Masal Gibi: Bir Varmış, Bir Yokmuş…

Kutlu Olsun!…

 

Bugün, 26 Eylül 2016; bugün, daha sonra ‘Türk Dil Kurumu’ adını alacak olan Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin[1] ‘Türkçe Kurultayı’ adıyla düzenlediği ilk genel kurulunun yıldönümü. Türk dili konusunda ilk olma özelliğini de taşıyan bu kurultay, 26 Eylül 1932 günü Dolmabahçe Sarayı’nda toplanmıştı. Toplantıya, 814’ü Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin üyesi olmak üzere 917 kişi katılmıştı. Ve o gün, bu Birinci Türk Dil Kurultayı’nın toplandığı 26 Eylül gününün ‘Dil Bayramı’ olarak kutlanması kararı da alınmıştı. 

*    *    *

Yine bir anayasa değişikliğinin konuşulduğu günlerdeyiz. Bu konudaki içtenliğin ölçütlerinden biri de, 12 Eylül 1980 rejimi tarafından Türk Dil Kurumu’na yapılmış olan darbeden geri dönülmesi olmamalı mı?

Bakalım, göreceğiz…

*    *    *

Ve gündeme ne zaman ‘anayasa değişikliği’ lafı düşse, benim aklıma da şu ibret alınacak olgular dizisi düşüyor:

«‘12 Eylül’ Yargılanırken…

İbret Alınacak Kesişmeler

Şimdi ‘biz’ ne yapıyoruz? ‘12 Eylül’ü yargılıyoruz, değil mi? “Bu, anayasa değişikliği paketine ‘evet’ diyenlerin sayesinde oluyor.” Böyle deniyor ve doğrudur: bunu sağlayanlar, 12 Eylül 2010 günü yapılan halkoylamasında ’82 Anayasası’nda bilmem şu kadar maddelik değişiklik öngören pakete ‘evet’ diyenlerdir. Ama bu, sadece sonuç olarak böyledir. 7 Kasım 1982’deki anayasa halkoylamasında % 91,37’lik ‘evet’le kabul edilmiş olan bir anayasanın paketlenmiş bir kısım maddeleri % 57,88 oranındaki evet oyuyla değiştirilmiştir, o kadar. % 42,12’lik hayır oyu ise, her biri öncelikle paketleme işine, sonra da o paketteki maddelerden birine ya da birden çoğuna karşı verilmiş oyların harmanlanmış toplamıdır ve bu yüzden yanıltıcıdır. 

Niye “Ama bu, sadece sonuç olarak böyledir” diyorum? 

Bir örnekle açıklamaya çalışayım: 

Bugün böyle bir şey olmaz ya, diyelim, Anayasamız’ın ‘Cumhuriyetin Temel Organları’ kısmında ‘Yürütme’ bölümünde IV’üncü anabaşlıkta ‘Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’ altbaşlığı altında yer alan 134’üncü maddesi değiştirilerek Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu’nun eski yapısına kavuşturulmasını öngören bir anayasa değişikliği yapılmak isteniyor; bu da halkoylamasına sunuluyor… Şu yukarıdaki % 57,88’e 42,12’lik oran aynı mı kalır? Hayırcılar ile evetçiler yer değiştirmez mi? Belli mi olur, bakarsınız hayır oyları % 57,88’in de üzerine çıkmış…

Ben böyle düşünedurayım, 12 Eylül’ün yargılandığı davaya müdahil olma-olmama şeyleri konuşuluyor bugünlerde. Özelinden tüzelinden pek çok kişi, “olayın içinde ben de varım” diyor. Kimileri de olmamayı yeğliyor. Ve bu süreçte tuhaf şeyler de olmakta… Benim için en tuhafı, Sayın Başbakan Erdoğan’ın, her fırsatta, başta anamuhalefeti hedef alarak 12 Eylül 2010 halkoylamasının ‘hayırcı’larına, “sizlerin bu davaya taraf olmaya hakkınız yok” anlamına gelen çıkışlarda bulunuyor olması… Milletin önüne konan o anayasada değişiklik paketine yargıya ilişkin niyetleri perdeleyen birbirleriyle ilgisiz şeyler doldurulmamış olsaydı, evetlerin oranı daha yüksek olmayacak mıydı? Bunu bilip de milletin gözünden kaçırma çabaları niye?   

