‘Kısa Kollu’

T-shirt’e Bir Ad Aramak…

 

Yazı geride bıraktık, pastırma yazındayız; sonbaharın bir güzelliği de bu… Ve tişörtler de yavaş yavaş askılarından alınıp –sandığa kaldırıldı, diyeceğim, ama artık sandığı olan aileler pek kalmadı– dolaptaki, çekmecedeki ana yerlerine kondu… 

İnsanın işi olmayınca…

Altı-yedi yıl oluyor, Türkçe üzerine kurulu olan bir yazışmalıkta*, bu Türkçeye İngilizceden gelip yerleşmiş olan kelimeye Türkçe karşılık aranıyordu. Geldiği yerde ‘t-shirt’ biçiminde yazılan kelime, ‘T biçiminde gömlek’ diye tanımlanıp İngilizcenin Türkçede olmayan –ama özentilerine rastlanan–  iki kelime arasına kısa çizgi (-) konarak yeni bir kelime oluşturma yöntemiyle ortaya çıkmış bir söz. Besbelli, ‘T’ harfinin, kollarını iki yana açmış bir kişiyi temsil etmesinden yararlanılmış. 

Evet, şimdilik kaldırıldı tişörtlerimiz, ama en çok yedi ay sonra yine kavuşacağız onlara. Peki, tişört demeye devam mı?

Asıl soru, bu rahat, hafif giyeceklere bir ad bulunmuş muydu o yazışmalıkta? Konuyu başlatan, ‘teüstlük/te-üstlük’ ile ‘tegömlek/te-gömlek’ önerilerini koymuştu ortaya. Bunların kabul görecek yanları yoktu; üstelik, kısa çizgililer, bu özenti kelimeler, yapıları dolayısıyla genel itirazla karşılanmıştı. Ben, ‘ince gömlek’ densin, demiştim. Ve noktayı, o yazışmalığı kurup çalıştıran arkadaşımız** koymuştu; şunları diyordu:

«Mutlaka sizler de yaşıyorsunuzdur. Öylesine anlar vardır ki bir koku, bir ses, bir şarkı, bir damla yağmur vb. pek çok dış etken insanı anında yıllar öncesine alır götürür. Işık hızını bilmem, ama kesinlikle bu olay ışık hızından da hızlıdır. 

İşte bu sözcük (Tişört) de benim anılarımı tetikleyen şeylerden biridir. 

Rahmetli anamın “Yine mi kısa kollunu giydin, üşüyüp hasta olursan ben sana sorarım!” diyerek beni incitmeyen tatlı bir kızgınlıkla arkamdan bağırışını hatırlıyor; o ana, 8-10 yaşımdaki çocukluk günlerime gidiyorum. 

O zamanlar çok bilmiş çocuk edasıyla anama, “Onun adı ‘kısa kollu’ değil, ‘tişört, tişört’…” diyerek ders vermeye, doğrusunu öğretmeye çalışırdım. Anam cahildi (!), okur-yazar değildi. Bu tür sözcükleri de hiç mi hiç söylemez, dili dönmez, söyleyemezdi. Yıllar sonra olayların boyutlarını çözdükçe esas cahilin kim olduğunu anlamaya başladım. Meğer benim cahil dediğim anam, benden, okumuşlardan daha da akıllıymış ki ‘tişört’  demiyor, dilinin en güzel döndüğü, ifade ettiği tanımlamayla ‘kısa kollu’ diyordu. 

Kafamın dank ettiği, anamın cahilliğine eriştiğim günden beri benim için o giysinin adı hep KISA KOLLU olmuştur. 

Keşke diyorum, keşke anam kadar cahil olabilseydi günümüzün el dili düşkünü entel bozuntuları. Kurban olun anamın cahilliğine…» 

*

“İnsanın işi olmayınca t-shirt’e ad ararmış” diye bir deyim icat edecekler olabilir… Olsun; adı ‘Türkçe’ olunca dili horlamak serbest bu memlekette… Böylece, hem Dil Devrimi’ni tersine çevirmiş hem de Arapça ağırlıklı ‘yeni Osmanlıca’nın inşasına taş taşımış olursunuz, devlet katında muteber sayılır, devlet kapısında kolay girer, bir koltuk, hiç değilse bir masa kaparsınız.

Ama yine de ben, gün gelir devran döner, yeni fenerler söner, siz yine de Türkçeye el dilinden gelmiş ve gelmekte olan kelimelere karşılıklar arayın, bunu yaparken de dilin köklerine gidin, bu arada, halkın diline, sesine kulak verin, orada binlerce yıldır canını koruyabilmiş çok değerli sözler var, derim. 

 

İnal Karagözoğlu

13 Eylül 2016, Salı

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

_______________

* Dilimiz Com –Türk Dili Sevdalılarının Buluşma Yeri.

** Tahsin Melan.

 

© 2016 İK

 

 

Anahtar kelimeler: ad, dil, kısa kol, kelime, kısa kollu, t-shirt, Türkçe

 

750 | Dilimiz | Günlük | 130916 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.