Yeni Bir Sisli Durum!…

Ve İki Şairden Hisse Çıkarmak

 

 

Tevfik Fikret:

 

“Sarmış yine âfâkını bir dûd-i muannid,

Bir zulmet-i beyzâ ki peyâpey mütezâyid.

Tazyîkının altında silinmiş gibi eşbâh,

Bir tozlu kesâfetten ibâret bütün elvâh;

Bir tozlu ve heybetli kesâfet ki nazarlar

Dikkatle nüfûz eyliyemez gayrine, korkar!”¹

  

 Tevfik Fikret (1867 – 1915 [Fotoğ. Ankara Özel Tevfik Fikret Okulları alanından.])

 

Tevfik Fikret, İkinci Meşrutiyet’in arifesinde, içinde yaşadığı dönemi ‘Sis’ şiiriyle yerden yere vuruyor.

 

O nasıl bir dönemdi?

 

Bir yandan baskıcı bir yönetim, öbür yandan dinci baskılar…

 

Kapitülasyonlar…

 

Ve dış baskılar karşısında sinmiş bir devlet aygıtı… Osmanlı, dış borçlarını ödemek şöyle dursun, memuruna aylığını bile veremez durumda…

 

Bitmedi: Düyun-u Umumiye İdaresi de var…

 

Şair, ülkenin içine düştüğü bu durumu, ‘payitaht’la, ‘köhne Bizans’la özdeşleştirmiş:

 

“Dört bir yanını yine inatçı dumanlar sarmış; bu öyle bir bembeyaz karanlık ki, gitgide çoğalıyor. Ve onun baskısı altında  her şey silinmiş, bütün görüntü tozlu bir bulanıklıktan başka bir şey değil; bu, öylesine tozlu, öylesine korku veren bir bulanıklık ki, bakışlar, onun içine iyice işleyip de başka şeyler görmekten korkuyor!…”²

 

*

Tevfik Fikret’in ‘Sis’i, günümüze ne de uygun düşüyor!… Ve beynimde nice çağrışımlara, düşüncelere kapı açıyor…

 

Ne zamandır içimi sarmış bulunan bu yeni ‘apak karanlık’ta neler var?

 

Başta, Cumhuriyet’in kazanımlarına sırt çevirmeler, Cumhuriyet’le hesaplaşma çabaları geliyor. Buna bağlı olarak ‘yeni bir Anayasa’ hevesleri…  Terör, ırksal söylemler, saflaşmalar, ötekileştirmeler, borazanlıklar, Kıbrıs/Ortadoğu/Suriye durumları, ‘Ermeni soykırımı’ savı, dış politikada sıkıntılar, işsizlik, üretimde dışa bağımlılık, kayıtdışı ekonomi, vergi kaçağı, tarımsal çöküşler, dış borç, iç borç, yabancılara karşılıklılık ilkesine pek uymayan taşınmaz satışları, eğitime/sağlığa/bilimsel araştırmalara ayrılan payın cüceliği, Yükseköğretim Kurulu, muhalefet manzaraları, solun durumu… Üstüne üstlük, ‘Büyük Ortadoğu Projesi’, ‘Yeni Dünya Düzeni’, ‘Yeni Emperyalist Paylaşım’ vb. adlar verilen ve ileride daha niceleri peydah olacak olan olgular zinciri… Şimdilik görebildiklerim, duyumsayabildiklerim bunlar… Günden güne artmaktalar. Özetle, yeniden ve yeniden üreyerek dallanıp budaklanan bir sisli yumak…

 

*

Peki Mehmet Âkif ne demiş?

 

“Kıssadan Hisse

 

Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

‘Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

 

 Mehmet Âkif (Ersoy, 1873 – 1936 [Fotoğ. Almus Gov Tr alanından.])

 

* 

Başka söze ne hacet?

 

 

İnal Karagözoğlu

8 Kasım 2015

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

_________________

¹ Türk abecesine geçişin ilk yıllarındaki yazıma uyulmuştur.

² Sis’in bu ilk dizelerinden işte bu anlamı çıkarıyorum.

 

Birkaç kelime:

hisse: Pay, (burada:) bir olaydan çıkarılan ders.

hisse kapmak: Bir olaydan yararlı bir öğüt çıkarmak.

kıssa: Ders çıkarılması gereken anlatı (kısa hikâye), olay.

kıssadan hisse: Anlatılan bir hikâyeden, olaydan alınacak ders.

tekerrür: Yinelenme, tekrarlanma.

tekerrür etmek: Yinelenmek, tekrar etmek.

tarif: Tanım; bir işin nasıl yapıldığını, yapılış yöntemini anlatma, açıklama, belirtme; bir şeyin, gidilecek bir yerin (adresin) bulunduğu yeri, çevresiyle olan ilgisini belirterek açıklama.

tarif etmek: Tarif işini yapmak.

ibret: (Burada:) Olumsuz, kötü bir olaydan alınması gereken ders, çıkarılacak uyarıcı sonuç; kötü, çirkin, acayip.

 

© 2015 İK

 

 

Anahtar kelimeler: anayasa, Bizans, Büyük Ortadoğu Projesi’, emperyalist, ‘köhne Bizans’, Mehmet Âkif, hisse, ibret, kıssa, paylaşım, payitaht, sis, Tevfik Fikret, yağma, ‘yeni’, ‘Yeni Dünya Düzeni’, ‘Yeni Emperyalist Paylaşım’  

724 | Günlük, Her Açıdan | 081115

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.