Cui Bono?!…

Sonuç Alıcı Soru

 

Gündemin başındaki meselemiz ‘başkanlık’tı; bir de baktık, ‘tecavüzcüye af” alıvermiş onun yerini… 

Baş köşeye oturan meselenin özeti şu: TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın geçici 1’inci maddesine bir fıkra eklenmek isteniyor; buna karşı çıkanlar var.

“Egemenlik ulusundur (Hâkimiyet milletindir)” demiyor muyuz? Yasama, yargı, yürütme? Üç erk? Güçler ayrılığı? 

Bizde yasa koyucu (kanun koyucu, vazııkanun) organ neresi? Meclis değil mi? E o zaman? Öyle de, millet de düşüncesini ortaya koyuyor; üniversiteler, meslek kuruluşları, STK’ler… Hem yurttaşlar da kişi kişi bu hakka sahip değil miyiz, sorgulamayacak mıyız? 

*

Bu yeni meselemizin içeriği de şu: “Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16 Kasım 2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, mağdurla failin evlenmesi durumunda, Ceza Muhakemesi Kanununun 231’inci maddesindeki koşullara bakılmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi hâlinde fail hakkındaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazın ortadan kaldırılmasına karar verilir.” 

Gayet açık… 

*

Bu durumu ‘cinayet’ olarak değerlendirenler de var, “yürürlükteki düzenlemeden kaynaklı mağduriyetlerin giderilmesi” olarak da… Bir yurttaş olarak benim aklıma gelenler de şöyle: 

Durumu ‘cinayet’ olarak değerlendirenlerin, söz konusu yasa düzenlemesine karşı giriştikleri ve girişecekleri türlü protesto yöntemlerine enerji harcamayı bırakıp “Cui bono / Kimin yararına” sorusunun cevabını aramaları daha akıllıca olacaktır. Öte yandan, kendilerine ‘araştırmacı gezeteci’ sıfatını yakıştıran ya da öyle bilinen pek çok gazeteci var basın-yayın dünyamızda; onların da bu sorunun ardına düşmeleri iyi olacaktır. 

Cui bono? 

Hukuk tarihinde ve özellikle cinayet olaylarının kovuşturulması aşamasında suçluyu bulmaya yardımcı olması açısından görevlilerin kafasında oluşan bir soru bu. 

Roma hukukunda önemli bir yeri olan bu soruyu ilk dile getiren, Romalı devlet adamlarından Cicero (Çiçero, MÖ 106 – 43) olmuş. Devlet adamlığının yanı sıra bilginliği, hatipliği ve yazarlığıyla da tanınan ve felsefeyle de ilgilenmiş olan Cicero bu sorusunu, arkadaşı Titus Annius Milo’nun siyasi düşmanı Publius Clodius Pulcher’ı öldürmekle suçlanması üzerine onun bu suçu işlemiş olamayacağı üzerine MÖ 52’de yaptığı bir çeşit savunma niteliğindeki konuşmasında sormuş. 

Evet, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın geçici 1’inci maddesine söz konusu fıkranın eklenmesi, kimin ya da kimlerin yararına bir işlemdir? Düşünmeye ve o sonuç alıcı soruyu sormaya değer bir durum: Cui bono?!…

  

İnal Karagözoğlu

22 Kasım 2016, Salı

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

© 2016 İK

  

Anahtar kelimeler: Cicero, Cui bono?, Çiçero, Ceza Muhakemesi Kanunu, cinayet, cinsel, çocuk, fail, istismar, Meclis, suç, suçlu, şiddet, tecavüz

  

760 | Günlük | 221116

  

© İK tanımlaması hk. açıklama: Bu alanda (ilgilik.com) yer alan (yayımlanmış olan) her türlü yayının, bunların sahibi konumundaki İnal Karagözoğlu’ndan izinsiz olarak herhangi bir yöntemle alınarak, kopyalanarak bütünüyle ya da alıntı yapılarak kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’na göre suçtur.

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.