*

Birinci 12 Eylül’e kafa tutuyor havasında hazırlanan anayasada değişiklik paketinin içinde, Türk Tarih ve Dil Kurumlarının aslına döndürülmesi yoktu; yani, olağanüstü bir dönemin imalatı olan ’82 Anayasası’nın 134’üncü maddesi pek olağan sayılıyordu paketi kotaranlarca. 

O olağan sayılan 134’üncü madde ne diyor, bir bakalım mı? 

“Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk’ün manevî himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip ‘Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’ kurulur. 

Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk’ün vasiyetnamesinde belirtilen malî menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir.

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları, çalışma usulleri ve özlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla düzenlenir.” 

Ne güzel değil mi!?… 

Şimdi de gözleyelim, 12 Eylül yargılamasında bakalım bu 134’üncü maddeye ilişkin soru da sorulacak mı bu işin mimarlarına. Ve diyelim, soruldu ve sorumlular suçlu bulundu. Ne olacak yani, bu kurumların devlet dairesilikleri kalkacak mı ortadan? Hayır. Bu iş bir anayasa değişikliğiyle olabilir ancak. Dönüp dolaşıp geldik mi aynı noktaya!? 

*

Şu günlerde,  Dil Devrimi’nin 80’inci yılında, I. 12 Eylül’ün yıktığı Türk Dil Kurumu’nun boşluğunu doldurmak için türlü engeller aşılarak kurulmuş olan Dil Derneği’nin (DD) 25’inci yaşını kutluyoruz. 12 Eylül davasının bugünlerde başlamış olması ne yaman bir rastlantı, ne iç yakan bir kesişme… DD Başkanı Sevgi Özel’in 10 Nisan’da bu alanda yayımladığım Dil Devriminin 80. Yılındayız, Dil Derneği de Tam 25 Yaşında yazısının (Ayın Yazısı), ister istemez “12 Eylül davasına müdahil olabilirsin-olamazsın” laflarıyla kesişmesi de öyle… İbret alınacak kesişmeler değil mi bunlar?»[2] 

*    *    *

Evet, durum bu…

  (Fotoğraf: 84. Dil Bayramı ~Görsel, Dil Derneği’nden)

Dil Bayramımız kutlu olsun; nice ışıklı günlere elbirliğiyle…

 

İnal Karagözoğlu

26 Eylül 2016, Pazartesi

 

 

____________________________

[1] 12 Temmuz 1932 tarihinde ‘Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ adıyla kurulan Türk Dil Kurumu (TDK), 1934’te toplanan kurultayında ‘Türk Dili Araştırma Kurumu’ adını almış, ’36’daki kurultayında da bunu ‘Türk Dil Kurumu’ olarak değiştirmiştir. TDK, 1940’ta Bakanlar Kurulu kararıyla ‘kamu yararına çalışan dernek’ tüzel kişiliğini kazandı, yürürlükteki Anayasamızdaki ilgili madde uyarınca da Türk Tarih Kurumu’yla birlikte Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu çatısı altına alınarak devletleştirildi. Böylece, bu kurumların derneksel tüzel kişilikleri son bulmuş oldu. 

[2] http://www.ilgilik.com/2012/04/17/%E2%80%9812-eylul%E2%80%99-yargilanirken-2.html/

 

© 2016 İK

 

Anahtar kelimeler: 12 Eylül, 26 Eylül 1932, 12 Temmuz 1932, ’82 Anayasası, 84. Dil Bayramı, ‘Atatürk Kültür, devlet dairesi, devletleştirmek, Dil Bayramı, Dil Derneği, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’, Dolmabahçe Sarayı,  TDK, Türkçe, Türkçe Kurultayı, Türk Dil Kurumu, Türk Dili Araştırma Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti, Türk Tarih Kurumu 

751 | Dilimiz | Günlük | 260916 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.