Bu Okuryazarlık Başka Bir Şey…

Ağırlık Merkezinin Günlük Hayattaki Yeri

  

Zaman içinde kelimelerin anlamları değişiyor, değişikliğe uğruyor: ya ilk anlamları hepten unutuluyor ya yeni yeni anlamlar yükleniyor ya da bazı anlamları kayboluyor. Bu durumlara örnekler vererek yazıyı gereksiz yere şişirmeyeyim, zira konu bu değil. Ama şunu söylemeden de geçmeyeyim: pek sık yapılan bir yanlışımız var: vaktiyle, ‘okur’ kelimesi yokken yani, kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı şeyleri okuyanlara ‘kari’ denirdi; Dil Devrimi’yle bunun karşılığı olarak ‘okur’ kelimesi türetildi, ‘kari’ de eskimiş kelimeler arasında yerini aldı; evet, artık ‘kari’ diyene neredeyse hiç rastlanmıyor, ama ‘okuyucu’ diyenler ‘okur’ diyenlerden daha çok. Demek, ‘okur’u pek tutmamışız; bunun sebebi, okumakla aramızın pek iyi olmayışı mıdır acaba?

Bu yazıyı, ‘okuryazarlık’ konusunda bir şeyler söylemek için yazıyorum. Dikkatli okurlar görmüşlerdir, bir hafta-on gündür basında –haberlerde, daha çok da köşe yazılarında bir ‘okuryazarlık’ sözü almış başını gidiyor. Malum, ‘okuryazar’, ‘okuması-yazması olan kimse’ demek; öğrenim görmüş olanlar için de ‘okumuş-yazmış kimse’ anlamında kısaca ‘okuryazar’ dendiği oluyor; yani, mürekkep yalamış… 

Şu PISA var ya, yakınlarda açıklanan 2015 sonuçları yüzümüzü kızartan (yani, kızartmış olması gereken) PISA, birdenbire önümüze ‘okuryazarlık’ kelimesini, daha doğrusu ‘kavramını’ getirdi. “Bir türlü yeterince okur olamıyoruz” diye hayıflanırken ‘Türkçe okuryazarlığı (okuma becerileri)’ yetmezmiş gibi bir de başımıza ‘bilgi okuryazarlığı’ başlığı altında ‘matematik okuryazarlığı (matematiksel okuryazarlık)’, ‘fen bilimleri okuryazarlığı’, ve en ‘güzel’i de ‘bilgisayar okuryazarlığı’ gibi şeyler çıktı (‘güzel’lerden ‘medya okuryazarlığı’ daha önce vardı, dersini bile okutuyorlar okullarda; bu okuryazarlığımız olmasaydı, sosyal medyadaki onca döktürüler, evlenme izlencelerinin izlenilirliklerindeki o yüksek oranlar nasıl olabilirdi? Bu yüzden onu saymıyoruım). 

*     *     *

Son olarak şunları diyorum: 

Eğer ‘PISA sonuçları okuryazarlığı’mızı geliştirirsek, hâliyle fen bilimleri okuryazarlığımız da ilerler de cisimlerin ağırlık merkezinin günlük hayattaki yerini es geçmeyiz, böylece ev kazaları azalır. Bunun gerçekleştirilmesi işi de MEB’in sorumluluğunda… 

Ve eğer bu türlü türlü okuryazarlıklar sanat okuryazarlığı’ başlığı altında yer alan okuryazarlıklarla desteklenmezlerse bir işe yarayacaklarını sanmıyorum. Yani, MEB’in yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı’na da iş düşüyor.

Hadi, kolay gelsin…

  

İnal Karagözoğlu

13 Aralık 2016 Salı

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

© 2016 İK

 

 

Anahtar kelimeler: ağırlık merkezi, ev kazaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı, MEB, okur, okuryazar, okuryazarlık, okuyucu, PISA

 

765 | Günlük | 131216

 

© İK tanımlaması hk. açıklama: Bu alanda (ilgilik.com) yer alan (yayımlanmış olan) her türlü yayının, bunların sahibi konumundaki İnal Karagözoğlu’ndan izinsiz olarak herhangi bir yöntemle alınarak, kopyalanarak bütünüyle ya da alıntı yapılarak kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’na göre suçtur.

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.