Cahillik Üzerine…

Ferit Edgü’den Özlü Sözler

 

 

“Cahillik, başa belâ, demiş eskiler.

Bugün tam tersi: Cahillik baş tacı.

Yalnız politikada değil, edebiyat, sanat hattâ akademik yaşamda en çok aranan nitelik (üstün nitelik) cahillik.

Cahil olmayana tüm yollar kapalı.

Bu bir fantezi değil, bir gerçek.”

 

Bu satırlar, Ferit Edgü’nün kitabı Cahil’in tanıtmalığı (Sel Yayıncılık, Mayıs 2015). Cahil, deneme türünde bir aforizmalar kitabı; tam 193 aforizma içeriyor. Türkçesiyle, bir özdeyişler (vecizeler), özlü sözler kitabı… Pek derinlerde kalmış bir karşılığı daha var: eskiler, aforizmaya ‘kelamıkibar’ (kelam-ı kibar) derlermiş; ‘kibar söz’ yani. Neredeyse ‘tarih’ olmuş bir sıfat; benim pek hoşuma gitti… ‘Kibar’ı anlatmaya bilmem, gerek var mı?

 

Cahil’den birkaç özlü söz de vereyim:

  

Bir cahil bir cahile, “Gel beraber yiyelim” demiş.

Cahil açısından, cehaletin erdemleri tartışılmaz.

Cahil çabuk yükselir.

Cahil horoz gece gündüz öter.

Cahil hukuk tanımaz.

Cahil için cahil olmayan herkes ‘öteki’dir.

Cahil zenginliği parayla ölçer.

Cahil, anlamadığı bir kitabı yakar; baleyi yasaklar; resmi, heykeli yok eder.

Cahil, bağırarak konuşur. (Bilge kişi susarak.)

Cahil, balığa çıksa yanındaki cahili yakalar.

Cahil, çok konuşur. (Hem de bağırarak.)

Cahil, düşerken yalakasını da sürükler.

Cahil, elinde büyüteç, kendisine devaynasında bakar.

Cahil, gülmez: ayıptır.

Cahil, karanlığı sever.

Cahil, kendini sultan sanır.

Cahil, kendisi için kurban keser.

Cahil, kitabı o kadar sever ki okumaya kıyamaz.

Cahil, kuşku duymaz. (Hele kendinden, hiç.)

Cahil, manzume okumayı çok sever.

Cahil, Tanrısına yakarırken asla, “Beni bu cahillikten kurtar” demez.

Cahil, yalancıları sever, yalancılar da cahili.

Cahil, yemin eder, başı ağrımaz.

Cahil, yıkmayı sever.

Cahil, yükseldikçe alçalır.

Cahilde eksik olan akıl değildir (o kurnazdır). (Eksik olan ahlaktır.)

Cahilden daha cahili bir başka cahildir ki tüm cahiller ona tapar.

Cahilin bilmediği bir şey yoktur: Ekonomi, sosyoloji, tarih, coğrafya, fizik, kimya, matematik, Arapça, Farsça, Latince vb., vb. (Bilmediği tek şey bunları bilmediğidir.)

Cahilin en büyük silahı iftira atmaktır.

Cahilin kafası boş, kasası doludur.

Cahilin kafası çerçöple doludur. (O, bunları bilgi sanır.)

Cahilin köpeği olsa bile, gene de kendisi havlar.

Cahilin sarayında cüceler çalışır.

Cahilin sesi çok çıkar.

Cahilin yalancılarla işbirliğinden iktidar doğar.

Cahilin, kadını erkeği yoktur; ancak erkek cahil sayısı, kadın cahilden daha fazladır.

Cahille cahilce konuşmuyorsan anlaşamazsın.

Cahillerin ayıbı olmaz.

Cahillerin menkıbeleri yanında ariflerin menkıbeleri hiç kalır.

Cahilliğin yayılması politikacının işine gelir.

Cehalet, cahilin fıtratında vardır.

Cehaletin sınırları sonsuzdur. (Bilgeliğinki sınırlı.)

Düşünen adam heykeline bakan cahil, onu sıçıyor sanmış.

Gözü kara cahiller vardır. Gözü açık cahiller vardır. Ama gözü tok cahil yoktur.

Güldürü, cahili kızdırır.

İki cahil aynı dilden konuşmaz.

İktidardaki cahil, muhalefetteki cahilden daha tehlikelidir.

Kendini şah sanan cahil çok geçmeden mat olur.

Sırtını iktidara dayamış cahil gibisi yoktur.

Tanrı insanı yarattı. Cahil sonra oldu.

Yöneticisi cahil olan ülkede ışığı gençler yakar.

Yüzme bilmeyen cahil derin sulara dalar.

Zengin cahil, fakir cahilden daha cahildir.

 

*

Şunu ve benzerlerini de duymuşumdur: “Bu kadar cehalet tedrisle mümkündür.” Tabii, bir de ‘eçhel-i cühela’lar var; onları da ben eklemiş olayım…

 

 

İnal Karagözoğlu

20 Temmuz 2015

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

© 2015 İK

 

 

Anahtar sözcükler: aforizma, cahil, cehalet, cühela, echel, Ferit Edgü, kelam, kelamıkibar, kibar, özdeyiş, özlü söz, vecize

 

 

717  |  Günlük  |  Her Açıdan  |  Yazınımızdan  |  200715

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.