“Bile İsteye” Yokken

Meğerse Ne Anlatım Fakiriymişiz de Haberimiz Yokmuş…

 

Bizim damat, benim dildeki şaklabanlıklara, bozuk düzene, hor kullanışlara ve daha bunlara benzer benzemez kötü gidişata karşı olduğumu bildiğinden, iki hafta kadar önce, “bile isteye” lafı için ne dediğimi sordu. 

“Valla farkında değilim; o da ne” dedim. Birkaç örnek verdi; ben de anlamış göründüm. Telefonun ardından TV’lere kulak kesildim; öyle ki, “65 +”lara yönelik yeni önlemler ya da koyvermeler kulağımın birinden girip ötekinden çıkmasıyla bir oluyor; ben, “bile isteye” avındayım. 

Bu acıklı durumum pek uzun sürmedi; birer ikişer yakalamıştım yeni zıpçıktılığı ve damada geri dönüşlerim başladı. Gerçi o da beni malumattar kıldığına bin pişman olmuştu, ama yapçak da bi şiiiy yoktu; sanırım, bir daha böyle işlere bulaşmaya tövbe etmiştir. Olsun; hele bu yazı bir bitsin, bakalım, ilk iş ona postalamıyor muyum!… Arı kovanına çöp sokmak neymiş, görsün de hele bir aklı başına gelsin!… 

*

Daha başka?… 

“Bile isteye”, aklıma şunları getirdi: 

Bile bile, gide gide, uça uça, gide gele, bağıra çağıra, güle oynaya, hıçkıra hıçkıra, koşa koşa, söylene söylene… 

Birer de cümle: 

“Bu benim yaptığım, bile bile ladesten başka bir şey değil; ne diyeceksin, düşüncesizlik…”

“Yayan yapıldak gide gide sonunda eve ulaşmıştık.”

“Âdeta uça uca garaja kadar koştu; öylesine sevinçliydi…”

“Koyunların gide gele soldurduğu çimenler bir sarı lekeyi andırıyordu.”

“Bağıra çağıra konuşmaları sona erecek gibi değildi.”

“Güle oynaya başladığımız yolculuğun bir acıyla sona ereceğini kimse bilemezdi.”

“Acısı her geçen gün artarak sürüyor, kıçkıra hıçkıra ağlamaları bitmek bilmiyordu.”

“Hadi aslanım, koşa koşa gider gelirsin; merak etme hiç, sen gelmeden sofraya oturmayız…”

“Dedem mi, beni görmedi bile; söylene söylene köprübaşına doğru gidiyordu.” 

Ve “bile isteye”… 

Benzer yapıdaki belirteçlerden (zarf) bazılarını yukarıda sıraladım, birer de cümlede kullandım. Düşünsek, daha da vardır bunlardan… 

Yani, diyeceğim, bu yapıdaki sözlere hiç de yabancı değiliz. Ancak, “bile isteye”yi yadırgadık; “bize pek yapmacık geldi” desek, belki daha doğru… 

Oysa, bu addaki ödüllü kitap[*] bir yana, Bile İsteye diye bir şarkı bile var: https://www.youtube.com/watch?v=ULkfYyarwvQ . Şarkıya bu adı veren dize de şu: Seni hissediş uğruna bunca delilik; bile isteye yandım.

 

İnal Karagözoğlu

26 Şubat 2021, Cuma

 

____________________

* Okumaya vakit bulacaklar için: Ödüllü kitap ‘bile isteye’ üzerine gerçekçi bir eleştiri, Berivan Kaya, 10-XI-2020 (» https://www.demokrathaber.org/kitap/odullu-kitap-bile-isteye-uzerine-gercekci-bir-elestiri-h136215.html ).

 

© 2021 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.