Bana Bıkkınlık Geldi

Bu Ne Son Bulmaz Bir İşmiş…

 

 

Ben kendimi bildim bileli bir anayasa meselesidir gider; hep konuşulur durur. Bir vakitler de, ‘rejim meselesi’ diye bir şey vardı; konuşulur da konuşulurdu.

 

‘Mesele’, sorun demek; içinden çıkılması güç iş yani… Matematikteki ‘problem’ yerine eskiden ‘mesele’ denirmiş, gerisini siz hesap edin… “Sana bir mesele soracağım.” Babamın arkadaşlarından fırıncılık yapan bir muhterem vardı, bize her gelişte yaptığı işti; babamla giriştikleri sohbeti de, “Sana bir mesel anlatayım Tevfik Bey” diyerek başka bir konuya yönlendirirdi. Babam da “Anlat anlat Müslüman” diye onu şevke getirirdi. Ona böyle hitap etmesi, bu fırıncı bey amcanın soyadının ya da ailesinin lakabının ‘İslamoğlu’ oluşundandı.

 

Ne diyecektim, evet, günümüzün meselesi de anayasa.

 

‘Mesele’ dedin mi, neresinden baksan, ‘dert’li bir iş. Matematik kafası yoksa insanda, –matematik, müsb(p)et ilimlerin (doğruluğu deney sonuçlarına dayanan bilimlerin, pozitif bilimlerin) anası– çözebilmesi olanaksız bir şey… Habire konuşuluyor ama bir sonuca da ulaşılamıyor olması daha çok bundan değil mi zaten?

 

Sonu gelmez bir iş… İşte yine depreşti…

 

Rahmetli Demirtaş Ceyhun ne demişti? “Parlamenter düzene güya yüz küsur yıl önce geçmiş olmamıza karşın, siyasi parti yöneticilerimizin bile demokrasiyi salt siyasi par­ti, seçim ve meclis olarak değerlendirip örneğin sendikalaşmayla, dernekleşmeyle ilgili yasaklarla ilgilenmemelerine; rejim ve yönetim kav­ramlarının arasındaki farkı hiç önemsememelerine; seçimlerde ön­seçim yapılmasından pek hoşlanmamalarına; parti içi demokrasi konusunun tartışılmasına asla yanaşmamalarına, milletvekillerinin do­kunulmazlığına dokunulmasına kesinlikle izin vermemelerine ve sık sık ‘laisizm’ kavramının yeniden tanımlanması gerektiğini söyleyip, iktidarı ele geçirir geçirmez de hemen ‘anayasayı’ değiştirmeğe veya yeni bir ‘anayasa’ hazırlamağa kalkışmalarına bakılırsa, Tanzimat’tan bu yana bolca ithal ettiğimiz demokratikleşme ve çağdaşlaşma ile ilgili Batılı kavramların anlamlarını hâlâ yeterince kavradığımızı söy­leyebilmemiz galiba gerçekten olanaksızdır.”

 

Sözü uzatmayayım, bu konuda düşünmek isteyenlere rahmetli Ceyhun’un “Anayasa Yasa mıdır?” kitabını salık vermek isterim (Cumhuriyet Kitapları, 2009). Ve çerez kabilinden de ortaya, –yeniden ve yeniden bu konularda yeni bir şey söyleyebilmek için uğraşacak mecalim yok; hem bıkkınlık da geldi– vaktiyle bu sayfalarda yayımladığım şu eski yazımı koyabilirim: “Anayasa: Temel Kuruluş – Yeni Bir Anayasa İçin Düşünmeye İlk Adım » http://www.ilgilik.com/2011/05/03/anayasa-temel-kurulus-2.html/ ”.

 

 

İnal Karagözoğlu

13 Mayıs 2016, Cuma

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

© 2016 İK

 

 

Anahtar kelimeler: anayasa, Anayasa Yasa mıdır?, bıkkınlık, çağdaşlaçma, Demirtaş Ceyhun, demokratikleşme, matematik, mesele, mesel, parlamenter düzen, problem, sorun, temel kuruluş

 

741 | Günlük | Sorunlar (İ) | 130516

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.