19 Mayıs…

İki Doğum Günü

 

 

Bugün 19 Mayıs; bugün, laik cumhuriyetimizin doğum günü… Ve bu cumhuriyeti kuran ulusal istencin hareket kaynağı, merkezi Mustafa Kemal’in de doğum günü… Bugün, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Bugün, Kurtuluş Savaşımızın başladığı 19 Mayıs 1919 gününün yıldönümü… 19 Mayıs’ın Cumhuriyetimizin doğum günü olması bundan. Cumhuriyetimize dair ne varsa onlarla şöyle ya da böyle ‘oynama’yı iş edinenlerin hedeflerinde bu bayramın da olması da bundan ya aslında…

 

İlk olarak “Gençlik ve Spor Bayramı” adıyla 1939 yılında kutlanan bu bayrama 12 Eylülcüler el atmasalar olmazdı; ‘ne kadar Atatürkçü’ olduklarını göstermek için adını “19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı”ndan “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı”na çevirdiler. Bu daha iyi günlerdi… Anlamına ve içeriğine uygun olarak yurdun her yerinde hep stadyumlarda kutlanagelmiş olan güzelim bayram, 2012 yılında, havanın soğuk olacağı gerekçesiyle Mili Eğitim Bakanlığı’nca Ankara dışındaki illerde stadyumlardan uzaklaştırıldı. 19 Mayıs’ı ‘baldır-bacak bayramı’ diye aşağılayanlardan, akıllarını, kızlarımızın bu bayrama özel giysileriyle bozanlardan, … söz etmeye hiç gerek duymuyorum; insanın aklı bir kere bozulmaya görsün, fikri nerelere nerelere çalışır, herkesin malumu, nesini anlatacağım… 

*   *   *

Sayfamın bundan sonrasını iki yetkin kaleme bırakmak istiyorum:

 

Sevgi Özel (Dil Derneği Başkanı, Dernek Yönetim Kurulu adına):

 

«19 MAYIS, MUSTAFA KEMAL’İN DOĞUM GÜNÜDÜR!

 

19 MAYIS, LAİK CUMHURİYETİMİZİN DOĞUM GÜNÜDÜR!¹

 

Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında, yurdun durumu içler acısıydı. 96 yıl sonra yurdumuz, yurttaşlarımız için yine kaygılıyız. Yokluğu, yoksulluğu yok sayarak kazanılan Kurtuluş Savaşının ardından kurulan laik cumhuriyetimiz, 96 yıl sonra Osmanlılık düşü kuranlarca laik eğitimden, bilimden, sanattan uzaklaştırılmaktadır. Bu 19 Mayıs özgür, bağımsız ve laik Türkiye için büyük yürüyüşün başlayacağı gün olacaktır! Mustafa Kemal Atatürk, dün olduğu gibi bugün de önderimizdir; sonsuza dek öyle kalacaktır!

 

Laik cumhuriyetimizin özgürlük ve bağımsızlık savaşımı, Türkçenin de özgürleşme savaşımıdır. Bu savaşım Kuvayımilliye ruhuyla kazanılmış; ulusumuz Türk Devrimiyle aydınlanma çağını yakalamıştır. Yurttaşlar, inanç ve köken farkı gözetilmeksizin ussal, bilimsel ve sanatsal olanı temel alan laik eğitim ve hukukun üstünlüğüyle eşit haklara kavuşmuştur. Ne yazık ki bugün aynı ülkede yaşayan ama ortak çıkarlar için ortak akıl üretemeyen yurttaşlar, karanlık bir tünele itilmiş durumdadır. Laik cumhuriyetin bütün olanaklarını kullanarak iktidar olanlar, Atatürk’le hesaplaşıyor; Türk Devrimini yok etmeye çalışıyorlar. Bu 19 Mayısta bir kez daha uyarıyoruz:

 

Yurttaşlık bilincimizi hiç kimseye, hiçbir egemene çiğnetmeyeceğiz! İnanç bireyseldir; ama ulusal olan her şey, her değer ortaktır. Ulusal sınırlar içinde özgürce yaşamak, ülke zenginliklerinden hakça pay almak, eğitim, sağlık ve adalet kurumlarında eşit olmak için fırsatları ortak dille ortak akıl üreteceğiz! Mustafa Kemal’le ve Türk Devrimiyle hesaplaşmanın hız kazandığı; eğitim birliği ilkesinin yok edildiği; eğitimin dinselleştirildiği; usun, bilimin ve sanatın baskı altına alındığı; bilim ve sanat insanlarının aşağılandığı; düşünce özgürlüğünün kısıtlandığı; üniversite ve yargının siyasallaştığı; devrimci ruh taşıyan ulusalcıların suçlandığı bir dönemde, her şeye karşın 19 Mayısları sonsuza dek kutlayacağız!

