Haber Değil, Belgesel…

Gelecek İçin Kesip Saklamalı

 

 

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, dün, Genelağ’daki yerinde[*] bir haber bülteni yayımladı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın öngününde… Hiç de bayramlık olmayan haberde, Cumhuriyetimizi simgeleyen binalardan Atatürk Orman Çiftliği’ndeki Marmara Köşkü’nün yıkıldığını duyuruluyordu.

 

Şu geçen yakın günlerde, “ders kitaplarında, ‘tarihimizi 1919 yılından başlatan bir tarih anlayışının yer aldığı’ iddiası” dolaşmıştı ortalıkta; bu, yaklaşmakta olan ‘19 Mayıs’ı aşağılamak amacıyla ‘iddia’ etiketiyle uydurulmuş bir laftı bence… Buna hangi beyinler inanabilir? Tarihteki varlığını yüzyıllardır sürdürmekte olan hiçbir toplumun tarihi, bu sürecin bir noktasında meydana gelmiş olan bir olayla başlatılamaz. Çünkü, her şeyden önce, o tarih başlamıştır zaten… Evet, öyle, ama işte görüyoruz, Cumhuriyetimiz’in kazanımlarını hazmedemeyen bir zihniyet, Cumhuriyeti simgeleyen alanlara, binalara kazma indiriyor. Onları yok ederek belleklerden kazımak için… Hangi güçle? ‘Devlet gücü’yle… İşin asıl korkunç boyutu işte budur.

 

Evet, başka söze ne hacet?

 

Ve artık, kafamızı iki elimizin arasına alıp TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin o bülteninden yaptığım alıntıları okuyabiliriz:

 

«Atatürk’ün Tarihi Marmara Köşkü yıkıldı

 

Candan: “Geleceğimiz tehdit altında”

 

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Cumhuriyet’in simge mekânlarından Atatürk’ün çiftlik evi olarak Ernest Egli tarafından tasarlanan Marmara Köşkü’nün yıkıldığını bildirerek, “Üzgünüz, öfkeliyiz. Bu öfke sadece bizim değil bütün toplumun olmalı. Değerlerimizi kaybetmeye başladıkça geleceğimizi kaybedeceğiz, çocuklarımızın geleceği tehdit altında” diyerek tepki gösterdi.

 

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Cumhuriyetle hesaplaşıldığı ve simge mekânların yok edildiği bu dönemde tüm toplumu, 19 Mayıs’ta Cumhuriyet değerlerine, Cumhuriyet’e, laikliğe ve özgür demokratik bir yaşam talebine sahip çıkmaya davet etti.

 

Mimarlar Odası Ankara Şubesi haftalık basın toplantısında konuya ilişkin açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Üzgünüz, öfkeliyiz. Bu öfke sadece bizim değil, bütün toplumun olmalı. Değerlerimizi kaybetmeye başladıkça geleceğimizi kaybedeceğiz, çocuklarımızın geleceği tehdit altında” dedi.

 

Candan, sözlerine şöyle devam etti:

 

“Kaçak Saray yapıldığı andan itibaren Marmara Köşkü’nün tehdit altında olduğunu kamuoyuyla paylaşmıştık. Dün itibarıyla Ahmet Soyak’ın çektiği fotoğraflar üzerine Kent İzleme Merkezimizin incelemeleri ile Marmara Köşkü’nün artık yerinde olmadığını üzülerek tespit ettik. Atatürk’ün bize emanet ettiği tescilli yapı olan Marmara Köşkü’nü yıkmışlar.”

 

“Üzgünüz, öfkeliyiz”

 

Marmara Köşkü’nün Atatürk’e ait olmasının yanında en önemli simge özelliğinin, AOÇ arazilerinin halka emanet edildiği mekân olduğuna dikkat çeken Candan, şunları söyledi:

 

“11 Haziran 1937’de Atatürk, Atatürk Orman Çiftliğinin şartlı olarak halka emanetini Marmara Köşkü’nde imzalaşmıştı. Marmara Köşkü, küçük olmasına rağmen AOÇ arazilerinin en yüksek noktasında inşa edilmiş, tüm AOÇ alanlarına hâkim bir noktada inşa edilmiş durumda. Bu mekânda yapılan şartlı bağışla başka bir simgesellik ortaya çıkıyor ve AOÇ hâkimiyetinde olan bu mekânda, AOÇ’nin hâkimiyeti halka emanet ediliyor. Marmara Köşkü bu özelliği ile tanık mekândır aynı zamanda.  Bu yıkımın toplum açısından bir uyandırıcı rol işlevi görmesini umut ediyorum. Çünkü yapılarla birlikte başlayan yıkımlar, rejimin yıkılmasına gidişin mekânsal adımlarıdır. Mekân ve ideoloji bağlamı üzerinden uzun süredir AOÇ mücadelesinde bunu söylüyoruz. Bugün toplumda ciddi bir ruh ve akıl tutsaklığı yaşanmaktadır. Terör olaylarıyla birlikte bu süreç tırmandırılarak korku toplumu yaratılmak istenmektedir. Otoriter ve diktatöryel rejimler, korkuların büyütülmesiyle, ruh ve akıl tutsaklığıyla başlar. Marmara Köşkü’nün yıkılması bize bunu bir kez daha hatırlatıyor. Üzgünüz, öfkeliyiz. Yarın 19 Mayıs, işgal altındaki bir ülkenin kurtuluş mücadelesinin yüreğe, akla düştüğü, korkunun cesarete, esaretin özgürlüğe dönüştüğü gündür. Cumhuriyet değerlerine, Atatürk’e ve laikliğe sahip çıkmak için halkın anma ve bayram için Anıtkabir’e gideceği bir süreçte (bu eylem) terörle ve korkuyla durdurulmaya çalışıyor.”

