“Fala İnanma, Falsız da Kalma”

Fallar Bize Neler Söyler?

 

 

Üstteki başlık, anonim bir söz; altındaki de, yanıtı, “Ne duymak istiyorsan, onu söyler” olan soru.

 

Önce, bir arkadaşımın anlattığı aynıyla vaki bir hikâyeyi anlatayım:

 

Annesi ufak tefek dikiş işlerini hep kendisi yaparmış; zaman, eski zaman, aslında her kadın çorap yamamayı, entarinin boyunu uzatmayı-kısaltmayı, bedenini genişletmeyi-daraltmayı, mantoydu-paltoydu ters yüz etmeyi, ilik açmayı çok iyi bilirdi –“zaman, eski zaman” dedim ya, biz çocuklar bile, benim ilkokul yıllarımda ‘aile bilgisi’ diye bir ders vardı, kız-erkek demeden teyel yapmaktan düğme dikmeye, sürfile yapmaktan çorap yamamaya kadar birçok şeyi öğrenirdik–, ama arkadaşın annesi öyle böyle değilmiş, dikiş işlerinde hısım akrabadan konu komşuya herkeslere yetişirmiş… Tabii, bunları yapmak için vakit harcamak lazım; bu vakit nereden gidiyor? Eve ayrılacak zamandan… Hâliyle evin işleri aksıyormuş. Günün birinde arkadaşın babası elinde bir levhayla gelmiş; o nedir, falan, bir de bakmışlar, “Bizim hanım terzi” yazıyor levhada; hem de iri iri harflerle… “N’olacak bu?” Adam demiş, “N’olacak? Pencereye asılacak!” Ve karısına dönmüş: “Maden elin işiyle uğraşmayı seviyorsun, bari eve katkın olsun, bir hizmetçi tutalım…”

 

Ben arkadaşı tanıdığımda pencerelerinde böyle bir levha yoktu; ‘müşteri’ eskiden ‘her zaman haklı’ olduğundan işi yürütememiş annesi…

 

Bunu niye anlattım?

 

Şundan: Bir tarihte, köyün birinde, müdürlüğünü yaptığım ilkokuldan bir ‘kız öğretmen’e talip olduğu her hâlinden belli olan birisi vardı, kız da gönüllü hani… 1960 yılları, köy hâli: televizyon yok, sinema desen en az yirmi kilometre ötede, ulaşım çok çok kısıtlı, e ne yapıyoruz, her akşam birimizin evinde toplanıyoruz, tombala, sessiz sinema gibi şeylerle vakit geçiriyoruz… Fal falan da bakılıyor… Derken o çocuk da katılmaya başladı bu misafirliklere… Çöpçatanlığa gerek yok, ancak, ‘durum’a uygun bir şey yapmak ‘lazım’… Benim burçlarla, fallarla falan işim olmadığı için –ayrıca, evli barklı, çocuk sahibi bir adamım; yani, “unumu elemiş, eleğimi de duvara asmışım”– hiç fincan kapatmıyorum; bu durum dikkatini çekmiş bir öğretmenin annesinin, “Sen hiç fal baktırmıyorsun be oğlum” dedi, ben de “Ben fal baktırmam, ama iyi fal bakarım” dedim. Eşim de tasdik etti… Bir anda o çocukla göz göze geldik. Anlaşılmıştı, bu akşam onun falına ben bakacaktım… Öyle de oldu. Tabii döktürdüm: “Şu kadar vakte kadar, anası, ablası geliyor…” ‘Hayırlı bir iş’, ‘biraz sıkılmış mı ne’, ‘ama sonu aydınlık’ gibi şeyler… Az bir zaman sonra da baktığım fal çıkmıştı (!). Ve tam da eşimin sayesinde değilse de falcı olup çıktım; bir tek, “Bizim adam falcı” lafını yazıp asmadığımız kaldı cama…

 

Diyeceğim şudur: Her bir çıkan fal baştan ayarlanmış durumlardır, ama yine de fala, burca inanmaya bakarız; insanız işte…

 

Ve sözü okunmaya değer bir yazıyla bağlayayım [*]:

 

«Forer Etkisi ve Falların Size Söyledikleri

 

Aşağıda sana ait bir kişilik analizi var. Tam anlamıyla seni tanımlamasa da fark ettiklerimi yazdım. Seni nereden mi tanıyorum? Bu konuya sonra girelim.

