Bu Laflar Yokken?…

‘Yeni Türkçe’nin Aklıma Zarar Veren Zenginliği

 

 

İletişimin ulaşılabilir hâle gelmesi, ucuzlaması, … ve asıl asıl amaçdışı gelişmesi dile de yön veriyor… Her şeyden önce, konuşma, yazma, yazım, sesletim, anlam vs. bakımından hızla değiştiriyor dili. Bu olgu, sanırım yalnızca Türkçe için değil, bütün diller nasibini alıyordur bu gidişten. Bizdeki, dilin sahipsizliğinden ötürü daha da acımasız olmalı…

 

Ve ‘yeni’ sıfatına yeni bir anlam yüklenmiş olduğundan, Türkçenin bugünkü biçimini bence ‘Yeni Türkçe’ diye adlandırma(m)k, en doğrusu olacak.

 

‘Yeni Türkçe’den birkaç örnek:

 

anladım

anladın mı

aynen öyle

aynen

bi (bir) dolu

böyle

bu şekilde

… derken?!…

diyorsun

diyorum

doğru mudur

doğru

doğrudur

görüşürüz

hayırdır!?

keyfini çıkar (carpe diem)

nasıl yani

o şekil yani

olmadığı kadar

öyle

öyle işte  

problem değil

saygı duyarım

sıkıntı yok

şöyle söyl(e)(ye)(y)im

tabi ki (tabii ki)

tabi ki de (tabii ki de)

tadını çıkar

teşekkür ettim

yani

 

‘Yeni Türkçe’den Önceleri?

 

‘Yeni Türkçe’den önce, bu laflar yokken yani, ne derdik onların yerine?

 

Şunlar olabilir mi:

 

anladım: evet; anlıyorum

anladın mı: anlatabildim mi; anlatabilyor muyum

aynen öyle: evet

aynen: evet

bi (bir) dolu: birçok; pek çok

böyle: diyeceklerim bu kadar; bu kadar

bu şekilde: diyeceklerim bu kadar; bunları diyebilirim

… derken?!…: ne demek istiyorsun(-uz)

diyorsun: demek, böyle düşünüyorsun(-uz)

diyorum: evet

doğru mudur?: dediğim gibi, değil mi  

doğru: evet

doğrudur: evet

görüşürüz: tekrar görüşmek dileğiyle (üzere), yine görüşelim

hayırdır!?: ne oldu

keyfini çıkar (carpe diem): üzülmeyi (meraklanmayı) bırak(-ın, -ınız) artık

nasıl yani: anlamadım, anlayamadım

o şekil yani: dediğim gibi

olmadığı kadar: pek çok, çok çok

öyle: dediğim (anlattığım, söylediğim) kadar; hepsi bu kadar; hepsi bu

öyle işte: işte dediğim (anlattığım, söylediğim) gibi

problem değil: bir sorun yaratmaz; bunu mesele yapmaya gerek yok

saygı duyarım: bu görüş(-e, , -üne, -ünüze) saygı duyuyorum

sıkıntı yok: bir sorun yaratmaz; bunu mesele yapmaya gerek yok; dert etmeye gerek yok

şöyle söyl(-e)(-ye)(-y)im: şöyle açıklayayım (açıklayabilirim)

tabi ki (tabii ki): elbette; tabii

tabi ki de (tabii ki de): elbette, elbette öyle; tabii

tadını çıkar: biraz eğlenmeye bak(-ın, -ınız), üzülmeyi (meraklanmayı) bırak(-ın, -ınız) artık

teşekkür ettim: teşekkür ederim, eksik olma(-yın, -ınız), sağ ol(-un, -unuz)

yani: evet

 

Ve küçük bir anı

 

Bir tarihte, 1980 yılları olacak, bir akşam, İstanbul’da Caddebostan’da –o zaman sahil yolu yok– Bağdat Caddesi’nin deniz tarafında bir lokantaya gitmiştik ailece; masamıza bakan garsona bir şey söylenmişti ya da bir şey istenmişti, adam da “problem değil” niyetine, “program değil” ya da “program yok” demişti. O vakitler “problem değil” sözü pek modaydı…

 

Sıkıntı Yok

 

Eveeet, işte böyle… Dile sahip çıkan devletli yok, zira ‘sıkıntı yok’. Ve dolayısıyla bu işin sonunun geleceği de yok; en iyisi, yazıyı burada kesmek.

 

 

İnal Karagözoğlu

20 Nisan 2016, Çarşamba

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

____________________

* Biyometri, kişilerin fiziksel ve davranışsal özelliklerinin ölçülmesi demek; ‘biyometrik’ de, “kişilerin kimliklerini, onların ölçülebilir fiziksel ve davranışsal özelliklerini tanıyarak saptamak için geliştirilen sistemlerce tanınabilir fotoğraf” demek oluyor.

 

© 2016 İK

 

 

 Anahtar kelimeler: ‘Yeni Türkçe’, sıkıntı yok, tadını çıkar, teşekkür ettim, yani  

 

736 | Ayrıksı | Dil Yazıları | Günlük | Sorunlar (D) | 200416

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.