 

“Geleceğimiz tehdit altında”

 

Candan, geleceğimizin ve bütün özgürlüklerimizin yok edilme tehdidiyle kaşı karşıya olduğunu belirterek, “Toplumun bunu çok iyi algılaması gerekiyor. 19 Mayıs ruhlarımızın ,akıllarımızın tutsaklıklarının kırılacağı ve özgürleşeceği bir gündür. Aksi takdirde çocuklarımızın geleceğinin tehdit altında olduğunun bilinmesi gerekir. Bugün gerçekten üzgününüm ve öfkeliyim. Bize emanet edilen Marmara Köşkü’nü yıktılar. Ama yarın herkesin bize emanet edilen özgürlükçü değerlere, Cumhuriyet’e ve laikliğe sahip çıkması büyük önem taşıyor. Yarın bize bırakılanlara sahip çıkmak için nerede olmamız gerekiyorsa orada olmalıyız” çağrısında bulundu.

 

“Tescilli kültürel miras yok edildi”

 

Candan, Marmara Köşkü’nün korunması için verdikleri mücadeleyi ise şöyle anlattı:

 

“Marmara köşkü 1928 yılında Ernest Egli’nin Atatürk’ün AOÇ arazisi içinde tasarladığı ilk yapılardan birisi ve Cumhuriyetin modernite projesinin ilk örnekleminden olan Marmara Köşkü’nün Ocak ayından itibaren riskli yapı olarak ilan edip yıkılıp sonra yeniden yapılması gündeme gelmişti. ODTÜ’den bir profesörden de bu konuda rapor aldıklarını kamuoyunun gündemine taşımıştık. Sonrasında bu sürece dair koruma kurulunun verdiği kararı yargıya taşıdık. Ayakta duran bir yapının yıkılıp yeniden yapılmasının 660 sayılı ilke kararına aykırı olduğunu söyledik. Çünkü bir kültürel miras olarak tescillenmiş bir yapı eğer risk taşıyorsa bakım ve onarımının yapılması gerekir. 660 sayılı ilke kararına göre bunun onarımının yapılması gerekiyor diye Koruma kurulu kararına dava açmıştık ve yürütmeyi durdurma kararı verilmişti. İtirazlarla birlikte ve şu anda yargı süreci devam ediyor. Hükümetin Cumhuriyetle hesaplaşması sürecinde tehdit altında olduğunu kamuoyuyla paylaşmıştık. Cumhuriyetin en simge mekânı olan AOÇ’de Atatürk’ün için tasarlanan modern bir çiftlik evinin varlığından rahatsızlık duyulduğunu ideoloji ve mekân kapsamında aslında bu mekânlar üzerinden yürütülen yok etme ve tahrip etme sürecinin Cumhuriyet rejimiyle bir hesaplaşma olduğunu da ifade etmiştik. Ne yazık ki şimdi Marmara Köşkü ortada yok. Akıllarımız ve vicdanlarımızın korkularımızla baş etmesini bilmesi gerekiyor.”»

 

*   *   *

Bu sayfayı noktalarken şunu söylemek isterim, yakın zamanlarda, “ders kitaplarında, ‘tarihimizi 1919 yılından başlatan bir tarih anlayışının yer aldığı’ iddiası” dolaştırılmıştı ya ortalıkta, Cumhuriyet’i ‘19 Mayıs’ üzerinden aşağılamak amacıyla ‘iddia’ etiketiyle ortaya atılmış olan bu zırva ve benzeri uyduruk şeyler de, simgesel yapıları yok etme girişimleri de Cumhıriyet olgusu gerçeğini silemez…

 

Ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin bu bülteni haber değil, içerdiği fotoğraflarla âdeta bir belgesel… Gelecek için kesilip saklanmalı, derim.

 

 

 

İnal Karagözoğlu

19 Mayıs 2016, Perşembe

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

________________________

* http://www.mimarlarodasiankara.org/index.php

 

Not: Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin 18 Mayıs 2016 tarihli haber bülteninden yaptığım bu alıntıda, anlam bütünlüğünü sağlamak amacıyla birkaç düzeltme, düzenleme yaptım. İK

 

 

© 2016 İK

 

 

Anahtar kelimeler: 19 Mayıs, “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Baytamı”, AOÇ, aşağılama, Atatürk Orman Çiftliği, belgesel, Cumhuriyet, ‘devlet gücü’, Marmara Köşkü, Mimarlar Odası, tahrip etme, TMMOB, uyduruk, yok etme, zırva

 

 

743 | Günlük | 190516

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.