Bir Makam Adının Düşündürdükleri

Doğrusu Hangisi?

 

 

Unutulacak gibi değil, bir tarihte çözmeye uğraştığım bir kare bulmacada soruluyordu: “Bir çeşit kahve.” Kahve konusunda aklıma gelen hiçbir kelime uymuyordu cevap yerine. Pek merak etmiştim nedir diye… Bir hafta bekleyip verilecek çözümlere bakmaktan başka çare yoktu; bekledim ve gördüm: ‘Neskafe’ymiş!… Hem ‘c’li de değil, ‘k’li… Güler misin yoksa başka bir şey mi?

 

Evet, bulmaca merakınız varsa, böyle abuk sabuk şeylerle karşılaşmışsınızdır. Ülkenin en önemli sınavlarını düzenleyen bir kurumca hazırlanan sorularda bile yanlışlıklar yapılabiliyorsa, bir gazete bulmacasında niye olmasın…

Ama bu iş TV’lerdeki bilgiye dayanan yarışmalarda başınıza gelirse, durumu kurtarmak hiç de kolay olmasa gerek. Diyelim, Türk müziğindeki bir makamın adının nasıl yazıldığı soruluyor, seçenekler de şunlar olsun:

 

a) sultan-ı yegâh

b) sultan-i yegâh

c) sultanî yegâh

ç) sultaniyegâh

 

Doğru yanıt, bunlardan hangisi? (Daha pek çok seçenek sıralanabilir, ama konu o değil.)

 

Siz “a” dediniz ve bu yanıtın yanlış olduğu, doğrusunun da “ç” olduğu belirtildi. Doğru yanıtın o olduğunun kanıtlanmasını isterseniz ne olacak?

 

Yanıt, büyük olasılıkla koca bir soru işareti… Ben, uzun süredir aklımı kurcalayan bu sorunun yanıtını öğrenemedim. Yarışmayı düzenleyenler açmışlardır güvendikleri bir sözlüğü önlerine, karşılarına ilk çıkanı ‘doğru’ bellemişlerdir. Birkaç yere bakmış olsaydılar, birden çok yazılış görmüş olacaklardı ve bu soruyu sormaktan vazgeçeceklerdi; bu soruyu soruyor olmaları, karşılarına ilk çıkan yazılışı ‘doğru’ sandıklarının kanıtı değil mi?

 

*

Durup dururken neden bu konuyu ele aldım?

 

Hayır, durup dururken değil… Geçen ay aramızdan ayrılanlar arasında müzisyen Ergüder Yoldaş da var (25 Ocak 2016); ve, besteciliğiyle tanınan ve pek çok kimsenin aklında –hiç olmazsa– Attilâ İlhan’ın Sultan-ı Yegah şiirine yaptığı aynı adlı şarkısıyla yeri olan Yoldaş’ın ölümü, bir kere daha şu yukarıdaki soruyu getirmişti aklıma. Şundan ötürü: Her ne kadar şarkının adı ‘Sultan-ı Yegah’ ise de, müzikal yapısı, Türk müziğindeki sultanî yegâh makamının yanından bile geçmez; ancak, insan da, hele de Türk müziğine az buçuk ilgisi varsa, bu addaki bir müzik eserinde sultan-ı yegâhın tadını arar. Bendeki durum böyle… Ve ben, ‘Sultan-ı Yegah’ şarkısında, kürdi(î) tatlar, kürdi(î)lihicazkâr tatlar ile muhayyerkürdi(î)yi andıran bir hüseyni(î)yle sonlanış (karar) buluyorum; sultanî yegâhın (sultaniyegâhın) o muhteşem oturuşunu değil… Ama sonuç olarak, bestecisinin duygularını yansıtan hoş melodiler… Değişik, özgün bir deneme; ama bilinen sultanî yegâhtan (sultani yegâhtan [sultaniyegâhtan]) bir eser değil!

 

Ergüder Yoldaş’ı kaybedişimizin haberlerinde şu ya da bu şekilde hep bu şarkının adı geçti; başlıklarda, haber metinlerinde… Buraya kadar dediklerimi Ergüder Yoldaş’ın ardından yazıya döküp yayımlamaya gönlüm elvermemişti.

 

Ancak… Ancak, Gülse Birsel’in yazısını görünce («Yeni ‘Sultan-iiii yegâh’ dönemi mi?!», Hürriyet gzt., 27 Oca. 2016 Ç[*]) bunları yazmaya karar verdim. Beni bu yazıya oturtan hangi satırları oldu Birsel’in?

 

Şunlar oldu:

 

«Ergüder Yoldaş’ı kaybetmişiz.

 

O, 70’lerin çok sevilen Sultan-ı Yegâh şarkısının da bestecisiydi.

 

Nur Yoldaş’ın seslendirdiği Sultan-ı Yegâh şarkısı, en popüler döneminde TRT tarafından yasaklandı. Gerekçe, şarkının “Sultan-ı” değil “Sultan-i” olarak söylenmesi gerekliliğiydi. Oysa herkes Yoldaş çiftinin siyasi görüşlerinden dolayı bu yasağın getirildiğini hissediyordu.