 

Hiç kimse laik Türkiye için çalışmak ve savaşım vermekten bizleri alıkoyamaz! Hiç kimse Atatürk’le ve devrimlerle hesaplaşarak laik Türkiye Cumhuriyeti’ni 96 yıl öncesine taşıyamaz! Hiç kimse TC’yi silemez! Hiç kimse laik cumhuriyetin yurttaşlarını, inancı kullanan iktidarların “kulu” yapamaz! Bu duygularla bütün gençlerin ve devrimci ruhla genç kalmayı başaran yurttaşların 19 Mayıs bayramını kutluyoruz!»

 

*

Soner Yalçın (gazeteci, yazar):

 

«Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım evliliğinin trajik hikâyesi²

 

Mustafa Kemal’in hayatını doğduğu günden itibaren biliyoruz.

 

(… … …)

 

Hangi tarihte doğdu?

Doğum tarihi, gün, ay ve yıl olarak tam bilinmemektedir. Osmanlı bürokratik yapısında bebeklerin doğum tarihleri sistematik olarak resmi kayıtlara geçirilmiyordu. Bu nedenle Mustafa Kemal’in doğumuyla ilgili olarak hiçbir resmi belge yoktu.

Müslüman aileler doğumları Kuran-ı Kerim ya da bir başka değerli kitapların arkasına not ediyorlardı. Atatürk’ün de doğumu evdeki iki Kuran-ı Kerim’den birinin arkasına yazılmış, ancak bu kutsal kitap başkasına verildiği için kaybolmuştu.

Zübeyde Hanım, yaşamının son yıllarında verdiği bir röportajda oğlunu Selanik’te ‘dondurucu kırklar’ olarak anılan ve kışın en soğuk kırk gününü ifade eden dönemde doğurduğunu söyledi.

Atatürk çıkardığı ilk resmi kimlik kartında doğum tarihi olarak Rumi takvime göre, 1296 yazılıydı. Bu 13 Mart 1880 ile 12 Mart 1881 arasına karşılık geliyordu.

Atatürk muhtemelen 1880 ya da 1881 kışında doğdu.

Doğum günü olarak ‘19 Mayıs 1881’ tarihinin belirlenmesi nereden çıktı?

Bir gün Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Rıza Soyak Atatürk’e bir evrak getirdi. Belge, İngiltere’nin Ankara Büyükelçiliği’nden geliyordu. Bir ansiklopedide yer alacak biyografisi için Cumhurbaşkanı Atatürk’ün tam doğum tarihinin bildirilmesi rica ediliyordu.

Atatürk düşündü fakat doğum gününü tam olarak bilmiyordu. Aklında mayıs ayı kalmıştı.

Özel Kalem Müdürü Soyak’a döndü, “Bu bir 19 Mayıs günü neden olmasın” dedi. Yani, ulusal kurtuluş savaşının miladı olan tarih.

İlginçtir, Atatürk’ün doğum tarihinin yazıldığı resmi evrak İngiliz Büyükelçiliği’ne 10 Kasım 1936 tarihinde gönderildi. Yani Atatürk’ün ölümünden tam iki yıl önce: “Reisi Cumhur Atatürk 19 Mayıs 1881 tarihinde doğmuştur.”

Bu tarihten önce Atatürk’ün doğum tarihi konusunda bir kesinlik yoktu. Örneğin, Çankaya Köşkü yaverlik dairesi Atatürk’ün doğum tarihi hakkında sorulan bir soruyu 1880 olarak yanıtlamıştı. Halkevlerinin çalışmalarında da bu tarih kabul görmüştü.

Bazı kaynaklara göre ise doğum tarihi 13 Mart 1881 idi. Bu karışıklığı Atatürk ölümünden iki yıl önce kendisi düzeltti.

