İyelikte Sıradışı Bir Durum

Ve İki Saygın Kuruluş: TDK ile DD

  

“Türk vatandaşı” tanımına giren kimselerin içine doğdukları toplumun diline, Türkçeye ilgi duymaması beklenemez. Bu ilgi az ya da çok olabilir, bazılarında da bir meraka dönüşmüş olabilir. Tabiî bunun tam tersi de görülmüyor değil: Türkçemizin özensizce kullanılıyor, hatta hırpalanıyor olmasını neyle açıklıyorsunuz siz? 

Öte yandan, TDK (Türk Dil Kurumu) ile DD’nin (Dil Derneği), aynı kökten gelen, dahası, aralarında kan bağı bulunan bu iki akraba kuruluşun bir anlamsız karşıtlık içerisinde oldukları da bilinmeyen bir durum değil. başta dil konusunda kaygıları olanlar, çoğumuz farkındayızdır bunun… 

Sözü buraya, beni pek sıkıntıya sokan bir örneği ortaya koymak için getirdim: ana dil ile ana dili tanımlamalarını… Konuyu açıklamak için adım adım gideceğim.

Yola çıkmazdan önce de bu alanın müdavimlerinin bildikleri bir konuyu not edeyim:

Türkçede, aitlik ekleri denen ekler var. Kullanıldıkları yere göre “tamlanan eki” görevini de yerine getiren bu ekler, üçü tekil, üçü çoğul kişilerin (ben, sen, o, biz, siz, onlar) sırasıyla şunlar: -m, -n, -ı, -miz, -niz, -leri.

Örnekler vereyim: evim, evin, evi, evimiz, eviniz, evleri; benim annem, senin halan, Ali’nin evi, bizim okulumuz, sizin dükkânınız, onların bahçeleri.

Kedi, çoğumuzun en sevdiği hayvan: kedim, kedin, kedisi, kedimiz, kediniz, kedileri. Hepsi de güzel… 

Başa dönelim; “içine doğdukları toplumun dili” sözüyle ne demek istiyorum? “Ana dili” denen dilden söz ediyorum. Bir de “anadil” kavramı var; sözlükler, benzer açıklamalar yapıyor bu söz için. Bunlardan ikisini aktarıyorum: “ana dil: Kendisinden başka diller veya lehçeler türemiş olan dil” (TDK); “anadil: Başka diller türetmiş olan dil” (DD).

Şimdi de TDK ile DD’nin, “içine doğulan toplumun dili” için yaptıkları tanımlamaya bakalım: 

“ana dili: Çocuğun ailesinden ve içinde yaşadığı topluluktan edindiği dil (TDK); “anadili: İnsanın çocukken anasından, evindekilerden ve soyca bağlı olduğu topluluktan öğrendiği dil (DD). 

*   *   *

Okur sabırla buraya kadar gelmişse, az biraz daha sabretmesini dileyeceğim; az kaldı. Şimdi de son hecesi “kedi”de oldğu gibi /i/ ünlüsüyle biten ve aynı anlama gelen ana dili ile anadili sözlerinden birini, kolaylık olsun diye anadili sözünü iyelik eklerimizle aynen kediye uyguladığımız gibi çekelim:

Anadilim, anadilin, anadilisi, anadilimiz, anadiliniz, anadilleri. Komikliği gördük, işittik, değil mi? 

Diyebileceğim özetle şudur: Ey işleri Türkçe olan kuruluşlar, birbirinizle çekişmeyi bırakın da dil uzmanlarını da yanınıza alıp bu ve benzeri sorunlu durumlara çare üretin. DD ile TTK, sözüm sizleredir.

 

İnal Karagozoğlu

2 Nisan 2020, Perşembe

 

© 2020 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.