 

Nur Yoldaş şarkıyı bir kez daha seslendirdi. Bu defa i’nin üzerine basa basa “Sultaan-iii Yeegâhııı” diye söyleyerek. Şarkı mecburen tekrar yayımlanmaya başlandı.»

 

(Bir parantez: Gülse Hanım şarkının adını ‘Sultan-ı Yegâh’ diye yazmış; eserin LP’inde de böyle yazıyor, ancak, içinde yer aldığı CD’nin adı ‘Sultan-ı Yegah’, şarkının adı da Sultan-ı Yegah’, ama makamı ‘Sultanı Yegah’… Tabii, Batı tarzında eserler veren bir müzisyenin Türk makamsal müziğine yönelmiş olması da ayrıca incelenmeye değer bir konu. Beni çok çok aşar… Şu yazdıklarım ise, müzikbilimcilerimizin belki belki ilgisini çeker, o kadar…)

 

Konumuz neydi? Belli biçimde söylenen şu sözün yazılışı nedir?

 

Bu soruyu yanıtlamadan önce şuna bakalım: Bu makam adı hangi kelimelerden oluşuyor?

 

‘Sultan’ ile yegâh’tan…

 

‘Sultan’ın ne olduğu malum: padişah; padişahların annelerine, eşlerine, çocuklarına verilen unvan. Ayrıca, bazı alanlarda en üst düzeyde olan kimseler için de kullanıldığı oluyor bu sözün. Söz konusu söz grubundaki ilk kelime ‘sultani(î)’ ise bir sıfat ve ‘sultanlara yaraşan (yaraşır)’ ve ‘sultanlarla ilgili, sultanlara ilişkin’ demek. Yani, birer tamlama olan ‘sultan-ı yegâh’, ‘sultan-i yegâh’ ya da bunların Arapça, Farsça tamlamaların yazılışlarında kullandığımız tamlama çizgisi görevi yapan kısa çizgiden (‘-’den [tire’den]) kurtarılmış yazılışlarıyla ‘sultanıyegâh’ ya da ‘sultaniyegâh’ da olamaz. ‘Yegâh’ a gelince: yegâh, Türk makamsal müziğinde Batı’nın ‘re’ notasının karşılığı; portenin hemen altındaki re’nin… Ayrıca, karar perdesi (sonlanma notası) yegâh olan bir makam da var Türk müziğinde. Sonuç olarak, yegâh perdesinde (re notasında) karar kılan (sonlanan) bu makamın adı, bana göre, ‘sultanî yegâh’ diye yazılır. ‘İ’deki düzeltme işaretini kaldırırsak, ‘sultani yegâh’ ya da ‘sultaniyegâh’ diye yazabiliriz; ancak, ‘i’ harfinin, bizdeki ‘-sel’/’-sal’ eklerinin görevini yaptığına ve uzun sesletileceğine (i:) dikkat çekilmeli. Tabii, ‘sultan’ın ‘a’sının da uzun okunacağına (a:)… Bu makamı, Türk müziğinin büyük bestecilerinden Dede Efendi’nin (Hamamizade İsmail Dede, 1778 – 1845 [6 ?]) tertip ettiğini (düzenlediğini) de not edeyim. Dede Efendi, bu yeni makamını, ‘sultanî yegâh (sultan[lar]a yaraşır)’ adıyla Sultan II. Mahmud’a sunmuş.

 

Evet, Batı tarzında eserler veren bir müzisyenin Türk makamsal müziğine yönelmiş olması da ayrıca incelenmeye değer bir konu. Bu uzmanlık isteyen konu beni çok çok aşar… Ancak, Sultan-ı Yegah’ şarkısı konusundaki düşüncelerimi yazmadan da edemezdim; belki ilgi duyacaklar olabilir, belki belki görüşlerini bildirenler de …

 

 

İnal Karagözoğlu

4 Şubat 2016

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

__________________

[*] http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/gulse-birsel_488/yeni-sultan-iiii-yeg-h-donemi-mi_40045635

 

Not: Eseri dinlemek için: » https://www.youtube.com/watch?v=c93ApxeI28A

  

 

 

© 2016 İK

 

 

Anahtar kelimeler:  ‘a:’, bulmaca, Ergüder Yoldaş, Gülse Birsel, hüseyni, ‘i:’, kürdi, kürdilihicazkâr, makam, makamsal müzik, makamsal Türk müziği, muhayyerkürdî, müzik, müzikbilimci, sultan-ı, sultan-i, Sultan-ı Yegah, Sultanı Yegah, Sultan-ı Yegâh, sultan-i yegâh, sultani yegâh, sultaniyegâh, sultanî yegâh, Türk makamsal müziği, yarışma, yegâh

 

729 | Günlük | Müzik | 040216

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.