Bir Doğum Günü Dolayısıyla

Âkif, Üngör, İstiklal Marşı…

  

Dün, millî şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un doğum günüydü. 20 Aralık 1873’te doğan Âkif, yine bir kış başlangıcında 27 Aralık 1936 tarihinde verimli bir çağındayken 63 yaşında aramızdan ayrılan bir büyüğümüz… Mehmet Âkif Ersoy’un Cumhuriyet tarihimizde değerli bir yeri var; o, İstiklal Marşımız’ın şairi.

*   *   *

2010 yılında, Âkif’in doğum günü dolayısıyla bir anma yazısı yazmış, bu sayfalarda yayımlamıştım. O vakit adı ilgilik.net olan alanımı barındıran sistemde bir aksaklık meydana gelmiş, sonuç olarak kapanmıştı. En kötüsü de, yazılarımın yeni bir bağlantıya aktarılmasında zorluklarla karşılaşacak olmamdı. Ne yapacağımı şaşırmış vaziyette düşünürken bir yakınımın değerli katkılarıyla hem yok olan yazılarıma hem de yeni bağlantısıyla yeni bir İlgilik’e, İlgilik Com’a kavuşmuştum. 

Düne geleyim: Evet yeni bir alanım olmuştu, ama birazdan alta koyacak olduğum Âkif’in doğum günü dolayısıyla yazdığım 20 Aralık 2010 tarihli anma yazısını bulamadım; ama şimdi dolaylı yollardan elde etmiş bulunuyorum onu; yani, kısmet bugüneymiş:

«Âkif, Üngör, İstiklal Marşı

Bir Doğum Günü Dolayısıyla 

Bugün Mehmet Âkif Ersoy’un doğum günüydü. Daha çok dinsel yönü ağır basan şairliğiyle tanınan Âkif, bir düşünür, bir Türkçe hocasıydı da. Yaptığı çeviriyi yaktığı çok konuşulduğundan Kuran çevirmenliğiyle de bilinen şairin mesleği veterinerlikti; hafızdı, vaizdi, yüzücüydü; ilk millet meclisimizde milletvekili olarak yer almıştı. 1873’ün Aralığında doğmuştu, yine bir aralık günü, 27 Aralık 1936’da bu dünyadan ayrıldı. 

Açıklama: Mehmet Âkif Ersoy'un resmi, İstiklâl Marşı'nın ilk iki dörtlüğü,  Âkif'in evi bir tarihte 100 TL'mizi süslüyordu

 

Mehmet Âkif Ersoy’un resmi, İstiklâl Marşı’nın ilk iki dörtlüğü,  Âkif’in evi bir tarihte 100 TL’mizi süslüyordu.

Arnavut asıllı bir Osmanlı tebaalığından Cumhuriyet Dönemi yurttaşlığına giden yolda yaptığı çalışmalar dolayısıyla ‘vatan şairi’ ve ‘milli şair’ unvanlarına değer görüldü. Kuşkusuz, İstiklal Marşı’nın şairi oluşu onun değerini bir kat daha arttırıyor. Âkif’in bu yapıtı dolayısıyla verilen beş yüz liralık ödülü Hilal-i Ahmer’e* bağlı olarak çalışan Dar-ül Mesai Vakfı’na* bağışlaması ise, onun hak ettiği unvanları taçlandıran davranışı…

 

*

Büyük Millet Meclisi, İstiklal Marşı’nı 12 Mart 1921 Cumartesi günü ulusal marşımız olarak kabul etti; saat altıya çeyrek vardı. 

Âkif’in İstiklal Marşı’nı yazdığı günlerde oturduğu ev. Bu Ankara evi artık müze.

 

Ve şimdi sıra onun bestelenmesine gelmişti… Bir yarışma açıldı. Bir seçici kurul oluşturulmuştu; 1924 yılında toplanan bu kurul, ulusal marş olmaya Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini değer buldu. 1930’a kadar bu yapıt çalınıp söylendi.

 

İstiklal Marşımız’ın bestecisi Osman Zeki Üngör 

Öte yandan, ileride Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın şefliğini üstlenecek olan Osman Zeki Üngör 1922 yılında başka bir söz için bir marş bestelemişti. 1930’a gelindiğinde o yapıtın kullanılmasına karar verildi ve böylece bugünkü beste yürürlüğe konmuş oldu. İşte, A Milli Futbol Takımımız’ın bu yıl Mayıs’ın 22’sinde Çeklerle yaptığı karşılaşmanın öncesinde İstiklal Marşımızı okuyan Hadise’nin başına gelenler, bir başka söz için yapılmış bestenin çok başka bir söze giydirilmiş olmasından kaynaklanacaktı. Söz ile müzik arasındaki uyumsuzluk… 

*

Ve GEMA’nın aklımızı başımıza getirişi… Müzik ve teknik alanındaki yapıtların haklarını korumak üzere kurulmuş olan bu Alman kuruluşu, İstiklal Marşımız’ı bedel ödemeden çalıp söyleyemeyeceğimizi ortaya koydu. Bereket versin, İstiklal Marşı bir çırpıda kamulaştırıldı da bir sıkıntıdan kurtulduk: konuyu görüşen Bakanlar Kurulu, İstiklal Marşımız’ın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunan malî hakların konusunu oluşturamayacağına karar verdi. Bu karar 9 Aralık günü Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi. 

Peki, Zeki Üngör’ün mirasçılarında izin alındı mı? Benim bildiğim, kamulaştırma tarihinde alınmış olmadığı… Belki sonra alınmıştır. Bir bildiğim de, mirasçılardan Üngör’ün torunu Dr. Nevin Ünor’un, İstiklal Marşı’nı Türk ulusunun marşı olarak gördüğünü belirterek, telif ücreti almanın kendisine uymadığını söylediği. 

*

Evet, bu ülke yıkılmıyorsa birileri ayağını sağlam basıyor da ondan.

 

___________________

* Hilal-i Ahmer: Şimdiki Kızılay;  dar-ül mesai: Çalışma yeri, işlik, atölye; Dar-ül Mesai Vakfı: Kadın ve çocuklara iş öğreten ve cephedeki askerlere elbise dikilen kuruluş. 

Fotoğraflar Wikipedia.org ve 1 Güfte 12 Beste.com kaynağından.»


İnal Karagözoğlu

20 Aralık 2017, Perşembe

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

© 2017 İK

 

Anahtar kelimeler: Âkif, Âkif’in evi, Ali Rıfat Çağatay, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Dar-ül Mesai Vakfı, GEMA, Hadise, Hilal-i Ahmer, İlgilik, İstiklal Marşı, Mehmet Âkif Ersoy, millî şair, Nevin Ünor, Osman Zeki Üngör, şair

 

781 | Günlük | 211217

 

“© İK” tanımlaması hk. açıklama: Bu alanda (ilgilik.com) yer alan (yayımlanmış olan) her türlü yayının, bunların sahibi konumundaki İnal Karagözoğlu’ndan izinsiz olarak herhangi bir yöntemle alınarak, kopyalanarak bütünüyle ya da alıntı yapılarak kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’na göre suçtur.

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.