Pembe Ev’de mi doğdu?

Burada da çelişkili bilgiler var. Genel kabul gören görüşe göre bu evde doğdu. Ancak kız kardeşi Makbule’ye göre, ağabeyi Pembe Ev’de değil; babası Ali Rıza Efendi’nin ailesinin oturduğu Yenikapı’daki evde doğdu.

Bu biraz daha akla yakın geliyor. Zübeyde Hanım rahat doğum yapması ve bebeğin bakımı için geçici olarak Ali Rıza Efendi’nin ailesinin yanına taşınmış olabilir.

Ancak Atatürk, annesinden dinlediklerine dayanarak kendisinin Pembe Ev’de doğduğu kanısına varmıştı.

Pembe Ev’in sahibi kim?

Pembe Ev’i kimin aldığı da muammaydı. Ali Rıza Efendi’nin aldığı şeklinde bilgiler olsa da bu pek doğru değildir.

Pembe Ev 1870 yılında Rodoslu bir müderris tarafından yaptırıldı. Sonra mülkiyeti iki kez el değiştirdikten sonra Ali Rıza Efendi’ye kiralandı.

Ali Rıza Efendi vefat edince Zübeyde Hanım geçim sıkıntısına düştü. Üç çocuğu Mustafa, Makbule ve Naciye’yi alıp üvey dayısı Hüseyin Ağa’nın çalıştığı Kâtipzadeler’in çiftliğine taşındı. Burada beş ay kaldılar.

Zübeyde Hanım, Selanik Gümrükler Başmüdürü Ragıp Efendi’yle ikinci evliliğini yapınca tekrar Pembe Ev’e taşındılar. Herhalde Zübeyde Hanım bu evi çok sevmişti.

Selanik Belediyesi 1933 yılında aldığı kararla evi Atatürk’e hediye etti.

1953 yılında Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın emriyle Pembe Ev müze haline getirildi.

Sonuçta:

Osmanlı döneminde doğmuş her halk çocuğu gibi Atatürk’ün biyografisinde de belirsizlikler vardır. Bu bilinemezlikler, yaşamı boyunca bütün gücünü ve emeğini Türkiye için harcayan Atatürk’ü tanımamız için belirleyici/ tayin edici faktörler midir? Hayır.

Not:

Yeri geldi, bu notu eklemeliyim:

Bugünlerde bazı siyasetçiler Cumhuriyet ideolojisini eleştirmek için sürekli küfür gibi ‘seçkinci/elitist zümre’ lafını kullanıyorlar. İsim vermeseler de sözleri hep Atatürk’ü hedef alıyor.

Oysa:

Atatürk’ün birlikte yola çıkıp sonra ayrıldığı ve Atatürk’e ‘seçkin’ yakıştırması yapanların pek sevdiği Rauf Orbay’lar, Kâzım Karabekir’ler saltanatçı seçkinlerdi.

Atatürk halk çocuğuydu. Bu nedenle CHP’nin altı okundan biri halkçılıktı. Ne günlere kaldık:

Toprak reformuna karşı çıktığı için CHP’den kopan toprak ağası Adnan Menderes halk çocuğu oluyor; yoksul ailenin çocuğu Atatürk ise seçkinci öyle mi?

Kimin hangi sınıf için çalıştığı ortada iken, tarih bu kadar tersyüz edilebilir mi?»

 

*   *   *

19 Mayıslar kutlu olsun!…

 

 

İnal Karagözoğlu

19 Mayıs 2015

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

 

__________________

¹ http://www.dildernegi.org.tr/TR,637/19-mayis-laik-cumhuriyetimizin-dogum-gunu.html

² 18 Mayıs 2008 ta. Hürriyet gzt. ( http://www.hurriyet.com.tr/index/ArsivNews.aspx?id=8967745 )

 

 

© 2015 İK

 

 

Anahtar sözcükler: 19 Mayıs, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, 19 Mayıs 1919, Atatürk, "Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı", Cumhuriyet, Gençlik ve Spor Bayramı, laik, Kurtuluş Savaşı, Mustafa Kemal, Osmanlılık, Samsun

 

 

714 | Belirli Gün ve Haftalar | Günlük | 190515

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.