“Söyleyebiliriz.”

Öğretmede – Öğrenmede Üzerimize Yok!

 

Öğrenme, yaşantılar sonucunda bireyin davranışlarında meydana gelen olabildiğince uzun süreli değişmelerdir. Bir bilginin, bir becerinin öğrenme sayılması için, o bilginin davranışlarda değişiklikler yapması ve bu değişikliklerin uzun süreli olması gerekmektedir.  

Uzmanların, öğrenme konusunda şu yukarıdaki iki cümleciklik tanımlamada birleştiklerini söyleyebiliriz.

Öğrenme psikolojisi dersinde değiliz, ancak, yoğun bir öğrenme sürecinin hem öznesi hem de nesnesi olduğumuzu söyleyebiliriz. İstesek de istemesek de bu böyle…   

Misal mi? 

Diyelim, eşiniz haberleri hiç kaçırmaz siz de bu izlenceleri işkence sayarsınız. Öyleyse, TV haberlere gidince ne yaparsınız siz? Ya kumandayı ele alırsınız ya da –yani, kumandayı ele alamayacağınıza göre de– evin TV’ye en uzak olan noktasına kaçarsınız. Ev dediğimiz de dizilerdeki evlerden olmadığına göre TV size de ulaşır. Sonuç: Bir de bakmışsınız, haber okuyanların –pardon, anlatanların– kurdukları cümlelerin en gözde, en yaygın, en moda eylemiyle (fiiliyle) noktalıyor olmuşsunuz siz de kurduğunuz cümleleri. (Not: Gördünüz değil mi, nasıl da bulaşmış dilime cümle kurmak fiili…) İş bununla kalsa iyi, deminden beri kaç defadır söyleyebilmek bileşik fiilini kullandım da hiç yadırgamadınız; hem de söyleyebiliriz diye tek çekimlik… Üstelik, bu lafı tepeye de oturtmuşum. 

Niye ben bu işi normal bir şeymiş gibi yapıyorum ve okurlarım da bu durumu çok olağan bir şeymiş gibi hiç yadırgamıyorlar? İşte, girişte kurduğum cümlenin hikmetinden söz etme zamanının geldiğini söyleyebilirim: söyleyebiliriz lafını sıklıkla duyduğumuz için, biz farkında olmadan arka planda bir öğrenme süreci işlemiştir ve bu söz davranışlarımızı denetim altına almış, cümle kurma faaliyetimizin başta gelen öğesi olmuştur. Yani, öğretmede de öğrenmede de üzerimize yok; ne kadar aykırı şey varsa çevremize elbirliğiyle aktarıveriyoruz, çevremizdekiler de onları büyük bir iştahla kapıveriyorlar… Bu arada, öğrenmede yinelemenin (tekrarın) önemini de vurgulamış olduğumu söyleyebilirim. 

*   *   *

Benim bir arkadaşım vardı, –“-dı” diyorum, zira uzuuun zamandır temasımız olamıyor; sağsa Allah selamet versin, gittiyse rahmet olsun– 1961 başlarıydı, 27 Mayıs iklimi devam ediyor, –o zamanlar dildeki hâl ve gidiş şimdiki gibi değil– aklı bir söze takılmıştı: “… ’in nikâh törenlerine katılarak bu iki ailenin mutluluklarına ortak olmak için burada toplanmış bulunuyoruz.” Nikâhlara asker takımından davetler de revaçta ve bu tür cümleleri de daha çok onlar kuruyor; arkadaşım korkusuzca haykırırdı: “… toplandıııkk. Ulan, bunun ötesi yok işte!…” 

Benim diyeceğim de işte o hesap: “… birleşiyorlar.”; “… nesnesiyiz.”; “… vurguladım.” gibi… 

Tabiî, bu tür sözler konusunda Cumhuriyet’ten Aydın Engin’in Var giriş yapmak söyleyebiliriz… yazısı var ( http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/533753/Var_giris_yapmak_soyleyebiliriz….html -15 May. 2016 Pz.); okumak yetmez, bir yere aktarılıp geleceğe saklanası bir yazıdır diyebilirim (diyorum)… 

 

 

İnal Karagözoğlu

24 Mart 2018 Cumartesi

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

© 2018 İK

 

Anahtar kelimeler: Aydın Engin, cümle kurmak, diyebiliriz, elbirliği, elbirliğiyle, giriş yapmak, öğrenme, öğrenme psikolojisi, öğretme, tekrar

 

788 | Dilimiz | Günlük | 240318

 

“© İK” tanımlaması hk. açıklama: Bu alanda (ilgilik.com) yer alan (yayımlanmış olan) her türlü yayının, bunların sahibi konumundaki İnal Karagözoğlu’ndan izinsiz olarak herhangi bir yöntemle alınarak, kopyalanarak bütünüyle ya da alıntı yapılarak kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’na göre suçtur.

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.