 

Başka insanların seni sevmesi veya saygı duyması hoşuna gidiyor ama buna rağmen kendi içinde kendini eleştirme eğilimindesin. Bazı zayıflıkların olsa da bunları telafi edebiliyorsun. Tamamını kullanmadığın ve zamanın olsa şu an yapabildiklerinden çok daha iyisini ve fazlasını yapabilecek bir potansiyelin var. Dışarıdan disiplinli ve kontrollü biri gibi görünüyorsun ama içinde ufak da olsa kaygı ve yer yer güvensizlik hissetme eğilimdesin. Bazen yaptığın bir şeyin veya verdiğin bir kararın doğru olup olmadığı konusunda ciddi şüpheler duyuyorsun, kararsızlıklar yaşıyorsun. Etrafında sınırlar ve kısıtlamalar olması asla hoşuna gitmez bu ruhuna aykırı. Düşüncelerinde bağımsız birisin ve başkalarının söylediklerinin doğruluğu için yeterli kanıt görmek senin için önemli. Bazen sosyal ve dışa dönükken; bazen de içe kapanık, endişeli ve suskunsun. Bazı isteklerin veya planların mevcut şartlarda fazla hayalci olsa da bunun farkındasın ve bunu bilerek özellikle geleceğe dair planların için mantıklı ve akıllıca hareket etmeye çalışıyorsun.

 

Yukarıdaki kişilik analizi tamamen ya da kısmen seni tarif ediyor mu? Büyük ihtimalle evet, çünkü bu analiz % 85’lik bir oranla geneli tarif ediyor. Eğer % 15’lik dilimde bulunan farklı bir insan değilsen tabi. Yukarıdaki kişilik analizi ifadeleri Bertram Forer’in 1948 yılında yaptığı bir deneyde kullandığı metinden.

 

Astroloji söylemlerinin arkasındaki düşünce ile aynı dönemde TV program yapımcısı, iş adamı Phineas Taylor Barnum’un sık kullandığı “Herkese uyan bir şeylerimiz var” sözü Bertram Forer’e bir şeyler çağrıştırdı. Forer’in yaptığı araştırmalar sonucunda, astrolojik analizlere insanların neden kandığını göstermeyi başardı: aslında tam anlamıyla uyan bir şey yoktu. Analizlerin içerisindeki argümanlar o kadar geniş ve kapsayıcı ve o kadar çok sayıda olasılığı içeriyordu ki, zaten buna inanmaya hazır bireylerin inanmaması mümkün değildi.

 

Forer yaptığı deneyde; deneye katılanlardan, kendilerine verilen kişilik analizini değerlendirmelerini ve ne kadar kendilerini tarif ettiğini sordu ve puanlamalarını istedi. Deneye katılanlar, hazırlanan kişilik analizinin gerçekten kendilerine özel hazırlandığını düşünüp sahte analizi % 85 oranında doğru buldu. Oysa yukarıdaki sahte kişilik analizi Forer’in yıldız fallarından derlediği cümlelerdi. Bu arada etrafınızda birileriyle bu kişilik analizini okuduğunuzda “sanırım ben % 15’lik farklı dilime giriyorum” dediyseniz de şaşırmayın onun da açıklaması bu yazıda olmasa da bilimsel olarak var.(Belki başka bir yazıda)

 

Forer Etkisi Nedir?

 

Herhangi birine uygulanabilecek veya genele hitap edecek biçimde tasarlanmış belirsiz ifadelere inanma eğilimine Forer etkisi denir. Psikologlar insanların astroloji, kahve falı, tarot falı gibi uydurma şeylere ilgi duymasını veya biyoritim, iridoloji, frenoloji gibi asılsız bilimlere ilgi duymalarını Forer etkisini de kapsayan öznel geçerlilik olarak adlandırdıkları fenomen ile açıklarlar. Öznel geçerlilik kısaca; bir ortamda söz konusu sizseniz, siz konuşuluyorsanız veya konuşulduğunuzu düşünüyorsanız  önerilere karşı zayıf olma durumunuzdur.

