…

“ARAP FİLMİ”

’45’ten sonra gelmez olmuşlardı

Seyirci sıkılmasın diye

Sonu baştan belli

Şarkıcılar film yıldızı… Her yerde, her dönemde…

Konular hep aynı

YENİ BİR İŞ: SÖZLENDİRME

Sözlendirme sanatçıları doğuyor…

Halkın sevgilisi olmuştu

“Ferdi Tayfursuz” Üç Ahbap Çavuşlar!

Böyle bir şey olabilir miydi?

Söylememek olmaz

Sözlendirme yaygınlaştıkça…

ACABA NELERİ ÖRNEK ALMIŞIZ?

Değişmeyen konular, hep aynı yüzler…

Niçin bizde de olmasın?

Mısır filmlerine nazire mi?

VE BİR ZAMANLARIN UNUTULMAZ FİLMLERİ

Ayağımızı yerden kesen müzik

Benim hiç unutamadıklarım

İki hikâye

Kimi şeyler zamanında mı güzel?..

RENKLİ VE TÜRKÇE!

Dolambaçlı bir yol

Düşünüldü taşınıldı

Ve bir ilk daha

Arkası hızla geliyor ama…

Halk matinesi

Meraklı makinistin ettiği

Peki de biz ne edeceğiz?

Daha da beteri

Makinistler kurtuluyor

İLERLEMEDEN SİNEMACILIK DA NASİBİNİ ALDI

Sinemaskop vesaire

Seste de zenginlik

“3 D”

Eziyeti makiniste, faturası sinemacıya

ANKARA’DA NELER OLMUŞTU?

Sinemalar çoğalıyor

Tavanı çok yüksek bir sinema

Cebeci’de de

Halk aldatılmaya gelmez

BÜYÜK SİNEMA YILLARI

“Taşmektep”in taşları Büyük Sinema’nın temelinde…

Açılış filmi Altın Küpeler

Hayran olunacak bir mekân

Her şeyin bir bedeli var

Planım tutacak mıydı?

İlk adımlar

Müdür tanıdık çıkıyor ama…

Tabii ki üzgündüm…

“Çavuş” az da olsa işe yaramıştı; bir de afişçilik…

Başmakinist çılgınlara dönünce

“Büyük Sinema kaçamağımız” sona eriyor…

Akıllara durgunluk veren bir para

Ya filmler?

Avare’nin önce namı geldi

Kapılar “açılıyor”…

Bir ilk, bir rekor

Bir uzun film de Batı’dan

Cahide Sonku’nun ağırlığı

Pursantaj

Büyük Sinema konserleri

Birkaç isim

İmkânları geniş bir sahne

Sadece konser mi?

Opera sevenler unutulmazdı

BÜYÜK PASTANE

Bir başka mekân

Madam Marika… Hassas, muhterem bir hanım…

Bir mayıs sabahı

Çay vere vere…

Asker darbe yapmış, biz pastanedeyiz!..

Ve 27 Mayıs’ı kutluyoruz…

Yok oluşların dayanılmaz hüznü

İsmet Paşa’nın locası

Söylenecek daha çok şey var

Sansürden geçen “Koreliler”

Sansür işinin bir iyi yanı!..

BİRAZ DA SİNEMANIN DIŞINDA (!)

Memleketimiz Ankara olmuştu

Aklımdaki fikrimdeki hep sinema

Sinemanın kapısı niye süslenir?

Sinema en birinci eğlence ama…

Niyetim belli olmuştu

Merkez Bankası yılları

Makinistliğe devam

Sinemacılık sona mı erecekti?

Karayolları’na geçiş

Temmuz sıcağında imtihan

Gene cızır cızır

Sıra vaziyeti açıklamaya geliyor…

Ev hayatım kalmamıştı

Ne desem olmuyor

Son çare ayrılmak

Sabahleyin İzmit’teydik

Sinemalar beni bırakmıyor!..

Seyyar sinemacılık

Meğerse…

Bir akşamlık iş…

Benim de bir 16’lığım oldu… Rosner…

Sinema afişleri…

Sinema merakı yazı ve resimle buluşursa

Büyük’te makinistlikten de önce

B U G Ü N

Televizyonlar sağ olsun

“F I N”

Dipnot

 (Devam edecek)

 

________________

Not: Bu anlatı, "İnal Karagözoğlu" imzasıyla 2004 yılında Bileşim Yayınevi'nce bir anı kitabı olarak "Ankara'da Sinemalar Vardı…" başlığıyla yayımlanmıştır.

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.