Müziğin Dünya Üzerindeki Önlenemeyen Dolaşımı

Çerkez Mızıkası –Bir Müzik Aleti– Dolayısıyla…

 

Yazımın asıl konusu olan “Çerkez Mızıkası”na girmezden önce, bu çalgının adında tamlayan konumundaki “Çerkez” sözüne biraz yakından bakalım, diyorum: 

Ülkemizin insanları arasında pek çoğumuzun bu özel adla bir ilgisi, ilişkisi ya da yakınlığı olmuştur sanıyorum: ya ailesinde genellikle bir hanımla, bazen bir beyle, ya bulunduğu yerdeki halkla ve dolayısıyla konu komşuyla…

Atatürk’ün anlatımını hatırlayalım: “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halk”ı oluşturan ve kendilerine “Türk” denen insanlar («Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına “Türk milleti” denir.»), yani Türkiye halkı, tek bir kökenden, kökten gelmiyor. Osmanlı’nın ülkesi küçüldükçe halkı daha da çeşitlenmiş: elde kalan toprak, kaybolan toprakların insanlarına kucak açmış. Ve bu gelenek, kendisinden olanlara olsun, olmayanlara olsun kucak açma olgusu, “başka bir anlayış” diyebileceğimiz özü aynı olan bir kabulle Cumhuriyet döneminde de sürmüş… Sürmekte de…   

*

Bir tarihte ben, Kafkas göçmenlerinin çoğunlukta oldukları bir köyde, Kocaeli’nin merkezine, İzmit’e bağlı köylerinden birinde çalıştım; öğretmen olarak. Orada Çerkezlerin oyunlarına da şahit oldum; artık çalanları pek pek azalmışsa da çerkez mızıkasına da… Evet, sofralarımızı süsleyen “çerkez tavuğu” ile “çerkez peyniri” değil sadece hayatımızda yer alan “Çerkez” sözüyle tanımlanmış renkler; bir de “çerkez mızıkamız” var.

Bu çalgının ses rengi, ahengi beni bandoneona götürmüştü bir vaktimde; ve yolum, şu ilginç çalışmadan da geçmişti işte o günlerde: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/887863 . Ve bugün de, başlıkta ifadesini bulan kanaate varışımın hikâyesini anlatmaya çalışmaktayım.

Evet, müziğin dünya üzerinde dolaşımı önlenemiyor. Sadece notaların mı; dizilerin, tınıların mı? Bu somutlaşmış duyguların aktarılmasında insan sesinin yanı sıra ona destek olan çalgıların da… Bandoneon ile Çerkez mızıkasının aynı dünyada ve fakat bu koca dünyanın farklı farklı iklimlerinde yeşermiş olmalarını nasıl ve neyle açıklayabiliriz…

Düşüneduralım…

 

İnal Karagözoğlu

28 Mayıs 2021, Cuma

 

 

© 2021 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.