 

Belirsizlikte Kendini Arayan Zihin

 

Sizi ifade ettiği öne sürülen veya sizin konuşulduğunuzu düşündüğünüz belirsiz cümlelerde zihin size ait şeyler arar. Bazı sözlerin sizi işaret ettiğini düşünüyorsanız beyniniz belirsizlik içerisindeki bu işareti sizinle kişiselleştirir ve belirsizliği kısmen ya da tamamen ortadan kaldırır. Tartıştığınız birisinin sizinle ilgisi olmadan başka biriyle konuşurken veya bir şeyler anlatırken üstünüze alınıp olayı kişiselleştirirken veya “kesin bana laf çarpıyor” tarzı tepkileriniz oluşurken, öznel geçerlilik etkisini aklınıza getirip kendinizi frenlemeyi unutmayın.

 

Bakalım Günlük Burç Yorumunuz Nasıl (!)

 

Aşağıda aynı güne ait farklı iki burç yorumu var.

 

Gün içerisinde bir anda, ilerleyecek kadar çalışmadığınız hissine kapılabilir ve panik duygunuzun arttığını hissedebilirsiniz. Bu sizi motive eden bir etki olabilir fakat kendinizi şu anda yaptığınızdan fazla yormanıza gerek yok. Her şey yolunda ve bu şekilde devam edecek gibi görünüyor. Sadece tempoya ayak uydurun.

 

Şimdi aynı gün için aynı kaynaktan (horoscope.com) farklı bir burç için yazılanlara bakalım.

 

Günün sonunda kendinizi bitkin hissedebilirsiniz, fazla sıkmayın kendinizi. Yarın olmadan tekrar enerjinizi kazanabilirsiniz. Akşam eve gittiğinizde sevdiğiniz bir kitapla kendinizi rahatlatın.

 

Dikkatli bakıldığında fallar, insanların genel olarak tecrübe ettiği şeylerden (rutin, korku, sevinç, umut…) bahsederler. Aynı şeylerden bahsederken farklı üsluplar kullanırlar. Eğer, gezegenlerin size etki ettiğine, burçlara inanıyorsanız öznel geçerlilikten dolayı bu genel ifadeler sizin için artık özel bir ifadeye dönüşür ve bu genel belirsiz ifadeler içerisinde kendinize ait şeyler bulursunuz. Bütün bunlar yetmezmiş gibi insanın kendisiyle ilgili bir şey söz konusu olduğunda yanlışları göz ardı edip doğru olana odaklanma zaafını da eklersek durum daha da netleşiyor.

 

Fala baktıranlardan “eski sevgilimin baş harfini bildi” veya “geçmişte yaşadığım kazayı bildi” gibi söylemleri de duyarsınız. Falların mentalist ve nörolojik tarafları da var. Kısaca fallar ve mistisizm aslında çok detaylı bir konu ama genel hatlarıyla durumu böyle özetleyebiliriz.»

 

 

İnal Karagözoğlu

29 Mart 2016, Salı

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

____________________

[*] Ahmet Çığşar, 19 Nis. 2015 ( http://ahmetcigsar.com/davranissal/forer-etkisi-ve-fallarin-size-soyledikleri/ )

Not: Bu yazıyı, Facebook sayfama koymak için hazırlamış, 26 Mart 2016 tarihinde not olarak yayımlamıştım. Bkz. » https://www.facebook.com/notes/inal-karag%C3%B6zo%C4%9Flu/fala-inanma-fals%C4%B1z-da-kalma/10153449321366700

 

 

© 2016 İK

 

 

Anahtar kelimeler: aile bilgisi, aynıyla vaki, Bertram Forer, burç, dikiş, fal, fala inanmak, fal bakmak, falcı, fincan, inanmak, Forer etkisi, horoscope, kahve, korku, köy, mentalist, mistisizm, nörolojik, oroskop, öznel geçerlilik, sessiz sinema, sinema, sevinç, televizyon, terzi, tombala, umut, yama, yıldız falı

 

 

734 | Ayrıksı | Günlük | 310316

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.