Üç Ustanın Emeği Var

Müziğimizde Bir Kayıp İnci…

 

 

Önce “inci”: Tabiatın harika ürünlerinden… Oluşum aşamaları ne kadar taklit edilmiş olsa da yapaylığı yok edilemeyen bir süs. Kraliçelerin, prenseslerin boyunlarını süsleyen tek sıra bir inci gerdanlık, asaletin göstergesi. 

Oluşma sürecinden gelen ağırlığıyla tezat teşkil edercesine [1] Türkçede “inci” diye pek narin bir kelimeyle adlandırılmış olan inci tanesi, türlü türlü sanat alanlarında verilmiş yapıtların adlarını da süslemiş, onları gizemli kılmış: başta “İnci” olmak üzere, “Pembe İncili Kaftan”, “İnci Küpeli Kız”, “İnci Avcıları” ve diğerleri… Ve bizim, baba memleketinde oturduğumuz evlerden birinde, bahçenin en mutena [2] yerinde bir inci çiçeği vardı –yoksa, o yerin seçkinliği, inci çiçeğinin orada yer almasından mıydı?–. Başka bir inci çiçekli evde de oturmadıktı…

 

*

Benim sözünü edeceğim “inci” ise, adında bu kelimenin yer almadığı ve fakat “bir inci gibi” gördüğüm, “saklı bir inci” saydığım bir müzik eseri: Mesut Cemil’in bir bestesi; semaî usulünde nihavent şarkısı. Sözleri pek içli; Nâzım Hikmet (Ran) yazmış: 

“Kanatları gümüş yavru bir kuş

Gemimizin direğine konmuş;

Dağlara çıkma Karadeniz,

Yavrudur yârim. uçamaz bensiz…

 

Bir yârim var, o yavru kuş gibi;

Yârim yüreğime konmuş gibi…

Dağlara çıkma Karadeniz,

Yavrudur yârim, uçamaz bensiz…”

 

Ve kaybolmuşçasına pek duyulmayan eseri Münir Nurettin’den (Selçuk) dinleyeceğiz: »»» https://www.youtube.com/watch?v=7eNrUN0w8gE . 

*

Evet, “inci” mertebesinde üç usta; müziğimizin üç ustası: Cemil, Ran ve Selçuk… 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 16 Mayıs 2021 Pazar

 

 

________________

[1] tezat: Zıtlık, karşıtlık. (Tezat teşkil etmek [oluşturmak]: Zıtlık, karşıtlık oluşturmak. [Bir durumla] zıt, karşıt olma.)

 

[2] mutena: Seçkin, özenli, önemli.

 

© 2021 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.